KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/182
- Karar no
- 2025/148
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 12/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/02/2025
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, yük taşımacılığı işi ile uğraştığını, davalı şirket tarafından kendisinden .... plakalı vasıtası ile hurda taşıması istendiğini; davacının ise nezdinde çalışan şoförler aracılığı ile bu hurdanın taşımasını 27.11.2023 tarihinde yaptırdığını, davalı şirketçe kendisinden istenen taşıma işini yaparak, yaptığı işe ilişkin fatura düzenleyen davacının, davalı şirketten gerekli ödemeyi alamadığını, bu durum üzerine davacının, davalı şirket aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davanın kabulünü, .... Esas sayılı dosyasına davalıca yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin, davacının yük taşımacılık işi ile uğraştığını, davalı tarafın hurda taşıma işini 27.11.2023 tarihinde yaptığını, bu hususa ilişkin malzeme kabul tutanakları ve tartım fişinin mevcut olduğunu, buna ilişkin ....
Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe de itiraz edildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, huzurdaki davanın derdestlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, görev ve yetki yönünden davanın öncelikle reddini, davalı şirketin, davacı vekilinin bahsetmiş olduğu bakiye borcunun bulunduğunu kabul etmediklerini, davalı şirket ile davacı arasında iddia edildiği gibi iş söz konusu olmadığı gibi; icra dairesinde faturaya konu edilen bir fatura borcu da bulunmadığını, davacının; davayı davalı şirkete karşı borcu bulunmamasına rağmen; kötü niyetli olarak ikame etmiş olması sebebiyle;
%20'den az olmamak üzere; kötü niyet tazminatının davacı tarafından davalı şirkete ödenmesini, bu davanın yetkili ve görevli mahkeme nezdinde açılmamış olması sebebiyle; yetki ve görev yönünden davanın reddini, davacı tarafından açılan mesnetsiz ve hukuken yersiz olan esastan davanın reddini, kötü niyet tazminatının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, taşıma sözleşmemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Davalının sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 18/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapılmış olması nedeniyle delil niteliği taşıdığı, davaya konu faturanın davalı tarafça 2023 yılı ticari defter kayıtlarına alınmış olduğu, davalının davacıya 20.880,00TL borçlu olduğu, faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile 6100 sayılı HMK.nın m.222 hükmü gereği davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 20.880,00TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davaya konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve davanın kabulü yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/182, K. 2025/148, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama