KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/170
- Karar No
- 2026/187
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/170 Esas - 2026/187
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2026/170 Esas
KARAR NO : 2026/187
DAVA
Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememize açılan manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kullanım amacı ile satın almış olduğu... plakalı aracı davalı servise teslim ettiğini, araca yapılan işlemlere ilişkin 282.684,00 TL fatura düzenlendiğini ve müvekkilinin bu bedeli ödediğini, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra araçta herhangi bir işlem yapılmadığını fark ettiğini, araç için faturada kesilen işlemlerin yapılmadığını ve aracın tamir olmadığını, müvekkilinin parasını ödediği hizmeti alamadığından müvekkili firmanın zarara uğradığını belirterek davalı tarafından verilen ayıplı hizmet nedeniyle müvekkilinin ödediği 282.684,00 TL bedelin faiziyle birlikte iadesine,
50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 2025/838 esas sayılı dosyasının 26/02/2026 tarihli duruşmasında manevi tazminat talepli açmış olduğu davanın iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına yapılmasına karar verilmiş olup, tefrik edilen dosya mahkememiz yukarıda belirtilen esasına kaydı yapılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerince... plakalı aracın arızalı olması nedeniyle müvekkilinin iş yerine getirildiğini, müvekkili tarafından arızaların tespit edildiğini ve söz konusu tespitleri şirket yetkilerine bildirdiğini, müvekkilinin araçta kullanacağı yedek parçaları temin ettiğini ve araçta yapılması gereken bütün işlemleri yaptığını, davacı tarafından talep edilen manevi zararın tüzel bir kişiliğe sahip olması nedeniyle hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLİER
Mahkememizin 2025/838 esas sayılı dosyasının 26/02/2026 tarihli duruşmasında manevi tazminat talepli açmış olduğu davanın iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına yapılmasına karar verilmiş olup, tefrik edilen dosya mahkememiz yukarıda belirtilen esasına kaydı yapılmıştır.
Dava dosyası incelendiğinde, manevi tazminat talebi yönünden arabuluculuk tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin olmadığı görülmüş, davacıya bu eksikliği gidermek için tebligat çıkartılarak, "arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı suretini mahkememize sunması için 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca bir haftalık kesin süre verilmiş olup, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu" ihtarda belirtilmiştir.
Verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylı sureti dosyaya sunulmamıştır.
GEREKÇE
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 28/07/2025 tarihinde açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari dava olup davacının talep sonucu dikkate alınarak zorunlu arabuluculuğun işbu davada dava şartı olduğu muhakakktır. Netice olarak yukarıda anılan hükümlere göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup davacının arabulucuya başvurmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/170, K. 2026/187, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama