KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/754 Esas
- Karar no
- 2024/762
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... -
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06.11.2024
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirkete ait ... plaka numaralı araç, 10/08/2024 günü ....
Kavşağı'nda seyretmekte iken davalı belediyeye ait inşaat alanında alınması gereken tedbirlerin alınmaması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, trafik kazası tespit tutanağı ile davaya konu kazanın; davalı ... 'nın inşaat alanında alması gereken tedbirleri almaması nedeniyle meydana geldiğinin açık bir şekilde tespit edildiğini, müvekkil şirkete ait araç, kaza nedeniyle hasar gördüğü için müvekkil şirketin merkezi olan ...'ye çekici vasıtası ile çekilip tamir edilmek durumunda kaldığını, ekteki faturalar ile de sabit olduğu üzere müvekkil şirketin dava konusu aracın çekilmesi ve tamiri için 214.940,00 TL zararı olduğunu,
son olarak; trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi nedeniyle ortaya çıkan zararın ticari araçlarda ticari kazanç kaybı olarak adlandırıldığını, davaya konu aracın onarım/tamir nedeniyle ile 3 hafta boyunca kullanılamadığını, müvekkil şirkete ait aracın .... model .... marka kamyonet olduğunu, emsal araçların günlük kiralama bedelleri (özellikle yaz aylarında) 1.500,00 TL ila 2.000,00 TL arasında değiştiğini, emsal günlük kiralama bedeli bilirkişi tarafından ayrıca tespit edileceğini,
müvekkil şirkete ait aracın ticari araç olması ve 3 hafta boyunca kullanılamaması nedeniyle müvekkil şirketin kazanç kaybı zararı da doğduğunu, açıklanan nedenlerle bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek kusur oranı ve tazminat miktarları bakımından dava değeri artırım dilekçesi sunma hakkı saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile müvekkile ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı zararlarının davalı taraftan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemenin görevli olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.) “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” (HMK 115. md.).HMK 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmekte olup görev yönünden bu incelemenin en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir.
Konuya ilişkin HMK 138. maddenin Kanun gerekçesi şöyledir: “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır.
Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” Bu gerekçe ile de her aşamada görev hususunun incelenebileceğine açıklık getirilmiştir.
Son tahlilde kanunda açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır (Emsal: ....'nın 11/04/2019 tarih ve .... sayılı ilamı).
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; dava, davalı ...'nin inşaat alanında tedbir almadığı bağlamında yolun bakım ve onarımına dair hizmet kusurunun bulunduğu iddiasına dayalı olarak meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tazmini istemine yönelik olup bu mahiyetteki davanın mutlak ticari davaya niteliğini haiz olduğuna dair TTK'nın 4. maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle mahkememizin görevli olması için nispi ticari davanın varlığının tespiti gerekmekte olup davacının tacir sıfatını haiz olduğu sabit ise de davalı ...'nin tacir sıfatı bulunmadığından eldeki davada nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; dosya kapsamı çerçevesinde mevcut hukuki durum karşısında ticari davanın varlığı söz konusu olmadığından KTK'nın 110. madde hükmü de nazara alınarak eldeki davada uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/754, K. 2024/762, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama