KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı ... Davalı ... Birleşen ....esas Sayılı Dosyasında
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2022
- T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/780 Esas - 2022/321
- Esas no
- 2021/780 Esas
- Karar no
- 2022/321
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Vekili
- Av...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/10/2021
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/02/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/05/2022
Karar Metni
1.498 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
... Karar sayılı GÖREVSİZLİK ilamı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan dosyanın ve birleşen dosyanın yapılan açık yargılaması sonucunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil aleyhine davalı ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus icra takibi başlattığı, müvekkilin bankada işlem gerçekleştirirken hesaplarının bloke olduğunu öğrendiğinde takipten haberdar olduğu, takip dayanağının ...arasında imzalanan teminat senedi olduğunu, zorunlu unsurları sonradan doldurulmak yoluyla bono haline getirilmiş ve ciro edilemez kaydına rağmen ciro edilerek takibe konulduğu, iyi niyetten ve dürüstlükten uzak haksız takibin iptali, davacının borçlu olmadığının tespiti ve davalının asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının arabuluculuğa başvurmadığını, tanık dinletmesine muvafakatinin olmadığını, davacının teminat senedi iddiasının 3. Şahıs konumunda bulunması sebebiyle müvekkilinin dinlenmesinin hukuken mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır. Alacak davası niteliğinde olmadığından arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından dava şartlarının tamam olduğu kabul edilerek ön inceleme yapılmış, taraflar sulh olmadığından tahkikata başlanmıştır.
İİK nun 72. Maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında davacı takip borçlusu davalılardan...takip alacaklısıdır. Diğer davalılar ...ve ... ise senet lehtarıdır.
Uyuşmazlık; Senedin sözleşmenin teminatı olarak verilip verilmediği , senet fotokopisi üzerine elle yazılan teminat senedi açıklamalarının geçerli olup olmadığı, davalılar bakımından bağlayıcı olup olmadığı, senet teminat senedi ise senet hamili cirantanın bu senedin teminat senedi olduğunu bilerek senedi iktisap edip etmediği noktasındadır.
İcra dosyasının tetkikinde; Mer- Seramik tarafından davacı aleyhine 100.000,00 TL Miktarlı 05/07/2021 Tanzim Tarihli,15/08/2021 Vade Tarihli Senetten dolayı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı takibin kesinleştiği görülmüştür.
...ı getirtilerek incelenmiş takip alacaklısı ile davalı iş ortaklığını oluşturan şirketler arasında organik bağ tespit edilememiştir.
Dava değerine göre iddia ve savunmasının tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinletme talebi reddedilmiştir.
Bir senedin teminat senedi olduğunun kabulü için takip dayanağı senet üzerine neyin teminatı olduğunun açıkça yazılması ya da senede açık atıf yapan yazılı bir belge ile ispatlanmış olması gerekir. Ayrıca açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin vade ve tanzim tarihleri ile miktarının belirlenmesi gerekir.
Sözleşmede teminat olarak işverene 100.000,00 TL teminat verileceği yazmakla ise de davaya konu senede vade ve tanzim tarihlerini gösterir şekilde açıkça atıf yapılmamıştır.
Senet iş ortaklığı adına düzenlenmiştir. Senet aslı üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin ibare yer almamaktadır.
Davacı vekili Bononun zorunlu unsurlarının sonradan eklendiği ve teminat kaydı yazıyla senet üzerinde ".... İş oraklığı ", "Yüzbin" yazılarının aynı kişi yani şirket yetkilisi ...'ın elinden çıktığını ileri sürmüş davalı vekili de sözleşmeyi imzalayan şahsın Mehmet Kahraman olduğunu, bu şahsın şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, sözleşmenin ve yazılanların davalıyı bağlamadığını ileri sürmüştür.
Davacı ile davalı iş ortaklığı arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu davacının alt yüklenici olduğu ihtilafsızdır. Sözleşmenin kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı da iki tarafın kabulündedir . Sözleşmeyi imzalayan yetkisiz dahi olsa sözleşme ilişkisi benimsendiğinden vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince davalılar için geçerli bir sözleşme haline gelir. Kaldı ki davalının davacıya gönderdiği ihtarnamede de sözleşmenin ilgili maddelerine atıf yapıldığından sözleşmenin onaylandığı kabul edilmiştir.
Sözleşmenin konusu ....mescit inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işidir.
Sözleşmenin 9. Maddesinde, '' Bu işin teminatı 100.000 TL 'dır. Teminat olarak banka mektubu ,teminat çeki veya teminat senedi olarak alınacaktır. Bunun takdiri işverene aittir. İşin sadece geçici ve kesin kabulü yapıldığında kesin hak edişin onayından ve her türlü ibralaşma yapıldıktan sonra teminat iade edilecektir'' şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Senetten ayrı olarak düzenlenen belgede senedin fotokopisi üzerine yazılan yazıda .... sözleşmesine istinaden teminat senedi olarak alınmıştır. 3. Şahıslara ciro edilemez yazılmıştır.
Teminat senedi TTK da düzenlenmemiştir. Fakat uygulamada herhangi bir alacağın teminat altına alınabilmesi için teminat senedi düzenlenebilir. Teminat senedi düzenlenmesinde amaç ; teminat olarak verildiği borç ifa edilene kadar senedin lehtarın elinde kalması, borç ifa edildiğinde iadesi, ifa edilmediğinde lehtarın senedi tahsil edebilmesidir. Senet ciro edilmemişse lehtara karşı defi olarak ileri sürülebilir. Ciro edilmişse düzenleyen hamile karşı teminat iddiasında bulunamaz. Bir senedin teminat senedi olması senedi geçersiz hale getirmez. ...kararlarına göre senet üzerine yazılan Ciro edilemez bir menfi emre kaydı niteliğindedir. Bu durum senedin kambiyo vasfını etkilemeyeceği sadece nama yazılı olması sonucunu doğuracağı ve alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı görüşündedir.
Somut olayda senedin teminat senedi olduğu, ciro edilemez olduğu senet üzerine değil fotokopisi üzerine yazılmıştır. Senet aslı üzerinde yazmadığından senet hamili takip alacaklısının da iyiniyetli 3. Kişi olduğu gerekçesi senedin ve takibin yasal unsurlarında noksanlık bulunmadığı, takibin iptali şartlarının oluşmadığı, davalı ....'e karşı davacının kambiyo senedinin niteliği gereği cirantaya karşı senetten doğan borcu olduğu gerekçesi ile davalı Mer Seramik aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından, davalının tazminat talebi yerinde görülmemiştir.
Diğer davalılar bakımından ise, iş ortaklığının alt taşeronu olarak davacının işi aldığı ve sözleşmede teminat senedi verileceği yazılmıştır. Davalı taraf teminat mektubu, nakit teminat yada başka bir teminat senedi aldığını beyan etmemiştir. Sözleşmede 100.000 TL teminat verileceği de kararlaştırılmıştır.
Teminat alınması zorunlu değilse de senet fotokopisi çekildikten sonra bu fotokopi üzerine davalılar adına sözleşme imzalayan Mehmet Kahraman tarafından bu senedin teminat senedi olduğu belirtilmiştir. Senet aslı üzerine değil fotokopisi üzerine yazıldığından senedin sıhhatine tesiri olmadığı ancak sözleşmenin tarafı olan şirketler bakımından teminat senedi vasfında olduğu kabul edilmiştir. Bu yazıda senedin ciro edilemeyeceği kararlaştırılmıştır.
Senet ciro edildiğinden davacı senet hamilinin yaptığı icra takibinde icra dosyasında yapılan haciz ile dosyaya ödeme yapılmış ve yapılan ödeme takip alacaklısına ödenmiştir.
Davalı Yılkanur savunmasında senedin sözleşmenin teminatı olarak verilmediğini, davacının davalıya borcu olduğunu senedin borca istinaden verildiğini savunmuş ise de, davacıdan alacaklı olduğuna dair belge sunmamıştır. Aksine davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede 190.000 TL alacağın ödenmediği belirtilmiştir. Teminat olarak verilen senedi ciro eden davalılar icra dosyasına ödenen miktardan sorumlu tutularak yapılan ödemenin davalı iş ortaklığının tarafı olan şirketlerden müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı kötiyet tazminatı talep etmiş ise de İİK nun 72. Maddesin dayalı olarak açılan menfi tespit davasında kötüniyet tazminatı takibin tarafları leh ve aleyhine hükmedileceğinden davacının davalılardan talep ettiği kötü niyet tazminatının yasal şartlarının oluşmadığından tazminata hükmedilmemiştir.
Asıl dava sadece takip alacaklısı ve iş ortaklığının taraflarından Yılkanur İnşaat şirketine karşı açılmış, birleşen dava ile iş ortaklığının diğer ortağı ... Asfalt davaya dahil edilmiştir. Asıl ve birleşen davanın tarafları iş ortaklığını oluşturan şirketlerdir. İş ortaklığının taraf sıfatı bulunmadığından birleşen dava ile davalı tarafın taraf eksikliği tamamlanmıştır. Birleşen davadaki talep asıl davadaki taleple aynı olup birleşen dava ile usuli bir eksiklik tamamlanmıştır. İş ortaklığının tarafları yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından harç, yargılama masrafları ve vekalet ücreti bakımından her dosya için tahsilde tekerrür olmamak ayrı ayrı yargılama giderine hükmedilerek tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsil kararı verilmiştir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/780, K. 2022/321, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama