KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2022
- T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/688 Esas - 2022/546
- Esas no
- 2017/688
- Karar no
- 2022/546
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.704 kelime·14 dk okuma·8 bölüm
Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-.... DAVALI : 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 5-... 6-... 7- .... 8- ... 9-... 10-... 11... 13- ....
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2017
KARAR TARİHİ : 24/06/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ....n 233 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak kurulmuş Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, hizmet binası ile işletmekte olduğu hava liman/meydanlarında temizlik hizmetlerinin piyasaya yaptırıldığını, bu bağlamda İzmir Adnan Menderes Havalimanı Temizlik Hizmeti alımı işinin davalı şirketlere yaptırıldığını, bu süre içerisinde emeklilik nedeniyle iş akitleri sona eren bir kısım işçilere 6552 sayılı Kanunun 8. Maddesine göre kıdem tazminatı ödendiğini, anılan mevzuat çerçevesinde 7 işçiye ödeme yapıldığını, bu işçilerden .....ya 26.389,32-TL ödeme yapıldığını,
davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşmelerin ilgili maddelerinde “Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin. İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez.
Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacakları, yüklenici tarafından karşılanır. ... bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır.” şeklinde düzenlemenin bulunduğunu, ....
Karar sayılı ilamında, tarafların sorumluluğu yönünde sözleşme hükümleri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini ileri sürerek davacı Genel Müdürlük tarafından 7 işçiye ödenen 212.140,12-TL'nin davalı firmalar ile imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesni talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili tarafından 01.11.2017 tarihinde verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl süre ile sınırlı olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, İş Kanunu'nun 112. Maddesinin gerekçesinden davacı Genel Müdürlüğün rücu davasını açamayacağının anlaşıldığını, davalı şirkete yapılan bir kıdem tazminatı ödemesinin bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı şirketin sadece kendi dönemi ile sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı... vekili tarafından 01.11.2017 tarihinde verilen cevap dilekçesinde özetle.
Yetki, görev, zamanaşımı, iş bölümü, taraf ehliyeti, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, husumet yönünden davanın reddi gerektiği, davacı tarafından belirtilen teknik şartname maddelerinde hiçbir şekilde “Çalışan personelin kıdem tazminatından doğan haklardan çalışmış olduğu firmalar sorumludur.” yazmadığını, davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin maktu olarak davacı kurumca hazırlandığını, sözleşmelerin denklik esasına aykırı düzenlendiğini, davalı şirketin işe başlamak için imzalamak zorunda kaldığını, sözleşme maddeleri incelendiğinde tek taraflı ve adil olmadığını,
hiçbir ödeme yapmadan tüm riskin davalı firmaya yüklendiğinin görüleceğini, 6552 sayılı yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı kanunun 112.
Maddesine eklenen fıkralar dikkate alındığında davalı firmaya karşı dava açılmasının yasaya aykırı olacağını, dava dışı işçilerin davalı şirket nezdinde 01.05.2010-31.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalı kurumla yapılan sözleşmenin sona erdiğini, dava dışı işçilerin iş akitlerinin haksız fesh edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı Genel Müdürlük ile yapılan sözleşmelerde kıdem tazminatının sözleşme giderleri arasında sayılmadığını, davacı kurum tarafından kıdem tazminatına yönelik davalı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı.... Vekili tarafından verilen 26.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davalılar yönünden ihtiyari dava arkadaşlığı şartlarının oluşmadığını, her bir davalı yönünden talep edilecek miktarın ayrı ayrı gösterilmediğini, bu konuda davacı tarafın açıklamada bulunması gerektiğini, davalı şirketin işçiler üzerinde bir tasarruf hakkının bulunmadığını, tüm kontrolün asıl işveren olan idarede bulunduğunu, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması açısından ... kararlarında istikrar bulunmadığını, 4857 sayılı Kanunda 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle işçilerin kıdem tazminatlarının ihaleyi yapan kurum ve kuruluş tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını,
....Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2015 tarihli kararıyla yüklenici şirketlerin kendi dönemleriyle sınırlı olarak %50 oranında sorumlu olacağının hükme bağlandığını, davacı Genel Müdürlüğün asıl işveren konumunda bulunduğunı, davalı şirketin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili tarafından verilen 03.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 4857 sayılı Kanunda 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle işçilerin kıdem tazminatlarının ihaleyi yapan kurum ve kuruluş tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını, davalı Genel Müdürlüğün asıl işveren konumunda bulunduğunu, davalı şirketin çalışanlar üzerinde bir tasarruf hakkının bulunmadığını, davalı şirketin devralan işveren olarak sorumlu tutulabilmesi için devir tarihinden itibaren 2 yıl geçmemiş olması gerektiğini, dava dışı işçilere kıdem tazminatı ödenmesinin davacı Genel Müdürlüğün kusurundan kaynaklandığını belirtilerek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... Vekili tarafından verilen 05.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin davada taraf sıfatının bulunmadığını, 4857 sayılı Kanunda 6552 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle işçilerin kıdem tazminatlarının ihaleyi yapan kurum ve kuruluş tarafından karşılanacağının hükme bağlandığını, ..... Hukuk Dairesinin kararında rücu davalarında yüklenici şirketlerin %50 oranında sorumlu olacağına hükmedildiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, davacı idare ile davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilere davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin davalıdan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir. Her ne kadar bir kısım davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; T.B.K’nun 89. maddesine göre para alacağından kaynaklı davada davacının ikametgahı mahkemesi de yetkili olduğundan talebin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda, davalı .... Ana Statüsü'nün 1. maddesi, " Bu Ana Statünün amacı.
8.6.1984 tarih ve 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere. ....Müdürlüğü ( .... ) adı altında teşkil olunan Kamu İktisadi Kuruluşu'nun hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleriyle bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemektedir." hükmüne yer verilmiştir. .... adı altında teşkil olunan İktisadi Devlet Teşekkülü'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese,
bağlı İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 Sayılı K.H.K.'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler ( 233 Sayılı K.H.K.. madde 4/2 ). Şu durumda davacı... İle davalılar tacir konumunda olduğundan mahkememiz yargılamada görevli durumundadır.
Somut olayda; Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşmeler bulunduğu, yüklenici davalı şirketler bünyesinde çalışan dava konusu işçilerin kıdem tazminatından kaynaklı işçilik alacağının davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
....Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı, cevapların ve ödeme dekontlarının, sözleşme ve şartnamelerin dosya arasına alındığı görülmüştür.
19/09/2019 tarihli Hesap Uzmanı Sinan Yazıcı'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı işçilere ilişkin sigortalı hizmet dökümü kayıtlarının Gaziemir / Karabağlar Sosyal Güvenlik Merkezlerinden celbi, dosya kapsamı, dava dışı 7 işçi yönünden ayrı ayrı kıdem tazminatı hesabı yapılacak ve dava dışı her işçi yönünden davalı firmalarının sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğinden ek ücret takdiri halinde ek rapor düzenlenebileceği" rapor edilmiştir.
27/12/2021 tarihli Hesap Uzmanı Sinan Yazıcı'dan aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dışı işçelere yapılan ödemeden davalı şirketlerin sorumlu olduğu miktarların hesaplanması neticesinde;
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan .... iş ortakları arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dişi işçilere yapılan 7.519,65-TL'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan ..... iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 10.875,09-TL'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan .... iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 2.[02.5K TE'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan...ortakları arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 16.002,34-TL'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Dava dışı işçilerin çalıştığı işverenler arasında yer alan ...'nin davada taraf olarak gösterilmediği,
Davada taraf olarak gösterilen ....nin dava dışı işçilerin çalıştığı işverenler arasında yer almadığı,
Dava dışı işçilerden .....ün 01.01.2017 tarihinden sonra geçen çalışmalarının bu işçilere ilişkin iş yeri unvan listeleri dosyada tamı olarak mevcut olmadığından, hangi işyerenler olduğu yönünde tespit yapılamadığı,
Ödeme tarihlerinin 35.905,18-TL yönünden 21.03.2016, 16.065,92-TL yönünden 31.03.2016, 49.984,94-TL yönünden 16.02.2017, 27.481,28-TL yönünden 13.10.2016, 30.982,62-TL yönünden 27.09.2016, 25.330,86-TL yönünden 02.11.2016 ve 26.389,32-TL yönünden 02.02.2017 tarihi olduğu" rapor edilmiştir.
18/04/2022 tarihli Hesap Uzmanı...dan aldırılan bilirkişi ikinci ek raporunda özetle; "Dava dışı işçilere yapılan ödemeden, davalı şirketlerin sorumlu olduğu miktarların hesaplanması sonucu;
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan .... iş ortakları arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapı[an ı7 519,65-TL”'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan..... iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 10,875,09-TL'den bu Şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan .... iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 2.102,52- TE'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile dayalılardan ... iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava dışı işçilere yapılan 16.002,34-TL'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Davacı Genel Müdürlük ile davalılardan .... ortaklığı arasında sözleşme ilişkisi kurulduğundan,' dava dışı işçilere yapılan 309,21-TL'den bu şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı,
Dava dışı işçilerin çalışlığı işverenler arasında yer alan A....in davada taraf olarak gösterilmediği,
Ödeme tarihlerinin 35.,905,İ8-TL yönünden 21.03.2016, 16.065,92-TL yönünden 31.03,2016, 49,984,94-TL yönünden 16.02.2017, 27.481,28-TL yönünden 13.10.2016, 30.982,62-TL yönünden 27.09.2016, 25.330,86-TL yönünden 02.11.2016 ve 26.389,32-TL yönünden 02,02.2017 tarihi olduğu" rapor edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporları usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde.
Taraflar arasında yapılan.... için çeşitli dönemleri içerir Temizlik Hizmeti İşine ait sözleşmelerin eki niteliğindeki Teknik Şartnamede yapılan işlerin özelliklerine göre, yüklenici ve işçilerin çalışma esasları belirlenmiş olup, teknik şartanamelerde ''Yüklenicinin istihdam ettiği sağlık personelinin İş Kanunu, ... mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir.
Yüklenici, istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici, tarafından istihdam edilen personele ilişkin, herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ...'ye yüklenemez.” denilmiştir.
Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl(üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. (bkz.... sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve..... sayılı ilamları)
Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin teknik şartnameler ekine göre taraflar serbest iradeleri ve ''Yüklenicinin istihdam ettiği sağlık personelinin .... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici, istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici, tarafından istihdam edilen personele ilişkin, herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ...'ye yüklenemez” denmek suretiyle işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçilere ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yüklenicilerden rücuen tahsilini istemekte haklıdır.
Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (bkz. ...ında çalışan işçilerin kıdem tazminatı ödemelerinden kaynaklı rücuen tazminat konulu davanın açıldığı, yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, taraflar arasında kurulan sözleşme ve ekleri uyarınca, davacı taraf, işçilik veya sosyal güvenlik hakları ve düzenlemeler kapsamında yapılacak her türlü ödemeden davalı tarafın sorumlu olduğuna yönelik sözleşme ve teknik şartnamede yapılan düzenleme nedeniyle yaptığı ödemeleri rücuen davalılardan talep etme hakkına sahip olup, müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanarak yapılan ödemenin,
taraflar arasında paylaştırılmasının talep edilemeyeceği, tüm sorumluluğun davalı şirketlere ait olacağı, dava dışı işçiye ödenmesi gerekli kıdem tazminatının bilirkişi tarafından tespit olunduğu, taraflar arasındaki işin ticari olduğundan ödeme tarihi itibarıyla tespit olunan tutara talep gibi avans faizi yürütülmesi gerektiği, yargısal denetime elverişli hükme esas alınan raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/688, K. 2022/546, 24 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama