KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/5
- Karar No
- 2022/93
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
Karar Metni
1.811 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2021/5 Esas
KARAR NO : 2022/93
DAVA
İtrazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/01/2021
KARAR TARİHİ : 10/02/2022
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ile dava dışı asıl borçlu ...
Tasarım Ltd Şti firması arasında akdedilen 14.04.2015 tarihli 1.250.000 TL tutarlı kredi sözleşmelesi uyarınca davacı borçluya kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçlular ... ve ... ise takip talebinde de belirtildiği üzere söz konusu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillere ....Yevmiye Numaralı ile kat ihtarnamesi keşide edilmiş ve kendilerine usulüne uygun bir mehil verildiğini,
ihtarnamede belirtilen borcun verilen süre içinde ödenmemesi üzerine davalılar temerrüde düşmüş ve hakkında fazlaya dair hakları saklı tutmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Ankara ... Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar iş bu sözleşmeyi ilgili maddeleri okuyup kabul ve taahhüt ettiğini şube personeli huzunda kendi el yazıları ile belirttiklerini,
tüm bu nedenlerle davalıların takip talebinde yer alan borcun tamamına faize ve tüm fer’ilerine ve sair alacaklara yönelik tüm itirazları gerçeklikten uzak ve mesnetsiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıların icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı haksız itirazının iptali ile davalılar yönünden takibin 2.312.563,13 TL üzerinden tüm ferileri ile birlikte devamına, davalıların %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Ortada usulüne uygun ve hukuken geçerli bir icra takibi bulunmadığını, itirazın iptali davaları için bir dava şartı olan bu hususun yokluğu davanın usulden reddini gerektirdiğini, ayrıca davaya konu takip yetkili bir icra dairesinde açılmadığını, dolayısıyla davanın tüm bu yönleriyle usulden reddi gerektiğini, davacı bankanın dilekçesinde atıf yaptığı tüm sözleşme hükümleri T.B.K hükümleri kapsamında genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu, öncelikle banka karşısında güçsüz durumda olan davalı aleyhine olan tüm sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılmasının kabulü gerektiğini,
davaya dayanak gösterilen kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi usule ve yasalara aykırı olduğunu, azami sorumluluk miktarı, kefalet tarihi, el yazısı, eş rızası gibi kanunda kefalet için aranan şartlar kefalet sözleşmesinde mevcut olmadığını, yasal şartları taşımayan kefalet sözleşmesi hukuken geçersiz olduğundan davaya dayanak icra takibi ve iş bu dava da dayanaktan yoksun kaldığını, hal böyle iken davanın bu sebeple de reddi gerektiğini, davalının davaya konu böyle bir borcu bulunmadığını, dayanak gösterilen sözleşmelerin geçersiz olduğunu, bankanın davalıya yöneltebileceği hukuki ve meşru bir hakkı bulunmadığını,
öte yandan icra takibine konu edilen faiz alacağı da fahiş ve hukuksuz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalının kefili olduğu 06/07/2012 tarihli kredi ile 14/04/2015 tarihli kredi nedeniyle kefaleti bulunmakta olduğunu, iş bu kefalet konusu borçlar davacıya ödendiğini, davanın temeli olan icra takibi ekinde bulunduğu ve davalıya tebliğ edildiği üzere ...yevmiye numaralı ihtarnamesine konu kredi 26/05/2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kullandırıldığını, davalının iş bu kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmadığını, 14/04/2015 tarihli kredi sözleşmesine istinaden davalıdan alınan genel kefalet sözleşmesi 26/05/2017 tarihli kredi sözleşmesine karşılık kullanılamayacağını ve davalı kefaleti olmayan borçtan sorumlu tutulamayacağını,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalının sorumlu olacağı düşünülse dahi sorumluluğunun 1.250.000,00 TL limite kadar olduğu yasa gereği olduğunu, davacı tarafından dosyaya faiz genelgesi sunulmadığını, temerrüt faizinin hesabı tarafımızdan denetlenemediğinden temerrüt faizine itiraz ettiklerini, yine davaya konu icra takibinde davalının sınırlı olarak verdiği kefalet nedeniyle sorumluluğuna dayanarak icra takibi yapan davacının tüm borçtan davalının sorumlu tutması ve bunu ayrıca icra takibinde belirtmemesi hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Deliller toplanmış, Ankara ... Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celbolmuş incelenmesinde alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ... Tasarım Ltd.Şti, .... ve ... hakkında başlatılan ilamsız takipte davalılar dahil gerçek kişi borçlular yönünden 1.896.520,04 TL asıl alacak, 1.503.389,04 TL işlemiş temerrüt faizi, 75.169,45 TL BSMV, 4.085,54 TL masraf olmak üzere toplam 3.479.164,07 TL alacak talebi yönünden gayri menkul satış (34) İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür edilmemesi kaydıyla talepte bulunulduğu davalı borçlular ... ve ... tarafından yapılan itiraz üzerine takibin bu borçlular yönünden durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Garimenkul Satış İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası örneğinin temini ile incelenmesinde alacaklı .... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ... Tasarım Ltd.Şti, ... hakkında 1.700.000,00 TL alacak talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ipotekli taşınmazların 15.09.2021 tarihinde toplam 890.000,00 TL üzerinden satışının yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile gerektiğinde davacı banka şubesi kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda özetle; " Davacı banka ile dava dışı ... Tasarım Ltd.
Şti. arasında sözleşmeler imzalandığı, davalı ...”ın 06.08.2010, 06.07.2012 ve 14.04.2015 tarihli sözleşmelerde davalı ...'nin ise 06.07.2012 ve 14.04.2015 tarihli sözleşmelerde kefalet imzalarının mevcut olduğu, söz konusu kefaletlerin TBK hükümlerine uygun şekilde tesis edildiği, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin zamanında yapılmaması nedeniyle asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillere...
Yevmiye Numarası ile kat ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamede ... Tasarım Ltd.
Şti.'ne kullandırılan krediler nedeniyle 23.01.2019 itibariyle 1.832.105,45 TL nakdi borcun bulunduğu belirtilerek bu tutarın 1 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 29.01.2019 tarihinde ...'ın adresine ulaştığı yine 29.01.2019 tarihinde ... ve asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği, davalı ...'ın 06.08.2010, 06.07.2012 ve 14.04.2015 tarihli sözleşmelerde davalı ...'nin ise 06.07.2012 ve 14.04.2015 tarihli sözleşmelerde kefalet imzaları mevcut olduğu, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında son olarak 26.05.2017 tarihli sözleşme imzalanmış olduğu,
davalıların bu sözleşmede kefalet imzaları bulunmadığını, taksitli kredilerin 26.05.2017 tarihinden önce açılarak kullandırıldığı, diğer bütün kredilerin ise 26.05.2017 tarihinden sonra açıldığı ve kullandırıldığı, kredili mevduat hesabının 27.02.2007 tarihinde açıldığı ve asıl borçlu firmaya kullandırılmaya başlandığı, lakin bu kredinin 26.05.2017 tarihinden sonra birçok kez sıfırlandığı ve tekrar kredi kullandırıldığı da görüldüğü, kredili mevduat hesabından kaynaklanan banka alacağından da davalıların sorumlu tutulamayacağı kanaatine ulaşıldığı,
davacı banka tarafından yayınlanan faiz oranları konulu 05/11/2018 tarihli genelgede sözleşmede yer alan %100 fazlası şeklindeki ibarenin %50 fazlası şeklinde değiştirildiği, davacı bankanın Cebeci şubesinde yapılan incelemelerde davalıların sorumlu oldukları kredilerin akdi faiz oranlarının %16,80 ve %17,76 şeklinde olduğu, kredilerin kat tarihi 23.01.2019 ihtarnamenin davalılara ve asıl borçluya tebliğ tarihi 29.01.2019 ödeme için verilen süre 1 gün olduğu,
bu duruma göre, 31.01.2019 (Pazartesi) gününden başlamak üzere davalıların temerrüt hali oluşmakta ve bu tarihten başlamak üzere temerrüt faizi hesaplanması gerektiği, takip tarihi ise 16.06.2020 tarihi olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan talep edebileceği tutarın 130.318,50 TL asıl alacak, 47.471,64 TL temerrüt faizi, 2.373,58 TL BSMV, 4.085,54 TL masraf olmak üzere toplam 184.249.26 TL olduğu" ifade edilmiştir.
Dava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakit alacağın tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe davalı müteselsil kefil borçluların itirazının iptali talebine ilişkindir. Davacı vekilinin 01.06.2021 tarihli kısmi feragat dilekçesinde davalıların sorumlu oldukları tutarın 888.793,42 TL asıl alacak 703.506,18 TL işlemiş temerrüt faizi, 35.175,29 TL BSMV ve 4.085,54 TL masraf olmak üzere toplam 1.631.560,43 TL olduğunu tespit ettiklerini belirterek davalarının 681.002,70 TL tutarındaki kısmından feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı banka ile dava dışı borçlular ... Tasarım Ltd.Şti arasında imzalanan 06.08.2010 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinde davalı ...'ın, 06.07.2012 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde ve 14.04.2015 tarihli 1.250.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde ... ve ...'nin müteselsil kefaletinin bulunduğu,
müteselsil kefil davalıların asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu gösterir sicil gazetesi örneği dosya kapsamına sunulmuş olmakla TBK 584 maddesinde ön görülen koşul ve istisnanın gerçekleştiği öte yandan asıl borçlu şirkete hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmiş olduğundan asıl borçlunun ifade gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmış olması karşısında TBK 586 maddesi kapsamında müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen nakit alacağın müteselsil kefillerden de talep edilebileceği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı banka ile davalı dava dışı asıl borçlu ...
Tasarım Ltd.Şti arasında imzalanan ve davalıların müteselsil kefil olduğu, genel kredi sözleşmesine istinaden 2016 tarihinde açılarak kullandırılan 3 ayrı taksitli ticari krediler nedeniyle dava dışı asıl borçlu yanında müteselsil kefil davalıların ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu oldukları, sözleşme hükümleri nazara alınarak bilirkişi tarafından ek raporda yapılan hesaplama neticesinde takibe konu 3 ayrı taksitli ticari krediden kaynaklanan ve ödenmeyen varlığı ve miktarı kanıtlanan davacı banka alacağına ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne,
aynı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak asıl borçlu hakkında başlatılan ipotek takibi nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere kabul edilen alacak tutarı üzerinden takibin devamına, yargılama aşamasında davacı vekilinin vekaletnamesindeki feragat yetkisine dayalı olarak feragat edilen 681.002,70 TL dava değerine ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının kanıtlanamayan 1.447.311,17 TL dava değeri yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, ipotek takibinde dava tarihinden sonra yapılan tahsilatın icra müdürlüğünce infaz aşamasında nazara alınmasına,
alacak likid bulunduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
10/02/2022 · Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 28.02.2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/5, K. 2022/93, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama