KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Esas no
- 2020/148 Esas
- Karar no
- 2021/98
Karar Metni
2.099 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
2- ... -... 3- ... - ... 4- ... -... 3- ... -...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/01/2016
KARAR TARİHİ : 17/02/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacılardan ...'in eşi, davacılar ..., ..., ...'in babası davacı ...'in oğlu ... ve ...'in kardeşi ... 30.11.2015 tarihinde Ankara ili, Akyurt ilçesi, Çankırı Devlet Karayolunda meydana gelen davalı ...'in yaptığı trafik kazasında vefat ettiğini, olayda tüm kusurun davalı ...
Gülecinde olduğunu, davacılar murisinin sağlığında inşaat sıva ustası olup günlük yevmiyesinin 90,00 TL.olduğunu, davalı ...'in kullandığı ...plakalı aracın işleteninin ..., ZMMS sigortacısının ... olduğu, davacı eş ve çocukların destekten yoksun kaldığını, tüm davacıların büyük manevi zarar yaşadıklarını bildirmiş, davacılar ..., ..., ... (kızı) ve ... yönünden 1.000,00 er TL.destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ..., ..., ... (kızı) ve ... yönünden 30.000,00 er TL., ... (annesi) yönünden 15.000,00 TL.,
... ve ... yönünden 10.000,00 er TL.olmak üzere toplam 155.000,00 TL.manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş; yargılama sırasında verdiği talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır.
CEVAP
Davalı ... vekili cevabında özetle, davanın zamanaşımına uğradığı ...plakalı aracın 18.11.2015 - 03.02.2016 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, şirketin sorumluluğunun kusur ve limitle sınırlı sorumluluk olduğunu, kusurun ispatlanması gerektiği, müteveffanın müterafik kusurunun araştırılması var ise tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun SGK sayıtları ve vergi levhası gibi somut verilere dayandırılması gerektiğini, manevi tazminatın sorumlukluk kapsamı dışında olduğunu, kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas kurulundan alınmasını, aktüer hesabının sicile kayıtlı uzman bilirkişice alınmasını bildirmiş haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevabında özetle; kusuru kabul etmediklerini, soruşturma sonucunda kusurun belirleneceğini, raporun adli tıptan alınmasını talep ettiklerini, ölenin gelir durumunun SGK kayıtları ve ücret bordrolarına göre hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından bağlanan gelir var ise bunun zarardan indirimini, davacı eşinin yaşının dikkate alınmasını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, aracın 18.11.2015 tarihinde satın alındığını, henüz kendisine teslim edilmeden kazanın meydana geldiğini, bu nedenle işleten sıfatı bulunmadığını bildirmiş haksız davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevabında özetle; kusuru kabul etmediklerini, soruşturma sonucunda kusurun belirleneceğini, raporun adli tıptan alınmasını talep ettiklerini, ölenin gelir durumunun SGK kayıtları ve ücret bordrolarına göre hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından bağlanan gelir var ise bunun zarardan indirimini, davacı eşinin yaşının dikkate alınmasını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, aracın 18.11.2015 tarihinde satın alındığını, henüz kardeşi Eyüp'e teslim edilmeden kazanın meydana geldiğini, bu nedenle işleten sıfatı bulunmadığını bildirmiş haksız davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda "toplanan deliller ışığında müteveffanın ölümünde %100 kusuru olduğu anlaşılan davalı ..., araç sahibi olduğu getirtilen kayıtlardan tespit edilen ve işleten sıfatının bulunduğu anlaşılan davalı ... ve araç ZMMS sigortacısı davalı ... şirketinin zararı tazmin yükümlülüklerinin bulunduğu,
olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları, yaşanan kaza nedeniyle davacıların duydukları elem ve acının giderilmesi gerektiği gözetilerek davacılar lehine manevi tazminat takdiri gerektiği, davacılar vekili tarafından her ne kadar tazminatlara avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de, zararlandırıcı olayın trafik kazası olması,
araçların özel otomobil olması dikkate alınarak yasal faize karar verilmesi gerektiği kanaati ile" davacıların maddi tazminatlarının kabulüne, manevi tazminatların kısmen kabulüne yönelik verilen karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07/02/2020 tarihli 2018/2137 esas 2020/17 karar sayılı ilamı ile "Dava dilekçesinde, davacının inşaatlarda sıva ustası olduğu, günlük 90,00 TL yevmiye aldığı,
tazminat hesabında bu gelirin esas alınması gerektiği belirtilmiş, SGK kayıtları getirtilmiş, tanıklar dinlenmiş, sendikadan inşaat sıva ustasının aylık geliri sorulmuş, davacı vekili bordroda asgari ücret gösterilmiş ise de, gerçekte inşaat sıva ustası olduğundan maaşının daha yüksek olduğunu, ülkemizde uygulamada böyle yapılıyor şeklinde beyanda bulunmuş ve buna göre desteğin inşaat sıva ustası olduğunun ve ayda 26 gün çalıştığının kabulü ile destek tazminatı hesaplanmış ise de bu kabul şekli dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacı eş ... kazadan (30.11.2015) kısa bir süre sonra 07.12.2015 tarihinde hazırlık aşamasında verdiği ifadesinde, kızları Tuğba'nın Kalecik'te sağlık meslek lisesinde yatılı olarak okuduğunu, 27.11.2015 tarihinde hafta sonu tatili için Çubuk'ta bulunan evlerine geldiğini, 30.11.2015 olay günü okuluna gitmesi gerektiğinden, geç kalmaması için eşi ...'ın bir arkadaşına ait aracı alarak, kızlarını Kalecik ilçesine götürmek için yola çıktıklarını, onlar çıkınca kendisinin eşi gelene kadar beklemek ve bakmak için mahallede bulunan bakkal dükkanlarına gittiğini ve kazadan orada haberdar olduğunu beyan etmiştir.
Yine davacı eş yönünden yapılan SED araştırma tutanağında eşinden kalan bakkal dükkanının devren satılık olduğu belirtildiği gibi, müteveffa yönünden yapılan SED araştırma tutanağında da desteğin mahalle bakkalı işlettiği belirtilmiştir. SGK kayıtları, desteğin 2015 yılı kasım ayına ait maaş bordrosu vs. asgari ücretle çalıştığı anlaşılmakta olup, 2010 yılı Nisan ayından 2015 yılı Ağustos ayına kadar BAĞKUR kaydı bulunmaktadır.
Duruşmalarda dinlenen davacı tanıkları da desteğin inşaat sıva ustası olarak çalıştığını ancak çağırıldığı zaman bu işe gittiğini ve o iş bitene kadar çalıştığını, sabit ve devamlı olarak çalıştığı bir işyeri olmadığını beyan etmişlerdir. Müteveffanın inşaat sıva ustası olduğuna dair dosyada mesleki faaliyet belgesi, ustalık belgesi vs gibi belge bulunmamaktadır. Davacının gerçek gelirini ispat yükü davacı tarafta olup, davacı tarafça sadece tanık beyanlarına dayanılmıştır.
Destek tazminatı hesabında, desteğin süreklilik arz eden ve devamlı olarak yaptığı iş nedeniyle elde ettiği gelirin göz önünde bulundurulması gerekir. Arada sırada, çağrıldığında, iş olduğunda yapılan işten elde edilen gelir (asgari ücretten fazla olması halinde) düzenli, devamlı, sürekli olmadığından destek tazminatı hesabına esas alınamaz.
Tazminat hesaplaması yapılırken müteveffanın düzenli ve sürekli nitelik kazanmış aylık gelirinin somut delillerle ispat edilmiş olması gerekir. İnşaatlarda serbest olarak sıva işleri yaptığı ileri sürülen desteğin aylık gelirinin, hiçbir somut delil ile desteklenmeyen tanık beyanlarına göre asgari ücretin 2.57 katı olduğunun kabulü ile tazminat hesaplanması isabetli görülmediği gibi istinafa gelen davalı tarafın bu hususlara ilişkin itirazları da dikkate alınmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Somut olayda bu hususlar dikkate alındığında, dosyada mevcut resmi kayıtlara göre desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, desteğin asıl işinin mahalle bakkal dükkanı işletmek olduğu, inşaat sıva işi olduğunda ve haber verildiğinde ek iş olarak bunu da yaptığı ve süreklilik arz etmese de bu işten de ek kazanç sağladığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, desteğin sağlığında asıl iş olarak bakkal işletmeciliği yaptığı, bu işten asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği, bunun yanı sıra iş olduğunda ve çağrıldığında inşaat sıva işini yaptığının da kabulü ile sıva işinden elde edebileceği ortalama makul ek kazancıda gözetilerek,
desteğin aylık gelirinin belirlenmesi ve bu gelir üzerinden davacı eş ve çocuklar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için konusunda uzman aktüer bilirkişiden yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, soyut gelir tespitine göre eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi isabetli görülmediğinden, davanın esasıyla ilgili (sonuca birebir etkili) olan bu hususlar üzerinde durulup, bu konularda delil toplanıp, değerlendirilmeden eksik ve yetersiz inceleme sonucu yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru olmadığından,
davalılar Ali ve ... vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre adı geçen davalılar vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına yasal olarak direnme olanağı mevcut olmadığından karar ilamı doğrultusunda bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda alınan rapora itiraz etmiş, müteveffanın ölümden önceki bir yıl içinde 224 günlük inşaat ustalığı çalışması dikkate alınarak hesaplama yapılması ve son dönem asgari ücretin dikkate alınmasını talep ettiği görülmüştür.
Davacılar vekili alınan ve karara dayanak olan bilirkişi raporuna itiraz etmemiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırmıştır.
İstinaf sonrası ayda 7 gün inşaat ustalığına giderek çalışma esası kabulü ile hazırlanan bilirkişi raporuna yılda 224 gün fizik çalışma itirazında bulunmuşsa da, Bölge Adliye Mahkemesi müteveffanın bakkal dükkanı işletmeciliğinden asgari ücret kazandığı ve çağrıldığında inşaat sıva ustalığı yaptığını kabul ettiğinden, her nekadar 2015 yılında sigortalı çalışması bilfiil 210 gün ise de, önceki yıllarda yapılan sigortalı çalışmalar da dikkate alındığında 4 aylık inşaat işlerinin faal olmadığı dönem de dikkate alınarak ayda bir hafta inşaat ustalığı yaptığı kabulünün ( yılda 56 gün) oluşa uygun olduğu kabul edilmiş,
bu yöndeki itiraza itibar edilmemiştir.
Davacının bilirkişinin son asgari ücret üzerinden hesaplama yapması gerektiğine ilişkin itirazının incelenmesinde, Yüksek Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, davacının ilk bilirkişinin hazırladığı 06/07/2017 tarihli raporuna itiraz etmeyerek talep artırımında bulunması, karara karşı bu yönde istinaf talebi de olmaması sebebiyle istinaf mahkemesince kararın kaldırılmasından sonraki değişen asgari ücrete göre hesap yapılmasını talep edemeyeceği, bu bağlamda bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu ( Y: 17.H.D. 2016/14618 esas-2018/10761 karar) anlaşılmış, itibar olunan bilirkişi raporu ışığında davacıların davasının kısmen kabulüne kara verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · E-imzalı. · Üye ... · E-imzalı. · Üye ... · E-imzalı. · Katip ... · E-imzalı.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/148, K. 2021/98, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama