KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi T
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/728
- Karar no
- 2024/588
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - [16699-96583-98760] UETS
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 11/12/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 10/10/2024
Karar Metni
1.237 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, tarafların 01/02/2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, 23/09/2008 tarihli protokol ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, protokolde müvekkilinin davalıya satmış olduğu tüm cihazların iade edilmesine karşılık 394.000 TL tutarlı bononun 15/10/2008 tarihine kadar çeklerle değiştirilmesinin kararlaştırıldığını, verilen senetlerin çeklerle değiştirildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının cihazları teslim etmediğini ve ayrıca 194.000 TL tutarlı çekin teslim alınmadığı ileri sürülerek açılan alacak davasının .... .... ....
Esas sayılı dosyasında reddedildiğini, söz konusu dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari kayıtlarına göre davalıdan 599.547,22 TL alacağı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre ise müvekkilinin 405.547,22 TL alacaklı göründüğünü, aradaki farkın ise mahkeme kararı ile tespit edilen 194.000 TL'lik ödemeden kaynaklandığını, 2009 yılı itibariyle de 592.000,22 TL alacak olduğunu, bu tutardan 56.376,00 TL teslim yapılmayan malzemenin düşümü sonucunda bakiye 536.499,85 TL alacak için başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu,
cihazların teslimine yönelik ihtarnamenin ödeme emrinin tebliğinden sonra yapıldığını ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından protokolde belirtilen test bedelleri tutarı olan 56.376,00 TL ile 194.000 TL tutarındaki çek bedelinin tahsili amacıyla .... .... ....
Karar sayılı ilam ile karara bağlanarak kesinleştiğini, gerekçe olarak da teminat olarak verilen senedin iade edildiği, dolayısıyla ödendiğinin kabulü gerektiği, 194.000 TL tutarındaki çekin davalı firmaya ödendiği, davacı tarafça teslim edilmeyen test bedellerinin karşılıklı edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle talep edilemeyeceği yönünde karar verildiğini, protokol hükümlerine göre davacı firmaya cihazların teslimi amacıyla ihtar çekildiğini,
davacının ise karşı ihtarla cihazların 6 yılı aşkın süre teslim edilmemesi nedeniyle cihazlar için yıllık 35.000 TL kira bedeli ödenmesi ve yıpranma payı karşılığı dikkate alınarak 3.000 USD üzerinden fatura edilmesi halinde ifa anlamına gelmemek kaydı ile cihazların teslim alınacağının belirtildiğini, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, söz konusu cihazların birinin davacı tarafından dava dışı şirketin girdiği ihale sonucunda davacı tarafından bizzat hastaneye götürülerek kurulduğunu, teknik servis ve desteğin davacı tarafından verildiğini, dava dışı şirketten söz konusu cihaz istenmesine rağmen iade edilmediğini,
bu hususun .... .... .... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, talebin mükerrer olduğunu, davacının edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşme feshedilerek söz konusu protokolün imzalandığını savunarak, haksız davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
KANITLAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce 11/07/2018 Tarih, 2015/868 Esas- 2018/632 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararı davacı vekili istinaf etmiş, .... .... .... Karar sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm tesis edilmiş, bu karara karşı da davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine .... .... ...
Mahkemesi'nin 10.07.2013 Tarih, 2009/732 Esas ve 2013/429 Karar sayılı kararında davanın reddine ilişkin mahkeme kararı kesinleşmekle birlikte icra edilebilir hale gelmiş ise de o davadaki iddia ve savunmalar dava tarihindeki bulgu ve veriler çerçevesinde sonuç doğuracağından mahkemece işbu davadaki davalı ediminin temerrüdü de o dosyadaki dava tarihi olan 26.11.2009 tarihi olarak belirlenip sonuca ulaşılması gerekirken, karar tarihi olan 10.07.2013 tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş öncelikle 394.000,00 TL ödeme ile taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin tasfiye anına dek oluşan cari hesap bakiyesinin hesaplanması ve bundan protokolün 4 üncü maddesinde sözü edilen 56.376,00 TL miktarın mahsubu ile varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile karar tesisi doğru olmamıştır. ...." gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce .... ... .... karar sayılı bozma ilamına uyulmuştur. 10/05/2023 tarihli davanın konusunun temlikine ilişkin devir sözleşmesi ibraz edilmiştir. Kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve ek rapor alınmıştır.
Mali müşavir ve aynı zamanda nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi tarafından düzenlenen ek raporda; taraflar arasında düzenlenen 23/09/2008 tarihli tasfiye protokolü sonrasında aralarında ticari ilişki bulunmadığından kök raporda yer alan tespitlerin geçerliliğini koruduğunu, kök raporda Yargıtay kararında istenen hesaplamaların birebir eksiksiz yapıldığını, kök rapor dışında ilave bir tespitin gerçekleştirilmediğini, bu kapsamda kök raporda da belirtildiği üzere; taraflara ait incelemesi yapılan ticari defterlere göre tasfiye anı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 592.875,85 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bu tutarın.
394.000,00 TL'sinin protokol gereği davacı tarafından davalıya yapılmış ve davalının da bu tutarı tartışmasız bir şekilde tahsil ettiği tutardan ibaret olduğu, kalan 198.875,85 TL lik cari hesap alacağının da protokol gereği davacının edimini oluşturan “530 test trizomi ve 400 test MLPA testlerinin” toplam KDV dahil bedeli olan 56.376,00 TL tutarın mahsubu sonrası 142.499,85 TL (198.875,85-56.376,00) kısmının bayilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesi ve düzenlenen protokole göre bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, daha sonra 23/09/2008 tarihli tasfiye protokolü düzenlendiği, bu protokolde tarafların hak, yetki ve sorumluluklarının belirlendiği, anılan protokole dayalı uyuşmazlık çıktığı, taraflar arasında Ankara 6. ATM'nin 10/03/2013 Tarih, 2009/732 Esas-2013/429 Karar sayılı dava dosyasının görüldüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arasındaki tasfiye protokolüne dayalı olarak davacının takip ve dava tarihi itibariyle bir alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Yargıtay bozması sonrasında yapılan yargılama sırasında alacak ile takibin devir ve temliki sözleşmesi ibraz edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf bu devir ve temlikin gerçeği yansıtmadığını, devir alanın gerçek bir şirket olmadığını savunmuş ise de bu savunmasına dair soyut iddia dışında bir kanıt sunulmamıştır. Bu sözleşme devir eden müflis masasına da bildirilmiş ve olumsuz bir cevap verilmemiştir. Temlik alan vekilinin sunduğu temliknameye itibar edilmiştir.
İddia, savunma, toplanan kanıtlar, uyulan bozma ilamı, usulü kazanılmış haklar ve benimsenen bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının, taraflar arasında görülen ilk dava tarihi itibariyle temerrüdünün gerçekleştiği, anılan tarihi itibariyle oluşan cari hesap tutarı, davacının ödemesi ve protokol gereği 56.376,00 TL'nin mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle davacının alacağının 142.499,85 TL olduğu, davacının takip alacağının bu tutarda bulunduğu, anılan alacağın belli ve bilinebilir nitelikte olduğu, davacının inkar tazminatı isteminin koşullarının bulunduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... ✎ e-imzalıdır Üye ... ✎ e-imzalıdır Üye ... ✎ e-imzalıdır Katip ... ✎ e-imzalıdır
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/728, K. 2024/588, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama