KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/313
- Karar No
- 2025/819
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/457 Esas - 2025/805
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2025/457 Esas
KARAR NO : 2025/805
HAKİM :... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025
Mahkememizce verilen 14.10.2022 tarih ve ... sayılı kararı,... Dairesinin 30.05.2025 tarih ve ... sayılı ilamı kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket, müşterisi olan davalı şirkete, 30.11.2020 tarihinden itibaren satış yaptığını, satış bedelleri açık hesap usulü tahsil edildiğini, açık hesabın yapılan ürün satışına istinaden satış bedellerinin hemen alınmadığı, zaman içerisinde yapılan tahsilat miktarlarının düşülmesi sonucu bakiye borcun kaldığı,
ticari hayatın devamı için müşteriye tekrar satış yapılan malzemelerin alacak hesabına kaydedildiği bir ticari uygulama olduğunu, Yargıtay kararlarında ise açık hesap ilişkisi, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur." şeklinde tanımlandığını, davacı şirket 30.11.2020 tarihinden 31.12.2021 tarihine kadar davalı şirkete toplam 85.296,20 TL değerinde malzeme sattığını, davalı ise bunun karşılığında 72.010,00 TL ödeme yaptığını, 31.12.2021 tarihi itibariyle bakiye borç 13.286,20 TL olduğunu,
Davalı ile açık hesap ilişkisini devam ettirmek istemeyen davacının ödeme yapılması ve bakiye borcun kapatılması hususunda davalı ile şifahi görüşmeler yapmış ancak sonuç alamadığını, Bunun üzerine ...
E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının davası haksız ve kötü niyetli olup davalı şirket'in davacıya ödenmemiş herhangi bir borcunun söz konusu olmadığını, Taraflar arasında sözleşmesel ilişki mevcut olmakla birlikte davalı şirket, sözleşme kapsamında ve sözleşmeye sadık kalınarak kendisine teslim edilen tüm malların bedelini ödediğini, Kendisine teslim edilmeyen mallar için ödeme yapmasının düşünülemeyeceğini, Davacının da belirttiği üzere, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu ve sipariş edilmesine ve hatta faturada yazılmasına rağmen bazı ürünlerin sonradan teslim edilmesi,
bazılarının ise hiç teslim edilmemesi olabildiğini, Davacı davaya konu ettiği tüm malları eksiksiz ve sözleşmeye uygun teslim etmediği gibi, bazı malların fiyatını sözleşmeye aykırı surette arttırdığını ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, Davacının iddia ettiği alacağın, davalının eksik ödemesi olmasından değil, davacının fatura kalemlerini "şişirmesi", arttırması ve teslim etmediği ürünlerin bedelini talep etmesinden kaynaklandığını, davacı, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığından, davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen ... Dairesinin 30.05.2025 tarih ve ...sayılı ilamı ile ".... Esas sayılı takip dosyasında takip alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 13.286,20 TL asıl alacak 320,23 TL işlemiş faizin talep edildiği, takibin dayanağının ise faturaya dayalı açık hesap borcu olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının ticari defter ve kayıtlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı, ticari defter ve kayıtlarının dayandığı belgeleri sunmamıştır. Somut olayda ispat külfeti davacı alacaklıda olup davacı icra takibine konu alacağına konu malların teslimini sevk irsaliyesi, teslim belgesi veya makbuz gibi delillerle ispatlamalıdır.
Hal böyle olunca; mahkemece yapılacak iş, davacı vekilince ; mal teslimine yönelik sevk irsaliyesi, teslim-tesellüm makbuz koçanlarının dosyaya sunulmasının sağlanarak söz konusu belgelerde imzalar var ise bu imzaların davalı ya da çalışanlarına ait olup olmadığı üzerinde durularak imzaların inkarı halinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden mal teslimine yönelik belge bulunmadığı durumda fatura tebliğinin fatura konusu malın teslim edildiğini ispata yeterli olmadığının dikkate alınması, taraf ticari defterlerindeki farklılıkların irdelenerek tespit edilmesi ve bu tespitler sonucunda davacının alacaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporlarına göre karar verilmesi doğru görülmemiş,
davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki ilam ile kaldırılarak dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf Mahkemesi ilamı sonrasında davacı yan tarafından İstinaf Mahkemesi ilamı gereğince sevk irsaliyeleri ibraz edilemediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari satıma ilişkin ilişki bulunduğu, mahkememizce hükme esas alınan 18/07/2022 tarihli mali müşavir raporundan anlaşılacağı üzere; davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete 72.262,70 TL borcun, davacı kayıtlarında ise 13.286,20 TL davalı şirketten alacağın görüldüğü, farkın davalı kayıtlarında 13.900,00 TL olarak görülen ödeme tutarının davacı defterlerinde 83.787,00 TL olarak kabul edilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından 13/03/2021 tarihli 3.510,50 TL ve 22/03/2021 tarihli 7.400,00 TL tutarlı 2 adet faturanın davalı şirket kayıtlarında yer almadığı,
dolasıyla davacı şirketin bu emtiayı davalıya teslim ettiğini yasal deliller ile ispatlayamadığı anlaşıldığından, iş bu fatura bedellerinin asıl alacak miktarından düşülmesi ile bakiye bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/313, K. 2025/819, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama