KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/377
- Karar No
- 2024/377
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2024
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2023/377 Esas
KARAR NO : 2024/377
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVALI
... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı aleyhine davalı tarafından 2017 yılında .... takip sayılı ilamsız icra türü olan kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, ödeme emri davacıya halen tebliğ edilmediğini, davacının bir mobilya alışverişi için kredi sorgusu yaptırması esnasında üzerinde açık bir icra takibi olduğunu şifahen yeni öğrendiğini, .... yerinde dosya incelemesi yapıldığını ve dosyaya konu senedin aslı incelendiğini, davacının bahse konu takipte, senette ilk önce alacaklı olarak bulunduğunu, daha sonrasında ise senedi davalıya ciro ettiğinin görüldüğünü, senette ... isimli şahısın davacı olmadığını,
ayrıca senedi davalıya ciro edildiğine dair atılan imzanın da davacıya ait olmadığını, Takip konusu senet ilk olarak .... işleme konulduğunu, yetki kuralları gereği dosya .... gönderildiğini, Yapılan takip usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, .... takip sayılı icra takibinin iptaline ve davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce grafolog bilirkişi heyetinden alınan 17.04.2024 tarihli raporda özetle; "Tetkike konu, borçlusu ... alacaklısı ... olan, ... tarafından ciro edilmiş 20.02.2013 düzenleme tarihli “300.000” TL bedelli senet aslının arka yüzünde ... isim yazısı altında atılı bulunan 1.Ciranta imzasının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine yönelik olup, takipten sonra açılmıştır.
.... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı ... tarafından davacının da içerisinde olduğu borçlular aleyhine 300.000,00 TL asıl alacak, 73.115,75 TL işlemiş faiz toplamı 373.115,75 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, takibe dayanak bononun incelenmesinde ise, 20/02/2013 keşide, 20/02/2015 vade tarihli lehtarı davacı ..., keşidecisi ... olan 300.000,00 TL bedelli bono olduğu, senet arkasındaki ciro zincirinde davacı tarafından davalıya senedin ciro edildiğine dair davacı imzasının yer aldığı anlaşılmıştır.
Senet üzerindeki ciro edildiğine dair imza inkarında bulunulması nedeniyle senet keşide tarihine en yakın imza örneklerinin toplanması yoluna gidilmiş, davacı asıl isticvap edilerek imza örnekleri alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu olan bono arka metninde ciro zinciri içerisinde başta yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkindir. Dava konusu takibe dayanak senet, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıdığından kambiyo senedi niteliğinde olup, davacı yanca senetteki imzanın sahteliği iddiası ile iş bu davada menfi tespit isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (....).
6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını,
geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
6102 sayılı TTK’nun 686/1.maddesi; “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır” hükmünü içermektedir.
Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. maddesi uyarınca; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir”.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, mahkememizce toplanan imza örneklerinden anlaşılacağı üzere senet üzerindeki davacı imzasının imzaların genel şekli, inşa karakterleri, başlangıç ve bitim noktaları, imzalar içerisindeki hakeretin yapılış biçimi ve kaligrafik unsurlar bir arada düşünüldüğünde davacıya ait olmadığı, ciro zincirindeki imzanın sahtelinin davacı tarafından mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, ancak davalının kötü niyetli olduğu ayrıca davacı yan tarafından ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/377, K. 2024/377, 24 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama