KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/244 Esas
- Karar no
- 2024/736
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... - ....
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/11/2024
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ile davalı ... San ve Tic.A.Ş arasında 19/06/2013 tarihinde 2.Bölge hizmet alımına dair sözleşme imzalanmış olup müvekkilinin bu sözleşmeden doğan borcunu ifa ettiğini ancak cari hesap sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere davalı tarafın 41.961,46 TL tutarındaki borcunu ifa etmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacı ile ....
Esas Sayılı icra takibinin başlatılmış olduğunu, karşı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup netice alınamadığını, davalı tarafın sırf davacının alacağına geç kavuşması için takibi durdurmak amacıyla yaptığı kötü niyetli itirazının söz konusu olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itirazdan dolayı %20 den az olmamak şartıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Görev, yetki, husumet, derdestlik ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunarak, zaman aşımı def'inde bulunduğu, alacağın muaccel olmadığını, müvekkili kurum ile davacı arasında 01.09.2016 tarihli ve 3 yıl süreli destek personeli sözleşmesi imzalanmış olup, imzalanan sözleşme kapsamında ... ilinde çalıştırılmak üzere Destek Personeli hizmeti alımına başlandığını, firma ile yapılan sözleşme kapsamında çalıştırdığı personele yazlık/kışlık kıyafet temin etmesi kararlaştırıldığını ancak firmanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu nedenle firmaya hak ediş bedelinin %10'u oranında ceza kesildiğini,
firmanın kesilen cezaya itiraz edip .... Esas Sayılı icra takibini başlattığını ve müvekkilinin ... olarak konunun muhatabı olmadığından bu takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk faaliyetlerinden bir sonuç alınamadığını, ancak dava konusu itirazın kötü niyetli olmadığını, aksine anlaşmaya varmak istediklerini bunun kanıtı olarak da ilgili firma mail adresine ... mutabakat mektupları gönderilerek mutabakat sağlanmak istenildiğini beyan ederek,
faiz ve müvekkili şirketin sebep olmadığı diğer giderlerin ödenmesini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuş, kötü niyetli olanın davacı taraf olduğunu belirterek %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafça cari hesap ilişkisine dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir.
Davanın önce .... Mahkemesine açıldığı, ... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, gönderme talebinin süresinde olduğu, dosyanın yukarıdaki esas numarasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; .... Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden getirtilmiş, .... Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden getirtilmiş, .... Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden getirtilmiş, .... yazılan müzekkere cevabının geldiği, taraflara ticari defterlerini sunmaları için tebligat yapıldığı, tarafların BA-BS formlarının geldiği ve dosyamız arasına alındığı, bilirkişi raporu aldırıldığı görülmüştür.
.... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 11/11/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 41.961,46-TL asıl alacak, 1.567,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.528,99-TL istendiği, takibin dayanağının cari hesap alacağı olduğu, ödeme emrinin davalıya 04/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 10/12/2019 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde asıl alacak ve işlemiş faiz bakımından itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir.
Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
Eldeki davada, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında süre gelen ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur.
HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için süre verilmiş ve taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlar ile cari hesap kayıtları incelenmiştir.
Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişisi ...'ten aldırılan 29.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya üzerinde yapılan incelemeler ve yukarıda arz olunan nedenlerle, nihai takdiri ve hukuki nitelendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ;
Davalı şirketin davacı şirkete takip ve dava tarihi itibariyle borçlu olduğu; 41.961,46 TL asıl alacak ve 707,40 işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilebileceği; İcra inkar tazminatı vs. hususlar yönünden nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygıyla arz ederiz." bildirilmiştir.
Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişisi ...'ten aldırılan 20.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya üzerinde yapılan incelemeler ve yukarıda arz olunan nedenlerle, nihai takdiri ve hukuki nitelendirmesi Sayın Mahkemı kök rapordaki görüşümüzde herhangi bir değişiklik bulunmadığı,
Huzurdaki dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, Davalı şirketin davacı şirkete takip ve dava tarihi itibariyle borçlu olduğu; 41.964,46 TL asıl alacak ve 707,40 işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilebileceği; İcra inkar tazminatı vs. hususlar yönünden nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan aralarında imzalanan hizmet sözleşmesi gereği alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davacının yüklenmiş olduğu edimleri ifa edip etmediği, davalının davalının sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri yapıp yapmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi gereğince sözleşme tarihi ve zamanaşımını kesilmesine neden olan icra takip tarihi dikkate alındığında davanın on yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddi gerekmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda. Taraflar arasında 19.06.2013 tarihli 2.Bölge Hizmet Alımına Dair Sözleşme imzalandığı, her ne kadar davalı tarafça, davacının üstlendiği edimleri yerine getirmediği, ürünlerin teslim edilmediği itirazında bulunulmuşsa da, herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın davalı tarafça davacıya ödemeler yapıldığı, ayrıca daha öncesinde de davacı şirkete gönderilen yazıda; bundan sonra .... 01.04.2019 tarihinden itibaren faaliyetlerine ...
A.Ş olarak devam edeceğinin belirtildiği anlaşılmakla; borcun kendilerine ait olmadığı yönündeki itirazın yerine olmayacağı ve aksini de ispat edecek herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamı itibariyle sunulmamış olması karşısında, davacı şirketin davalı borçlu şirketten alacaklı olduğu, icra dosyasına yapılan ödemelerin icra takibinden ve hatta daha sonra açılan iş bu dava tarihi olan 21.01.2020 tarihinden sonra yapılmış olması hususları gözetildiğinde; infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği
anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, cari hesaptan kaynaklanan ve mahkememizce tespit olunan 41.961,46-TL asıl alacak ve 707,40_TL işlemiş faiz için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davalı tarafın işlemiş faizin bir kısmına ilişkin itirazın yerinde olduğu,
taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulü gerektiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, davacı taraf icra takibinde tümüyle haksız ve kötü niyetli olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davanın kabul/red oranına göre yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/244, K. 2024/736, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama