KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/493
- Karar No
- 2025/390
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/493 Esas - 2025/390 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/493 Esas
KARAR NO : 2025/390
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ
Av. ... [16712-17045-33936] UETS DAVALI : ...
DAVA
İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2025
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında ticari ilişki çerçevesinde çelik işlerine ilişkin 31/12/2021 tarih ve ..... numaralı kdv dahil 150.000,00 TL fatura ile 30/06/2022 tarih ve ..... numaralı kdv dahil 540.000,00 TL'lik iki adet faturanın davalı tarafından düzenlenmiş olduğunu, bu faturaların toplam kdv dahil 690.000.00 TL bedelli olduğunu, söz konusu faturaların, taraflar arasında ihtilaflı olmadığını, davacı tarafından 2021 yılında kesmiş olduğu kdv dahil 150.000 TL olan ...... numaralı fatura alacaklarının 03/12/2021 tarihinde 50.000 TL,
30/12/2021 tarihinde 100.000 TL olmak üzere davacı şirketçe ekte sunduğu dekontlardan anlaşılacağı üzere ödediklerini, davalı tarafından 2022 yılında kdv dahil 540.000,00 TL olan faturanın ise yine ekte sunulan dekont ve cari kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 22/02/2022 tarihinde 40.000,00 TL, 29/04/2022 tarihinde 20.000,00 TL, 10/06/2022 tarihinde 150.000,00 TL, 14/06/2022 tarihinde 30.000,00 TL, 08/07/2022 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 290.000 TL tutarındaki bölümünün banka yoluyla ödendiğini, davalının bu ödemeyi dikkate almadan 2022 yılında kestiği 540.000,00 TL tutarındaki faturanın tamamı için ... ......
E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığını, haksız ve gerçek dışı bu takip nedeniyle, icra tehdidi ve haciz baskısı altında, davacı kalan 250.000,00 TL borcunun yanında, daha önce ödediği 290.000,00 TL asıl alacak ve bu alacaktan kaynaklı faiz ferileri vekalet ücreti ile masraflarını da ikinci kez ödemek zorunda kaldığını, bu fazla ödemenin, davacının iradesi dışında, sırf takibin durdurulması amacıyla yapılmış olduğunu,
hukuken geçerli bir borcun ifası olmadığını belirterek öncelikle mal kaçırma riski olan davalı tarafa icra tehdidi altında ... ..... esas numaralı dosyasına ödenen bedelin tedbiren durdurulması ile alacaklı hesabına geçmesinin engellenmesini, mümkün olmadığı taktirde öncelikle teminatsız olarak mahkemece uygun görülmediği taktirde uygun görülen teminat karşılığında taşınır taşınmaz mal ve hakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, icra tehdidi altında fazladan ödenen şimdilik 290.000 TL asıl olacak ile freelerinin bankalarca uygulanacak en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirahatını istemiştir.
CEVAP
Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER
... .... esas numaralı takip dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibi nedeni ile yapılan ödemenin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı,
arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde tarafların tacir olması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun istirdat talebine ilişkin bulunduğu, dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği, davacı vekilinin 10/06/2025 tarihli dilekçesindeki beyanına göre sehven arabuluculuk süreci yürütülmeden dava açıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, davada arabuluculuk müessesesini özel olarak düzenleyen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin öncelikle uygulanması gerektiği,
eldeki ticari davada ise arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/493, K. 2025/390, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama