KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/233 Esas - 2025/619
- Esas no
- 2025/233 Esas
- Karar no
- 2025/619
- Hakim
- .......
- Katip
- .......
- Davacı
- .......
- Vekili
- Av. .......
- Davalı
- .......
- Vekili
- Av. .......
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24.03.2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01.10.2025
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya bir kısım mal ve hizmet teslim ettiğini, bu satış işlemine ilişkin 13.05.2024 tarihli faturanın kesildiğini, davalının fatura bedeline ilişkin bir kısım ödeme yaptığını, bakiye alacağın ise ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında ....... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ise süresinde borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, sonrasında ise üçüncü kişi vasıtasıyla 50.000,00-TL daha ödeme yaptığını,
bu nedenle icra takibinde asıl alacak 146.575,50-TL olarak hesap edilmişse de bu ödemenin mahsubu ile davalının itirazının 96.575,50-TL asıl alacak, 26.080,00-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 122.655,50-TL için iptalini, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibinde kötü niyetli olduğunu, zira icra takibinde asıl alacak miktarının 146.575,50-TL olarak gösterildiğini ve bu tutara faiz işletilerek takip başlatıldığını, icra takibinde de icra takibine dayanak belge olarak fatura sunulmadığını, işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığını, takibin kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ....... sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
....... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 21.02.2025 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak 146.575,50-TL asıl alacak, 39.586,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 186.161,50-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
31.07.2025 tarihinde mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu faturanın KDV dahil 471.575,50-TL olduğu ve davacı ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, davalı ve Turgay Karakaş tarafından toplam 375.000,00-TL ödemenin yapıldığı, davacının 2024 yılından devreden alacak bakiyesinin 146.575,50-TL, 2025 yılı dava tarihinde ise alacak bakiyesinin 96.575,50-TL olduğu,
....... sayılı dosyadaki takip alacağının 146.575,50-TL (2024 yılı devreden bakiyesi) ve 39.586.00-TL işlemiş faiz olmak üzere 21.02.2025 tarihinde toplam 186.161,50-TL üzerinden işleme konulduğu, davacının BS formunda faturanın beyanının bulunmadığı, davalının BA formunda ise faturanın beyanının bulunduğu,..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davalının faturaya itirazının olmadığına ancak ödemeler konusunda niza bulunduğuna dair 13.05.2025 tarihli duruşmadaki açık beyanı,
HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının ....... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 96.575,50-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bu kısım yönünden davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından ayrıca TTK md. 1530 gereğince işlemiş faiz talep edildiği bildirilmiş ise de, kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK'nın 1530. maddesinin konuluş amacına bakıldığında, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla (Emsal: ........'nin 20/10/2017 tarih ve .......sayılı ilamı), somut olayda TTK'nın 1530. maddesi hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı,
aynı zamanda somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ........'nin 10/07/2014 tarih ve ....... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir.
Böylece davalının .......sayılı icra takibine itirazının 96.575,50-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir.
Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 19.315,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise eldeki davada reddolunan kısım bakımından davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
16.09.2025 Katip ....... · ¸e-imzalıdır. Hakim ....... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/233, K. 2025/619, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama