KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/118 Esas - 2023/719
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2023/118 Esas
KARAR NO : 2023/719
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 03/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının Davalı ... Tic. Ltd.
Şti. ile taşıma işleri ile ticari bir ilişkinin bulunduğunu, yapılan işlemler neticesinde faturaların düzenlendiği ancak buna karşılık ödenmesi gereken fatura bedellerinin ödenmediğini, söz konusu alacağın tahsili amacıyla görüşmeler yapıldığını, davalı tarafın ödemeden imtina etmesi sonucu icra takibi başlatıldığını, davalı itirazının alacağı geciktirmeye yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı-borçlu ... Tic. Ltd. Şti aleyhine 11.01.2022 tarihinde ...
Esas numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığını, Takip talebinde alacağın nedeni olarak, 25.10.2019 tarihli 1.923,96 TL. tutarlı faturadan doğan alacağı gösterildiğini, Ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, davalı ... Tic.
Ltd.Şti. takibe itiraz ettiğini ve .... tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı yanın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreye itirazları olduğunu, bu nedenle davanın red edilmesi gerektiğini, davalı ile davacı arasında cari hesaba konu ticari bir ilişkinin kurulmadığı gibi belirtilen tarihte herhangi bir mal ve hizmetin alınmadığından dolayı borcunun bulunmadığını, davalıya tebliğ edilmiş herhangi bir ihtarname veya fatura da bulunulmadığını belirterek davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce davacı ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 29.05.2023 tarihli raporda özetle.
"Davacının, ... tarafından alınan izni ile Özel Hesap Dönemi’nin seçtiğinin belirlendiği, dosya ekinde bulunan 2019 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturanın, tarafların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu,davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafından süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı,
Davacının düzenlediği fatura muhteviyatı hizmetin davalıya teslim edildiği ve fatura muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığından dolayı, 6102 sayılı T.T.K.
21/2 maddesine göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen fatura muhteviyatının kabul edilmiş olduğu, Takip konusu faturaya ilişkin hizmetin davalı yana teslim edildiği,Taşınan eşyanın davacı şirketten davalı şirkete gönderildiği ve taşınan eşyaların teslim edildiği, Davalı şirket tarafından davacı tarafa 6102 sayılı TTK.23/c ve 6098 sayılı TBK.223.maddelerine uygun olarak yapılmış olan herhangi bir ayıplı hizmet ihbarının bulunmadığı, Rapor içeriğinde açıklandığı üzere, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan dava konusu olan faturadan bakiye kalan 1.923,96 TL.lik Ana para tutarında alacaklı olduğu,
Davacı şirketin davalıdan talepleri olduğu üzere, 1.923,96 TL. tutarlı alacağı için,taraflar tacir olduğundan,ticari işlerde takip öncesi işlemiş faiz için öngörülen faiz oranı ile ve 11.01.2022 takip tarihinden itibaren de yıllık % 9 Kanuni(ADİ) faiz(3095m. 1 ) oranında talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. Davacı taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, iş bedelinin ödenmediğini beyanla takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı cevabında davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığını, herhangi bir faturanın tebliğ edilmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.923,96 TL asıl alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı,
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı yana 25/10/2019 tarihinde 1.923,96 TL tutarında faturanın düzenlendiği faturanın davalıya elektronik ortamda teslim edildiği ve ödemeye dair herhangi bir delilin de sunulmadığı mahkememizce davalı yana ticari defterlerin ibrazı için çıkartılan tebligata rağmen defterlerinde sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/118, K. 2023/719, 3 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama