KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/503 Esas - 2024/217
- Esas no
- 2021/503
- Karar no
- 2024/217
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
2- ... 3- .... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 06/09/2021
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılar ile dava dışı temlik veren...
A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalı borçlulara ticari kredi kullandırıldığını, kredi kullanımından kaynaklanan borçların vadesinde ödenmediğini, kredilerin kat edilerek davalı borçlulara kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen borç sebebiyle huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davaya konu alacağın, davalı borçlular tarafından ihtarnameye rağmen ihtarnamede bahsi geçen bedelin ödememesi üzerine alacağın tahsili için ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılarca icra dosyasına itiraz edildiği ve takibin durduğunu, davalılar ile dava dışı temlik veren...
A.Ş arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve davalı-borçluların kredi kullanımından kaynaklı borcunu usulüne uygun çekilen ihtarnameye rağmen ödemediğini, taraflar arasında imzalanan Kredi Sözleşmesi kapsamında muacceliyet koşullarının düzenlendiğini, itiraz dilekçesinde görüleceği üzere davalı-borçluların ödemeye ilişkin bir beyanı olmayıp yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, asıl alacağa ve faize yönelik itirazların yerinde olmadığını, tarafların özgür iradeleri ile akdedilen Kredi Sözleşmesi kapsamında temerrüt halinde uygulanacak olan faizin ne şekilde hesaplanacağının bildirildiğini,
yaptırılacak bilirkişi incelemesinde borca uygulanan faiz oranının sözleşme ile belirlenen faiz oranından fazla olmadığının anlaşılacağını, icra inkâr tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, davalı-borçlular tarafından ....
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı-borçlular aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALININ CEVABI
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. Dava dışı ... A.Ş. ile davalılardan ... Şirketi arasında, davacının bahsettiği gibi kredi sözleşmesi olmadığını, ...'nın davalıya ticari kredi vs. kullandırmadığını, davalı şirketin ...
A.Ş.'den yalnızca çek defteri aldığını, çek defterinde yaprak başına 2018 yılında 1.600,00 TL ödendiğini, gereken toplam çek defteri teminatının nakit para olarak yatırıldığını, çek koçanlarının verilmesi esnasında banka ile çek hesabı sahibi arasında kurulan sözleşmenin gayri nakdi kredi sözleşmesi niteliğinde olduğunu, gayri nakdi kredi sözleşmesinin, bankanın bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi konusunda müşterisi lehine üçüncü kişilere taahhütte bulunmasını, söz konusu sözleşmenin niteliğinin kredi sözleşmesinden tamamen farklı nitelikte olduğunu, davalı şirket tarafından, ...
A.Ş. 'den toplam 7 adet çek koçanı alındığını ve buna ilişkin bedelin ödendiğini, bununla birlikte çek koçanlarından ilk ikisi için hem nakit teminat hem de şahsi kefalet istendiğini, diğer davalılar ... ve ...'in ilk iki çek koçanı için şahsi kefalet verdiklerini, davalı şirket tarafından alınan bu çeklerle ticari hayata devam ederlerken kullanılan çek yapraklarında belirtilen ödemelerin gerek bankalar arası takas ödeme ile gerekse de elden ödenerek kapatıldığını ve çek yapraklarının bankaya teslim edildiğini, dolayısıyla davalılar ... ve ... açısından da herhangi bir sorumluluk kalmadığından,
onlar hakkında da başlatılan icra takibinin haksız ve yersiz olduğunu, iptali gerektiğini, kredi sözleşmesinde depo talebinin müteselsil kefilleri kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığını, davalı şirketin yatırdığı çek teminat paralarının söz konusu bankaya ait hesapta hala blokeli olduğunu, bu blokeli paranın davalı şirkete iade edilmesi gerektiğini, itirazın kabulüyle başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini beyan edilerek,
davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı Alacağın Tahsiline Yönelik İcra Takibİne Yapılmış İtirazın iptali İstemine ilişkindir. Davaya konu icra takibi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılmıştır. Ödeme emrinde nakdi alacağın tahsilinin yanı sıra gayri nakdi kredi hesapları bakımından da istemde bulunulmuştur. Ancak eldeki itirazın iptali davası alacağı temlik alan ... tarafından açılmış olup yalnızca nakdi alacak bakımından istemde bulunulmuştur. Mahkememizce de yalnızca nakdi alacak bakımından yargılama yürütülüp bu bakımdan hüküm kurulmuştur.
Davalılarca kredi kullanılmadığı savunulmuş olup mahkememizce öncelikle davaya konu kredi sözleşmesi dosyaya kazandırılmış ve tarafların sunmuş oldukları diğer deliller toplanmıştır. Sonrasında davaya konu alacak miktarının tespiti bakımından konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
Konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenmiş 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile özetle; ihtara rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle müteselsil kefiller hakkında da TBK m.586/1.uyarınca icra takibi yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiş ve temerrüt tarihi itibariyle davalılardan istenebilecek ana para alacağı 37.948,47 TL işlemiş faiz 316,24 TL, BSMV tutarı ise 15.181,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Ayrıca ihtarname masrafının 888,34 TL olduğu görülmekte olup anılan tutarın da davalıların sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu alacağın kredi sözleşmesine dayalı olup belirgin nitelikli olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/503, K. 2024/217, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama