KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/562
- Karar No
- 2024/503
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
1.503 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/562 Esas - 2024/503 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/562 Esas
KARAR NO : 2024/503
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan ...A.Ş.
Kablo TV Şebekesinden Sayısal Ortamda İletilecek Radyo ve Televizyon Yayınları Sözleşmesi gereği davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarından tespit edilmesi üzerine davalı borçlu aleyhine ... ...İcra Dairesi'nin 2019/64 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, sözleşmenin 71.1 ve 12.3 madde hükümlerinin açık olduğunu, tarafların serbest irade ile imzaladıkları sözleşme kapsamında davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
2017 yılına ait 59.577,81 TL ve 2018 yılına ait 50.899,74 TL olmak üzere toplam 110.477,55 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek fazlaşa ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ...İcra Dairesi'nin 2019/64 sayılı dosyasında takip konusu alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı davaya karşı herhangi bir cevap vermemiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2019/64 esas sayılı takip dosyası, davacının ticari defter ve belgeleri ile tarafların Ba-Bs formları, taraflar arasındaki 22/05/2012 tarihli Radyo ve Televizyon Yayınları Sözleşmesi, bilirkişi kurulu raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı alacaklının faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlattığı Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2019/64 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.
Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 110.477,55 TL asıl alacağın tahsili amacı ile Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin 2019/64 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 06/02/2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 12/02/2010 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin alacaklı tarafa borcunun olmadığını, bu nedenle borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu,
davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 11/08/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 05/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, taraflar arasında 22/05/2012 tarihli ...AŞ.
Kablo TV Şebekesinden Sayısal Ortamda İletilecek Radyo ve Televizyon Yayınları Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya icra takibine konu edilen dönemlerle söz konusu yayın hizmetinin verildiğinin sabit olduğunun değerlendirildiği, davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin takip/dava konusu faturalarla sınırlı olmadığı,
davacının 04/04/2018 tarihi itibariyle takip/dava konusu yapılan 11 adet faturadan kaynaklanan bakiye 110.477,55 TL alacak kaydının varlığının takip tarihinden sonra ticari ilişkinin devam ettiği ve 31/12/2018 dönem sonunda davacının bakiye 122.302,13 TL alacak kaydının varlığının, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının takipte 110.477,55 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, merkez adresi İstanbul olan ve davaya yanıt vermeyen davalı defter kayıtlarının taraflarınca incelenemediği, istinabe yoluyla incelenmesi gerekip gerekmediği hususunda takdirin mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur.
Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir...
Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı).
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, verilen kesin süreye rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçındığı, bu nedenle davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların Ba -Bs formaları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 05/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı defterlerinin noter açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, takip ve dava konusu faturaların kayıtlara işlendiği,
31/12/2018 dönem sonunda davacının bakiye 122.302,13 TL alacak kaydının bulunduğu, takibe ise bundan daha az bir bedel olan takip konusu iki fatura bedeli 110.477,55 TL üzerinden başlandığı, teknik yönden yapılan incelemede takibe konu faturalara konu radyo ve televizyon yayını hizmetinin davacı tarafından davalıya verildiği, davalı tarafından ise faturaya itiraz edildiğinin, iade faturası düzenlendiğinin veya fatura bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/562, K. 2024/503, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama