KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2021
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/141 Esas - 2021/471
- Esas no
- 2018/141 Esas
- Karar no
- 2021/471
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/01/2021
- Karar tarihi
- 08/02/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/09/2021
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.07.2013 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, davacıların oğlu ve kardeşi olan ... ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... ...'in hayatını kaybettiğini, kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ve ... ... için ayrı ayrı 200.000 TL manevi tazminat ile 1.000 TL maddi tazminatın, Lütfi ... ... için 100.000 TL manevi tazminat ile 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 13.08.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, hastanede masrafları talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, müteveffanın kardeşinin tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketince 17.220 TL ödeme yapılması nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını, olay tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığını, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müteveffanın koruyucu kask, dizlik kullanmadığını, müteveffanın asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Asıl dava; trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, hastane masrafları ve manevi tazminatın tahsili, birleşen dava bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan fazla kısma ilişkin tazminatın tahsili taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili. 9.7.2013 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... ...'in kullandığı bisiklete çarpması sonucu müteveffanın hayatını kaybettiğini ileri sürerek anne , baba ve abisi için destekten yoksun kalma tazminatı, hastane giderleri ile manevi tazminatın tahsili, Birleşen davada bilirkişi tarafından tespit edilen miktardan talep edilmemiş olan kısmın tahsili talebine ilişkindir.Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili; yasaya uygun başvurunun olmadığını,kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffanın kardeşinin maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, 17.220,00 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili ölen çocuğun bisiklet için gerekli ekipmanlarının bulunmadığını, ceza mahkemesinde kusur durumunun kesinleştiğini, kusurun ölen çocıkta olduğunu, anne babanın bakım ve gözetim görevini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Ankara ...
Ceza Mahkemesinin ... sayılı kesinleşmiş karar sureti ile kusur raporunun geldiği, davalı sürücünün kavşağa hızlı olarak girdiği, ters istikametten gelip karşıya geçmek isteyen müteveffaya çarptığı,asli kusurun müteveffada olduğunun kabul edilmiş olduğu görülmüştür.
Araç trafik kaydı, hasar dosya ve poliçesi celp edilmiş; kaza tespit tutanakları ve ekleri , sigorta şirketine başvuru ve tebliğ belgesi ,sigorta ödeme dekontu, tarafların sosyal ekonomik durum tespitleri yapılmış, kusur ve Aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış, kazada müteveffanın % 60, davalı sürücünün % 40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş;
mahkemece kusur oranının olayın oluş biçimine uygun olduğu kabul edilmiş, müteveffanın kaza sırasında 15 yaşında olduğu göz önüne alındığında anne babanın bakım ve gözetimi altında olduğundan söz edilemeyeceği, bisiklet kullanımı için kask zorunluluğunun olmadığı,abinin kaza sırasında 21 yaşında olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği görülmüş, aktüerya bilirkişisinden ödeme mahsup edilerek rapor alınmış;
davacılar vekilince dosyaya sunulan 21.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinin bilirkişi raporuna göre ıslah edildiği ve anne baba için 200.000,00 TL er,abi için 100.000,00 TL olarak talep edilen manevi tazminatın her bir davacı için 50.000,00 TL olarak talep edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 1000,00 TL olan maddi tazminat taleplerinin 500 TL, destekten yoksun kalma , 500,00 TL hastane gideri olarak hasretmiş ise de bilahare hastane gideri için rapor taleplerinin olmadığını bildirmesi nedeniyle bu konuda bilirkişiden rapor alınamamış, Hasar dosyasında davacılara yapılan ödemeler bildirilmiş olduğundan bilirkişiden güncelleme yapılarak raor alınmış;
anne , baba ve abisi için müteveffanın kaybı nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün telafisi mümkün değil ise de bir nebze karşılanması amacıyla davacıları zenginleştirmeyecek, davalıları ödeme güçlüğüne düşürmeyecek oranda ıslah ile bildirilen rakam gözetilerek değerlendirilmiş, herne kadar davacı vekilince ıslah dilekçesinde manevi tazminatın sehven 50.000,00 TL şer olarak yazıldığı ileri sürülmüş ise de davalı tarafça bunun kabul edilmediği, ıslah dilekçesinde her bir davacı için açıkça 50.000,00 TL olarak yazıldığı,
davalı tarafça bu rakam üzerinden ölenin asli kusurlu olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de; manevi tazminat miktarının tespitinde manevi olarak zarar görenlerin acılarının telafisinin gözetilmesi gerektiği,ve mmanevi tazminat miktarlarının buna göre değerlendirildiği, davacı talebinin ıslah ile bildirdiği miktarın kısmi feragat şeklinde değerlendirilmesinin söz konusu olduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/141, K. 2021/471, 15 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama