KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/732 Esas - 2024/38
- Esas no
- 2022/732 Esas
- Karar no
- 2024/38
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04/11/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/02/2024
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/12/2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin, direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım üzerine çıkıp o sırada kaldırımda yaya olan müvekkili ...'e çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararının, 500,00-TL bakıcı gideri zararının, 3.000,00 TL ... kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi gideri zararının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, zorunlu olarak harcama yapılan 1.080,00 TL rapor bedelinin ödemenin yapıldığı tarihten işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkemenin yetkili olmayıp ....
Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, sorumluluğun poliçe teminatı ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, iş göremezlik durumunun usulüne uygun alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı gideri, tedavi gideri, yol gideri, rapor ücreti vs. yansıma zararlarının poliçe kapsamında olmadığını, tazminat hesabının aktüer sıfatını haiz bilirkişi aracılığıyla yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporlarını kabul etmediklerini, TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, ceza soruşturması kapsamında uzlaşma varsa dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Deliller toplanmış, davacının sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, dava konusu olaya dair ... sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak ... 'dan rapor alınmış, adli trafik uzmanı bilirkişi eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri nazara alınarak düzenlenen ...'nın 29/08/2023 tarihli raporunda özetle; "...23/12/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %19 (yüzde ondokuz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, ... kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 60 (altmış) gün olduğu,
tıbbi iyileşme süresinin 120 (yüzyirmi) kadar olduğu, trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında ... kapsamı dışında kalan fatura edilemeyen tedavi giderinin 3.000-TL kabul edilmesinin uygun olacağı" yönünde kanaat belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 25/10/2023 tarihli raporda özetle; "...dava konusu davacıların velayeti altındaki yaya çocukları ...'in; dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, dava dışı il yolunun yapımından, bakımından sorumlu olan belediye başkanlığı yetkililerinin hizmet kusurları nedeniyle % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu oldukları, davalı ... poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka aracın dava dışı sürücüsü ve aracın maliki ve işleteni olan ...'nın;
dava konusu yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirdiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir.
Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: .... .'nin 15/02/2021 tarih ve ... sayılı ilamı).
Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap bilirkişisi tarafından 01/11/2023 tarihli raporda özetle; "...geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığı, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 1.249.427,18 TL(davalı sigorta şirketinin %75 kusur sorumluluğundaki tutar) olduğu, ancak kaza tarihinde (23.12.2021) ZMSS
poliçesi ölüm ve sakatlanma klozu teminat limit tutarının 430.000,00 TL olduğu, davalı sigorta
şirketinin sorumluluğunun police teminat limit tutarı olan 430.000,00 TL ile sınırlı olduğu, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 7.256,28 TL olduğu (ZMSS poliçesi tedavi giderleri klozu), sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur raporda bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın ... içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu da anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın davacı yayaya çarpması sonrasında oluşan tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, deliller, adli tıp ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde. 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen 01/11/2023 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak,
davacının sürekli işgöremezlik dolayısıyla 1.249.427,18-TL, geçici bakıcı ihtiyacı dolayısıyla 7.256,28-TL, ... tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderleri dolayısıyla 3.000,00-TL maddi zararının olduğu anlaşılmış olup davacının ZMMS poliçesindeki 430.000,00-TL sakatlık teminatına göre sunulan talep artırım dilekçesi de nazara alınarak 426.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde haklı olduğu.
500,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri talebi bakımından ise kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici işgöremezlik ve ... tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine (poliçedeki tedavi klozu gereği) ait olduğundan (Emsal: .... 'nin 21/03/2022 tarih ve .... sayılı ilamı, .... .'nin 10/02/2015 tarih ve .... sayılı ilamı), 500,00-TL bakıcı gideri ile 3.000,00-TL tedavi gideri giderinin de hüküm altına alınması gerekmiş,
son tahlilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Temerrüt tarihinin, KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 04/10/2022 tarihi olarak tespiti ile hükmolunan maddi tazminatın, belirlenen bu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden davalıdan tahsiline yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen 1.080,00-TL rapor ücreti talebinin ise yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerekmekte olup (Benzer şekilde: ... .'nin 05/07/2023 tarih ve .... sayılı ilamı) bu talebin her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde harçlandırılmak suretiyle talep edildiği görülmüş ise de mahkememizce niteliği itibariyle yargılama giderlerine yönelik bir talep olarak kabulü gerekmiş, davacı tarafından belgelendirilmeyen bu harcamanın yargılama giderlerinde davacı lehine kabulüne olanak bulunmamıştır.
Katip .... · ¸ Hakim .... · ¸
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/732, K. 2024/38, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama