KÜNYE
T. C. Ankara Asliye 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/223 Esas - 2022/850
- Esas no
- 2021/223 Esas
- Karar no
- 2022/850
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 08/04/2021
- Gerekçeli kararın yazım tarihi
- 01/11/2022
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
27/03/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya durumundaki müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğunu, kazayla ilgili Kahta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1416 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başladığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketince ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, kaza sonrası oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketince karşılanması için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını,
davalı tarafından ilk başvuru neticesinde davacının %100 haklılık ve %12 maluliyeti dikkate alınarak 129.341,00TL ödeme yapıldığını, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK tarafından %16 tespit edilen müvekkilinin maluliyetini yatırılan tutarın karşılamadığını, müvekkilinin kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.900,00TL maluliyet ve 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya 129.341,00TL ödeme yapıldığını, davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, müvekkil şirketi tarafından ödenen tazminatın uzman aktüere hesaplatılarak ödendiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise ödeme tarihindeki verilere göre TRH2010 mortalite tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davaya ilişkin delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, müvekkilinin sadece sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olacağını, zararın tespit edilmesi gerektiğini,
SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketinin temerrüde düşmediğini, davanın usulden reddini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına dosya eksikliklerinin tamamlanmasını ve ardından İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu aldırılmasını, davacının maluliyeti için İstanbul ATK İlgili İhtisas Dairesi'ne sevki sağlanarak maluliyet raporu aldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
... Sigorta A.Ş'ye, Kahta Devlet Hastanesi'ne, Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Adıyaman Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne, Kahta Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Adıyaman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin yargılama sırasında davacı vekilinin 17/10/2022 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 08/04/2021 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin 17/10/2022 tarihinde gönderdiği dilekçe ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, davacı tarafın feragat dilekçesi ekinde sunduğu belge de dikkate alındığında tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre;
feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (Bkz.
Halil Kılıç- 6100 Sayılı HMK 2. Cilt S. 2472 3. Paragraf), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... · ✍e-imzalıdır Hakim ... · ✍e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/223, K. 2022/850, 1 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama