KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2021
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/148 Esas - 2021/622
- Esas no
- 2020/148 Esas
- Karar no
- 2021/622
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2020
- Karar yazım tarihi
- 10/12/2021
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
davalı ... tarafından yapılan kazı çalışmaları neticesinde hasarın meydana geldiği yer, hasar tespit tutanağı, hasar tespit görevlisi, fatura tarihi ve no, fatura tutarı, listede yer alan 24 ayrı mahalde davacıya ait iletkenlerde tesislerde ve varlıklarda hasara sebebiyet verildiğini, söz konusu olaylar neticesinde davalıya hasar bedelinin ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığını, bu nedenle oluşan zararın tazmini için davalı aleyhine Ankara ...
Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, ancak borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinde tarafların anlaşamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya yapılan kazı çalışmaları ile ilgili olarak çekilen faxlarda söz konusu yerlerde çalışma yapılacağı, çalışmalar esnasında davacıya ait tesislerin zarar görmemesi için yetkili bir görevlinin kazı yapılacak alanda görevlendirilmesinin bildirildiğini, davalının gerekli önlemleri aldığını, çalışma yapılacağına dair davacıya bilgi verildiğini, davalı tarafından çalışma yapılan alanlara görevli veya kılavuz göndermeyerek üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, kayıtların incelendiğinde bildirilen bazı adreslerde çalışmanın yapılmadığını bazı adreslerde ise yüklenici firmalar çalışmaların yapıldığını, bu kazılarda oluşan hasarın sorumluluğunun yüklenici firmalara ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle. Davaya konu 94 ayrı mahalde gerçekleşen yer altı ve yer üstü elektrik şebekesinde meydana gelen hasarların 83'ünün davalı ... tarafından yapılan veya yaptırılan yer altı kanalizasyon içme suyu ve yağmur suyu şebekesine ilişkin kazı çalışmaları sırasında meydana geldiği, davacının talebine konu 11 ayrı hasardan 3 hasarın dava dışı Fen İşleri Başkanlığının yol kaldırım çalışmasına ilişkin olduğu,
diğer 8 hasarın ise davalıya ait şebeke çalışmaları sırasında meydana geldiğine dair bir bulgunun mevcut olmadığını, davaya konu tüm hasarların davalının kazı yapacağı alanlara ait önceden yer altı elektrik şebekesine ait projeleri temin etmeden ve yer altı tesisi mevcut olan mahallelerde gözlemci bulunmasını sağlamadan kazı yapılmasının ve yaptırılmasının yanında kazı yapanın çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli gerekli önlemleri almaması dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucunda meydana geldiği,
olaylarda davacının yer altı tesislerinin mevzuata aykırı döşediğine dair bir bulgu olmamasına bağlı olarak kazı yapanların tam kusurlu olduğu, davalının kazıları tamamının kendisinin yapmamış olsa dahi iş sahibi olarak sorumluluğu olacağını, olayın haksız fiil olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği zararın tutarının toplam 12.699,33 TL olacağı şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dava haksız fiile dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacıya ait yer elektrik şebekesi üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde 94 ayrı tarihte hasar meydana geldiği, davacı tarafından 46.195,16 TL üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı, ancak iş bu davada malzeme bedeli olan 14.546,75 TL ile bu alacağın faizi olan 238,58 TL'nin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyaya ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hükme esas alınan 18.05.2021 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, davalı kurumca sorumlulukları olmadığı bildirilen 22.10.2018 tarihli kazı çalışmasında davalı kuruma ait tabelanın görüldüğü, 23.09.2018 tarihli kazıda ise kanalizasyon borularının kazı alanında görüldüğü, yine 27.09.2018/10.01.2018/18.09.2018 tarihli kazılarda davalıya ait kanalizasyon beton büzlerinin ve kapaklarının görüldüğü,
Ancak 16.09.2018/14.09.2018/15.10.2018 tarihli kazıda davalı tarafından kazı yapıldığına dair bulguya rastlanmadığı, 16.10.2018/05.11.2018 tarihli kazıların ise kazı mahallinin kapatılması nedeniyle kim tarafından yapıldığının anlaşılamadığı,
14.10.2018/19.10.2018 ve 20.10.2018 tarihli kazıların ise dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından yapıldığı değerlendirilmiştir.
Bu suretle davalı tarafından yapıldığı kabul edilen kazı çalışmaları sırasında kazı yapılacak yerde elektrik su şebekesinin olup olmadığının kontrol edilmediği, gerekli tedbirlerin ve Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliği gereğince gerekli izinlerin alınmadığı,
davacı kurumdan gözlemci talep edildiğinin davalı yanca iddia edilmesine rağmen ispatlanamadığı anlaşıldığından davalının meydana gelen hasar nedeniyle tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, yine rapor gereğince davacının ancak gerçek zararını talep edebileceği anlaşıldığından kullanılan malzeme bedellerine ilişkin olarak gerçek zararın 12.224,80 TL olduğu anlaşılmış, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı alacağı likit olarak kabul edilmeyerek davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/148, K. 2021/622, 19 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama