KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
- 2025/455 Esas - 2025/690
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2025/455 Esas
KARAR NO : 2025/690
HAKİM : ..... KATİP :.....
DAVACI ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. .....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2025
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10.06.2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresinde iken müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin fiziksel ve psikolojik zarar gördüğünü, davalı Sigorta Şirketi'ne yapılan yazılı başvuruya cevap verilmediğini, ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketi'nde KASKO sigorta poliçesi ile kaza tarihinin de kapsayacak şekilde sigortalı olduğunu, KASKO poliçesinde İMM klozu mevcut olup ek sözleşme maddeleri gereğince manevi tazminatın da teminat altında olduğunu,
davacının ZMMS poliçesi kapsamında 660,000,00 TL maddi tazminat bedeli aldığını ileri sürüp temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
ZMMS Poliçe limitinin tüketilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sadece poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilli şirketin nezdinde düzenlenen İMM poliçesinde manevi tazminata özgülenmiş 300.000,00 TL'lik teminat bulunmakta olup, bu teminatın koşulsuz bir ödeme taahhüdü olmadığını, davacının ilgili koşulları oluşturduğu belgelenmeden bu teminata dayanılmasının mümkün olmadığını, davacının ekonomik sosyal durumunun araştırılması ve gelir durumunun belirlenmesi gerektiğini,
davacının sürücü belgesinin bulunmaması ve tescilsiz motosiklet kullanması nedeniyle müterafik kusurlu olduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, haksız fiil kaynaklı tazminat taleplerinde avans faizi istenemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İMM Sigortacısı davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat isteminden ibarettir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış olup, Kaza tespit tutanağı, ZMMS poliçesi, ödeme belgeleri, ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi, ..... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, davacı ...'a ait hastane evraklarının dosyaya kazandırıldığı, davacının ekonomik sosyal durum araştırmasının yaptırıldığı görülmüştür.
... Genişletilmiş KASKO poliçesinin incelenmesinde; " ... plakalı otobüsün ... adına kayıtlı iken 05.10.2022-16.06.2023 tarihleri arasında davalı ... Şirketi'nde Genişletilmiş KASKO Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu, İhtiyati Mali Mesuliyet klozu ile manevi tazminat teminat limitinin 300.000,00 TL olarak belirlendiği ", anlaşılmıştır.
Dava dışı ... AŞ'nin davacı ...'a 28.11.2023 tarihinde 660.000,00 TL maddi tazminat ödemesi yaptığı (bu ödemelerin içinde sürekli, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve hastane masraflarının olduğu), ZMMS'nin poliçe limiti 1.000.000,00 TL olduğu görülmüştür.
.....Esas sayılı dosyasında aldırılan maluliyet raporunda özetle; "Davacı ...'ın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, vücutta kemik kırıklarının müşterekene hayat fonksiyonlarının ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun," bildirildiği görülmüştür.
..... Esas sayılı dosyasında aldırılan kusur raporunda özetle; "10/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığının" bildirildiği görülmüştür.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafın manevi tazminat talebine gelindiğinde, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır.
Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, tarafların kusur durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak davacı ... için 250.000,00 TL manevi tazminatın, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 29.08.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği anlaşıldığından manevi tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip ..... · e-imzalı Hakim ..... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/455, K. 2025/690, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama