İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/779 K.2023/264

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

Esas2021/779Karar2023/264Tarih14 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.046 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2021/779
Karar No
2023/264
Karar tarihi
14 Nisan 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.046 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO

2021/779 Esas

KARAR NO : 2023/264

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... -

VEKİLİ

Av. ... -.... DAVALI : ... -....

VEKİLİ

Av. ... -....

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/12/2021

KARAR TARİHİ : 14/04/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, alacağının sağlanması amacıyla ....

Esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında danışmalık ve hizmet faturasına ilişkin olarak 81.410,07 TL. alacak talebiyle icra takibine geçildiğini ve ilamsız takiplerde ödeme emri no örnek 7 davalı şirkete gönderildiğini, Borçlu şirket vekili tarafından süresinde borca İtlirazda bulunulduğunu, .... takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalı şirket ifa yükümlüğünü yerine getirmemesinin davacı şirket açısından bir önemi kalmadığını, borçlu şirketin bu ve benzeri yönde bir hareketi zaten söz konusu olmadığını davacı,

yapmış olduğu hizmete karşılık alacaklarının tahsili için davalıya karşı başlatmış olduğu ilamsız İicra takibi ile 31.05.2021 tarih, ... nolu 7.830 Euro bedelli faturaya ilişkin takip tarihindeki kur üzerinden 81.410,07 TL tutarındaki ödenmeyen alacaklarını talep ettiğini belirterek davanın kabulüne, .... Esas sayılı dosyasında vaki itirazının şimdilik 1.000.00-tl'sinin iptaline ve takibin devamına.

Borçlu şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının dava tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

İlgili icra dosyasına kendileri itiraz edildiğini, İlgili icra dosyasına itiraz edilmiş olduğundan dava dosyası kapsamındaki tüm tebligatların kendisine yapılması gerektiğini, İş bu sebeple dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı asile tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İş bu sebeple davalıya yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, Davalı şirket ile davacı arasında hizmet ilişkisi kurulmadığını, davalı aleyhine başlatılan 81.410,07 TL bedelli takibe ilişkin davalının borcu bulunmadığını, Bu sebeple de borca itiraz edildiğini, Davacının her ne kadar alacaklı yan alacak konusunu faturaya dayandırmış ise de;

bahse konu fatura alacaklı yana iade edildiğin, davalının alacaklı olduğunu iddia eden yana herhangi bir borcu olmadığı gibi kesmiş olduğu iade ettiğini, Davacı ile davalı arasında usulüne uygun olarak tanzim edilmiş bir sözleşme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında sözleşme bulunsa dahi sözleşmenin geçerlilik şartları irdelenmediğini, Davacı tarafça her ne kadar bir kısım evrak ve belgelerinin sunulduğu iddia edilmiş ise de bahsi geçen evraklar UYAP üzerinden yapılan incelememizde tespit edilemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Mahkememizce mali müşavir ve nitelikli hesaplar uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 14.06.2022 tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmeye rastlanılmamakla birlikte dosyaya sunulmuş bulunan mail yazışmalarından ve davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 08.12.2020 tarih ve ... no.lu toplam 39.485,31 TL

tutarlı fatura ve fatura içeriği, söz konusu fatura üzerine davalı şirket tarafından, davacı

şirkete, ... A.Ş. ... Ticari Şb. aracılığıyla 07.01.2021 tarihinde gönderilen

39.485,31.TL.ödemenin, davacı ile davalı arasında bir hizmet alımının varlığını gösterdiği, 08.12.2020 tarih ve ... no.lu toplam 39.485,31 TL tutarlı fatura içeriğinden 29 personel için hizmet alımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket yetkilisi

... tarafından , davalı firma yetkilisi ...’na

gönderilen 19 Aug 2020 tarihli mail yazısı ile ....’e ödemeleri gereken 300 EUR.

.... vizesi Başvurusu (....) fiyatını 270 EUR. ‘ya düşürebileceklerinin

belirtildiği, bu konuda taraflar arasında başkaca bir yazışmanın bulunmadığı, kişi başına idata

vize başvuru hizmet bedelinin 270 Euro olduğunun kabulü halinde 270 x 29 = 7.830 EUR.

hizmet bedeli talep edilebileceği, .... E. sayılı dosyası ile 01.06.2021 tarihinde yapılan

ilamsız icra takibinde, davacı şirket tarafından, davalı şirketten 81.410,07.TL.’sının tahsilinin

talep edildiği, borcun sebebi kısmında, 03.05.2021 tarih ve ... nolu 7.830

EUR bedelli fatura alacağı, 31.05.2021 günü saat 15:30’da belirlenen gösterge niteliğindeki

... Efektif Satış Kuru 1 EUR 10.3972 TL. 81.410,07.TL. açıklamasının

bulunduğu, Takip tarihinden 1 gün öncesi olan 31.05.2021 tarihindeki saat 15:30’da

belirlenen gösterge niteliğindeki ... Efektif Satış Kuru 1 EUR 10.3972

TL.’sı olduğu, buna göre ;

7.830 EURO x 10.3972 = 81.410,07.TL. takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak

miktarı sonucuna ulaşıldığı," şeklinde görüş bildirmiştir.

Turizm İşletmecisi bilirkişiden alınan 23/03/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 08.12.2020 tarih, ... sayı ve 39.485,31 TL bedelli fatura ile 03.05.2021 tarih, ... sayılı ve 77.943,74 TL bedelli faturada belirtilen hizmetlerin birbirinden ayrılmasının uygun olmayacağı, Davaya konu fatura içerisinde belirtilen hizmetlerin özel bilgi gerektirmesi nedeni ile davalı yararına olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.

Davacı, davalının ....'da yaptığı projede çalıştırılmak üzere Türkiye'den 20'şer kişilik 2 grup halinde toplamda 40 personel götürmek istediklerini belirtmesi üzerine süren görüşmeler sonunda ....'ya gönderilmek istenilen personele ilişkin olarak kısa süreli çalışma vizesi için güncel fiyat teklifi istediğini, davalının 33 kişilik liste gönderdiğini, 270 Euro fiyat teklifi verildiğini, davalının teklifi kabul etmesi üzerine vize çalışmalarına ilişkin çalışmanın başladığını, davacı tarafından 29 davalı şirket çalışanı için kısa süreli çalışma vize başvurularının yapıldığını, davacı tarafından vize başvuru ücretleri,

her bir çalışan için sağlık sigorta poliçesine ilişkin ödemeleri yaptığını, davalının ise davacıya toplamda 39.485,31 TL ödeme yaptığını, ancak vize başvuru ücreti ile seçme ve yerleştirme bedeli olan 9.000,00 Euro'nun ödenmediğini beyanla öncelikle kısmi dava ikame ederek takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, daha sonra talebini ıslah ederek 81.410,07 TL alacağın tahsilini istemiş, davalı ise usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

.... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından 81.410,00 TL asıl alacak üzerinden 7.830 Euro bedelli fatura alacağının tahsili için takip başlatıldığı, davalının borca faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

.... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Hizmet sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 393. maddesinde, "Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.

Hizmet sözleşmesinin satış, kira gibi akitlerden ayırımında bir zorluk bulunmamasına karşılık, vekalet, istisna gibi akitlerden ayrılmasında büyük güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Bu yüzden de hizmet sözleşmesinin tarifinin, diğer akitlerden ayırıcı unsurları ihtiva etmesi gereklidir. TBK'nın 393. maddesindeki tanımdan, akdi karakterize eden unsurların bir iş görülmesi, ücret ve belirli-belirli olmayan bir çalışma süresi olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak hizmet akdini esaslı olarak diğer akitlerden ayıran asıl kıstas, bağımlılık rabıtasıdır.

Bu nedenle hizmet akdini şu şekilde tarif etmek mümkündür. " Hizmet akdi öyle bir akittir ki, işçi bir ivaz mukabilinde muayyen veya gayri muayyen bir zaman için iş gücünü işverenin emrine tahsis ve onun direktifi altında işi ifa etmeyi taahhüt eder (....).Hizmet sözleşmesinin unsurlarını; hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi, edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması, edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanması şeklinde belirlemek mümkündür.

Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur. Diğer taraftan hiçbir gruba girmeyen akitler Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri, iyiniyet kuralları ve teamüllere göre çözümlenmelidir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Somut olayda uyuşmazlık "Koçluk ve Danışmanlık" sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Bu nedenle ortada hizmet sözleşmesinin unsurları bulunmamakta; koçluk ve danışmanlık hizmetinin görülmesi amaçlanmakla, hizmet temini sözleşmesi bulunmaktadır. Hizmet temini sözleşmelerinde hizmet veren taraf işçi veya hükmi şahıs olabilir.

Her işveren gibi kamu kuruluşları da işyerlerinde görülen kimi işleri veya işyerinin bir bölümünü başka işverenlere devredebilirler. Ancak böyle bir devir durumunda işçi çalıştıran işverenin emir ve talimat verme hakkı tamamen kendisine ait olmalıdır. Bu durumda hizmet temini sözleşmesinden bahsedilebilir.

Gerçekten, hizmet temini sözleşmelerinde işçilerin işe alınması, çalışma şartları ve biçimi, işçi sayısı gibi işverenin yönetim hakkına giren konularda üst işverenin alt işverenin hak ve yetkilerini sınırladığı görülmektedir. Diğer taraftan hizmet sözleşmesi ile hizmet temini sözleşmeleri birbirlerinden farklılık arz etmektedir. Hizmet sözleşmesinin tarafları işçi ve işveren iken, hizmet temini sözleşmelerinde işçi hükmi şahıs da olabilir.

Kendine has özellikleri olan akitler için ise Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uygulanmalıdır. "...Hizmet sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 393. maddesinde, "Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.

Hizmet sözleşmesinin satış, kira gibi akitlerden ayırımında bir zorluk bulunmamasına karşılık, vekalet, istisna gibi akitlerden ayrılmasında büyük güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Bu yüzden de hizmet sözleşmesinin tarifinin, diğer akitlerden ayırıcı unsurları ihtiva etmesi gereklidir. TBK'nın 393. maddesindeki tanımdan, akdi karakterize eden unsurların bir iş görülmesi, ücret ve belirli-belirli olmayan bir çalışma süresi olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak hizmet akdini esaslı olarak diğer akitlerden ayıran asıl kıstas, bağımlılık rabıtasıdır.

Bu nedenle hizmet akdini şu şekilde tarif etmek mümkündür. " Hizmet akdi öyle bir akittir ki, işçi bir ivaz mukabilinde muayyen veya gayri muayyen bir zaman için iş gücünü işverenin emrine tahsis ve onun direktifi altında işi ifa etmeyi taahhüt eder (....).Hizmet sözleşmesinin unsurlarını; hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi, edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması, edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanması şeklinde belirlemek mümkündür.

Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur. Diğer taraftan hiçbir gruba girmeyen akitler Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri, iyiniyet kuralları ve teamüllere göre çözümlenmelidir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Somut olayda uyuşmazlık "Koçluk ve Danışmanlık" sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Bu nedenle ortada hizmet sözleşmesinin unsurları bulunmamakta; koçluk ve danışmanlık hizmetinin görülmesi amaçlanmakla, hizmet temini sözleşmesi bulunmaktadır. Hizmet temini sözleşmelerinde hizmet veren taraf işçi veya hükmi şahıs olabilir.

Her işveren gibi kamu kuruluşları da işyerlerinde görülen kimi işleri veya işyerinin bir bölümünü başka işverenlere devredebilirler. Ancak böyle bir devir durumunda işçi çalıştıran işverenin emir ve talimat verme hakkı tamamen kendisine ait olmalıdır. Bu durumda hizmet temini sözleşmesinden bahsedilebilir.

Gerçekten, hizmet temini sözleşmelerinde işçilerin işe alınması, çalışma şartları ve biçimi, işçi sayısı gibi işverenin yönetim hakkına giren konularda üst işverenin alt işverenin hak ve yetkilerini sınırladığı görülmektedir. Diğer taraftan hizmet sözleşmesi ile hizmet temini sözleşmeleri birbirlerinden farklılık arz etmektedir. Hizmet sözleşmesinin tarafları işçi ve işveren iken, hizmet temini sözleşmelerinde işçi hükmi şahıs da olabilir.

Kendine has özellikleri olan akitler için ise Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uygulanmalıdır..." şeklindedir.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; taraflar arasında davalıya ait 29 adet çalışanın ....'nde kısa süreli çalıştırıllmasına ilişkin olarak, gerekli vize sürecinin organize edilmesi amacıyla hizmet temini sözleşmesinin akdedildiği, davalı tarafından 39.485,31 TL kısmi ödemenin de yapıldığı, devamında davacı tarafından vize başvuru hizmet bedeli ve seçme ve yerleştirme ücretine ilişkin bakiye hizmet bedeli olan 7.830 Euro karşılığı 77.943,74 TL faturanın davalıya gönderildiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşılacağı üzere davalı tarafından faturanın iade edildiği anlaşılmıştır.

Davalı cevap dilekçesi sunmamış ancak aşamalardaki beyanında sözleşme ilişkisi kurulmadığını beyan etmiş ise de, davalı tarafından iş bu dava konusu sözleşmeye ilişkin olarak kısmi ödeme yapılması ve alınan ek raporda da davalı tarafından ödenen fatura bedeli ile sonrasında tanzim edilip iade edilen faturanın aynı iş kapsamında birbirinden ayrılması mümkün olmayan tek bir iş için düzenlendiği anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilmiş, buna göre işin eksik ya da ayıplı yapıldığına dair bir dinlenebilir bir savunmanında mevcut bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne,

alacağın faturaya bağlı olması nedeniyle inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulü ile .... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,

2-16.282,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3-Alınması gereken 5.561,13 TL harçtan peşin alınan 59,30, ıslah dilekçesi ile yatırılan 1.373,21 TL harcın toplamı olan 1.432,51 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.128,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 1.373,21 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.491,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 111,00 TL tebligat ve müzekkeri 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.611,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 13.025,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/04/2023

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/779, K. 2023/264, 14 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2023/264
  5. Davacı : ... -
  6. Vekili
  7. Vekili
  8. Dava
  9. Dava Tarihi : 30/12/2021
  10. Karar Tarihi : 14/04/2023
  11. Karar Yazım Tarihi : 09/05/2023
  12. Gereği Düşünüldü
  13. Dava
  14. Cevap
  15. Deliller Ve Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/779
Karar No
2023/264
Tarih
14 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/781 K.2023/277
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/790 K.2023/298
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/803 K.2023/304
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/816 K.2023/263
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/818 K.2023/329
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/828 K.2023/285

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.