KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/311 Esas
- Karar no
- 2023/566
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/09/2023
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 2010 yılında ticari mal alım satımı sonucunda doğan 30.009,00TL 'nin ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine .... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına , %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle alacağın zaman aşımı uğradığını bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca her ne kadar ticari ilişkiden kaynaklı alacak olduğu ileri sürülse de deliller dosyaya kazandırıldığında alacağın olmadığının tespit edileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin nasıl işletildiği ve işletilen faiz oranının da belirsiz olup asıl alacak gibi faizinde kabulünün mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini, %20 den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptının davalı şirkete 16.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş , davalı vekili tarafından iki haftalık süre geçtikten sonra 17.05.2022 tarihinde cevap dilekçesi verilmiş ve zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Zaman aşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir.
İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava basit yargılamaya tabi olan davalardan olup savunmanın genişletilmesi yasağına uygun olarak HMK 317.
Maddesi gereğince zamanaşımı def'inin esasa cevap süresi olan iki hafta içinde ileri sürülmesi gerektiğinden ve 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra tarafların açık muvafakati olmadığı sürece iddia ve savunma genişletilemeyeceğinden, davacının açık muvafakati de bulunmadığından zamanaşımı savunması dikkate alınmamıştır. ( ... 07.06.2017 tarih .... , 08.07.2021 tarihli ve .... sayılı kararları )
.... dosyası incelenmiş ; davacı tarafından davalı aleyhine 30.009,00TL asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 71.577,42TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından alacaklı görünün tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilerek borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Alacağa dayanak faturanın 01.06.2010 tarihli KDV dahil 30.009,76TL bedelli fatura olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı şirkete ait BA ve BS formaları getirtilmiş ve 2010 yılı BS formlarında davacı şirket tarafından 1 adet faturaya dayalı olarak KDV hariç toplam 25.432,00TL satış bildiriminde bulunulduğu aynı şekilde davalı şirket tarafından 2010 yılında BA formları ile 1 adet fatura kaşılığı KDV hariç toplam 25.432,00TL alış bildiriminde bulunulduğu, Ba ve BS formlarındaki bildirimlerin birbirini teyit ettiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından ticari defter kayıtlarına dayanıldığı ve ticari defterlerinin bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişilerin bilgilerini dosyaya ibraz edildiği, davalı şirkete usulüne uygun ihtarlı davetiye çıkarıldığı halde ticari defterlerin dosyaya ibraz edilmediği gibi bulundukları yerin ve irtibat kurulacak kişinin kimlik bilgilerininde bildirilmediği anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle :davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter ve kayıtların TTK ve V.U.K uygun şekilde tutulduğu , davacının davalı ile olan ticari ilişkisini 120.01.48 ... Ltd. Şti. Hesabından takip ettiği, 30.009,76TL bedelli bir adet faturayı kayıtlarına işlediği, 31.10.2010 tarihi itibarıyla davalıdan 30.009,76TL alacaklı olduğu, alacağın istenmesi ile ilgili ihtarname bulunmadığından temerrüt faizi hesaplaması yapılmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla 30.009,00TL alacaklı olduğu, takip tarihinden önce asıl alacağın ödenmesi talebiyle davalı tarafa ihtar gönderilmediği anlaşılmıştır. BK .117 maddesi gereğince takip tarihinde önce davalıya ihtar görderilerek davalının temerrüte düşürülmedi, davalının takip ile birlikte temerrüte düştüğü anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 30.009,00TL asıl alacak üzerinden takibin devamına faize ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E İmza Hakim ... · E İmza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/311, K. 2023/566, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama