KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2019/155 Esas - 2022/757
- Esas no
- 2019/155 Esas
- Karar no
- 2022/757
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 05/04/2019
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/05/2019
- Karar tarihi
- 18/02/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/11/2022
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Ankara Şubesi ile dava dışı ... arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinin imzalanarak, borçluya krediler kullandırıldığını, davalı ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme borcunu yerine getirmeyen borçlular için ..... yevmiye sayılı hesap kat ihtarının borçluların adreslerine gönderildiğini, ancak borç ödenmediğinden Ankara ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu ...'ın borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibine devam edebilmek için müracaat zorunluluğunun doğduğunu, dava dışı borçlu ile imzalanan kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalının sözleşme koşullarını en baştan kabul ettiğini, sözleşmenin 70. Maddesine göre davalı kefilin kefaletinin, asıl borçlunun müvekkil bankaya olan borçlarının sona erinceye kadar devam ettiğini,
kefaletin sona erebilmesi için asıl borçlu firmanın alacaklıya hiç bir borcunun kalmamış olması ile bankanın kefili ibraz etmesinin gerektiğini, borçluların kullandırılan kredileri süresinde ve kararlaştırılan miktarda ödemeyerek, temerrüde düştüklerini, kredi sözleşmesinin 75. Maddesine de alacağın kısmen veya tamamen muacceliyet kazanması halinde bankanın takibe geçebileceği yönünde düzenlemenin bulunduğunu, davalının imzalamış olduğu sözleşmeye uyarınca bankaya borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalı kefil aleyhine icra takibinde devam edilmesinin hukuka uygun olduğunu belirtilen nedenlerle borçluların Ankara ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle;1. Müvekkil Bankanın Ankara Şubesi ile davalı ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalanmış ve imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığı, Davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına da bu kapsamda müvekkil banka lehine rehin tesis edildiği, Davalıya bir sureti ekte yer alan ihtarname gönderilmişse de borç ödenmediği, Bunun üzerine davalı hakkında Ankara ...İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası üzerinden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmıştır.
Davalı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak takibe, borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olup İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, öncelikle tarafımıza satış izni verilmesini, borçlunun haksız itirazlarının iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili birleşen davada özetle; bilirkişi raporuna karşı verdiği 07/09/2020 tarihli dilekçesinde; aynı borca ilişkin Ankara ...İcra Müdürlğüünnü ... takip sayılı dosyasında müşetrek borçlu hakkında takip yapıldığı ve Ankara .... ATM .... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığının, bu durumun dikkate alınmasına ayrıca banka ile müvekkili arasında borcun yapılandırılması hususunda protokol yapıldığını beyanda davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili, banka ile borçlu ... arasında imzalanan genel nakdi ve Gayrı nakdi Kredi Sözleşmeleri gereğince krediler kullandırıldığını, davalı ... ‘ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borçların ödenmemesi üzerine hesap kat edilip ihtarnamelerin çekildiğini asıl davada kefil ..., birleşen davada borçlu.... ... aleyhine yapılan takiplere itiraz edildiğini ileri sürerek ayrı ayrı eldeki davaları açmıştır. Davalılar cevap vermemiştir.
Ankara ...İcra müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyası celp edilmiş, Kredi Sözleşmesine dayanılarak asıl davaya dayanak ... sayılı dosyasında ... aleyhine ticari kredili mevduat hesabı, teminat mektubu borcu, taksitli ticari kredi alacağı, gayrı nakdi çek kredi alacağına dayanılarak toplam 266.346,00 TL alacak ile 3.200,00 TL gayrı nakti çek riski için depo talebinde bulunulduğu, Birleşen davaya dayanak ... sayılı dosyada Taşınır Rehninin paraya çevrilmesi yoluyla borçlu .... ... aleyhine kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeni ile ... plakalı araç için 64.280,00 TL üzerinden takip yapıldığı,
her iki takibe borçlular tarafından itiraz edildiği görülmüştür.
Takibe dayanak 22.11.2016 tarihli 300.000 TL limitli Genel nakdi ve Gayrınakdi kredi sözleşmesi ve 14.8.2017 tarihinde 36 ay vadeli Taksitli ticari Kredi sözleşmesinin imzalandığı, asıl borçlu tarafından teminat mektubu verildiği görülmüş, dayanak sözleşmeler,hesap kat ihtarları , ilgili belgeler ve uygulanan faiz oranları celp edilmiş,yerinde inceleme yetkisi verilen uzman bilirkişiden asıl ve birleşen dava yönünden rapor alınmıştır.
Hernekadar Ankara ...İcra müdürlüğü .....sayılı dosyasında aynı sözleşmeden kaynaklanan takip nedeni ile ipotekli taşınmaz satışının yapıldığı görülmüş ise de; satışın davadan sonra gerçekleştiği, eldeki davada itirazın iptali talep edildiğinden takip tarihi itibari ile değerlendirme yapılması gerektiği; aynı alacağa ilişkin tahsilatlarda tekerrür olmaması hususunun infazda nazara alınması gerektiği gözetilerek kefil yönünden kefalete ilişkin yasal unsurların bulunduğu da değerlendirilerek bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/155, K. 2022/757, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama