KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/357
- Karar No
- 2024/57
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2023/357 Esas
KARAR NO : 2024/57
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ....
VEKİLİ
Av. ... - .... DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bulunan cari hesap ekstresinden kaynaklı borç tahsil edilemeyince davacı şirket adına ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı ödeme emrine itiraz ederek borca, işlemiş faize ve ferilerine itirazda bulunduğunu, Bu itiraz neticesinde yapılan takip durduğunu belirterek Davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde özetle.
Davacı şirket tarafından icra takibine dayanak yapılan cari hesap ekstresi hatalı olup davalının cari hesapta belirtildiği gibi bir borcu bulunmadığını, İcra takibine konu edilen cari hesaba ilişkin ödemeler yapıldığını, bu sebeple icra takibine itiraz edilmiş, takip durdurulmuş olup davacı şirket mükerrer ve kötü niyetli bir şekilde tahsilat yapmaya çalıştığını, Davacı şirkete cari hesaba ilişkin ödemeleri nakit olarak yapılmış ve/veya alacağına karşılık çek ve senet verilerek ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından cari hesap borcuna ilişkin olarak ayrıca ...
Bankasına ait ... seri numaralı, 99.973,95 TL tutarında olan 1 adet çek davacı şirkete verildiğini Davacı tarafından uygulana faiz ve faiz oranı da hatalı olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya borcun ödenmesine ilişkin herhangi bir ihtar veya talimat gönderilmediğini davalı şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 03.11.2023 tarihli raporda özetle; "Davalı şirket tarafından davacı şirkete ciro edilerek ödendiği iddia edilen senetlerin,
davacı şirkete ödendiğinin ispatı durumunda
Toplam 539.820,58 TL, Davalı şirket tarafından davacı şirkete ciro edilerek ödendiği iddia edilen senetlerin, davacı
şirkete ödendiğinin ispatlanamaması durumunda
Toplam 539.820,58 TL olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 27.12.2023 tarihli ek raporda özetle; "Takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı adına keşide edilen ve her iki tarafında
kabulünde olan çek ödemesi dikkate alınarak yapılan hesaplama;
Toplam 539.820,58 TL, dava tarihi itibariyle
alacak 198.818,92
TL olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 239.973,95 TL asıl alacak, 8.379,97 TL işlemiş faiz toplamı 248.353,92 TL üzerinden cari hesap alacağına dayalı ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının ise asıl borca ve ferilerine süresinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı,
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesaptan kaynaklı olarak davacı alacağının mevcut bulunup bulunmadığı, özellikle davalı tarafından sunulan 30/05/2023 ödeme 29/11/2023 keşide tarihli 20.000,00 TL, 30/06/2023 vade 29/11/2023 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli bonolar ile ... ait ... seri nolu 20/04/2023 keşide tarihli keşidecisi davalı lehtarı ise davacı olan 99.973,95TL bedelli çekin davalı alacağından mahsup edilip edilemeyeceğine yöneliktir.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı yan tarafından ödeme olarak ibraz edilen iki ayrı 20.000,00 TL bono yönünden bonoların davacı şirkete ciro edildiği ve tahsil edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, dolasıyıla bonolar yönünden ödeme iddiasının ispat edilemediği, ancak 99,973,95TL bedelli çek yönünden ise iş bu çekin takip tarihi olan 26/12/2022 tarihinden sonra fakat dava tarihi olan 11/05/2023 tarihinde önce ödendiği anlaşıldığından, mahkememizce alınan ek bilirkişi raporunda takip sonrası ve dava öncesi yapılan ödemelerin TBK 100.
Madde gereğince öncelikle faiz ve ferilerinden mahsup edilmesi suretiyle dava tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarının hesaplanması suretiyle davacı alacağının 198.818,92 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, fazlaya ilişkin miktar yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, yine alacak likit bulunmakla inkar tazminatının kabulüne, kötü niyet tazminatının ise reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/357, K. 2024/57, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama