KÜNYE
T.C. ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/172
- Karar No
- 2023/658
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
Karar Metni
689 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
... 14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
KARAR
ESAS NO
2023/172 Esas
KARAR NO : 2023/658
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin, 2019 yılının Nisan ayında çeşitli sağlık hizmetleri vermek amacıyla kurulduğunu, müvekkili ... ile dava dışı ...'ın şirketin kurucu ortakları olup, dava dışı ... aynı zamanda davalı şirkete 50 yıl süre ile müdür olarak seçildiğini, müvekkil ... ile dava dışı kurucu ortak ..., davalı şirketin kurulduğu dönemde evli olduklarını, ancak dava dışı ... tarafından ...
11. Aile Mahkemesi’nin 2021/54 Esas sayılı dosyası ile müvekkili ...’a karşı boşanma davası açıldığını, dava dışı ...'ın söz konusu davadan feragat ettiğini, akabinde yeniden ... 4. Aile Mahkemesi’nin 2021/761 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, nitekim müvekkili ... da ...
4. Aile Mahkemesi’nin 2021/761 Esas sayılı dosyasında evlilik birliğinin temelden sarsılması, aralarındaki güvenin kalmaması nedenlerine dayalı olarak karşı dava açtığını, yargılamanın devam ettiğini, taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davası ve birbirleri ile herhangi bir suretle iletişim kuramamaları nedeniyle ortaklığın artık çalışamaz hale geldiğini, mevcut koşullarda davalı şirketin kuruluş amaçlarını gerçekleştirebilmesi için müvekkilinin dava dışı ... ile yoluna devam edebileceği yönünde herhangi bir beklentisinin de kalmadığını,
dolayısıyla ortaklık ilişkisinin devamının objektif olarak çekilmez bir hale dönüştüğünün açık olduğunu, dava dışı ...'ın, birçok hususu müvekkilinden gizleyerek ve asıl amacını saklayarak davalı şirket içerisinde hareket ettiğini, davalı şirketin kurucu ortağı ve aynı zamanda müdürü olan dava dışı ...'ın, taraflar arasında evlilik birliği içerisinde sorunlar çıktığı andan itibaren müvekkiline davalı şirket ile ilgili hiçbir konuda bilgi vermediği gibi, davalı şirket ile ilgili hesap da vermediğini, müvekkilinin, davalı şirketin borçlarından ve alacaklarından bilgi sahibi dahi olmadığını, keza,
müvekkiline davalı şirketin bilançosunun gösterilmediğini, hiçbir suretle kar payı da ödenmediğini, nitekim kâr payının, pay sahibinin mali haklarından, şirkete koyduğu sermayenin semeresi olduğunu, müvekkilinin, dava dışı ...’ın davalı şirket hesabında bulunması gereken paraları, davalı şirket hesabında değil de kendi hesabında tuttuğu/aktardığı yönünde kuvvetli şüpheleri de bulunduğunu belirterek davalı şirketin feshini, kabul edilmemesi halinde müvekkilinin davalı şirketteki payının gerçek değerinin tespit edilip müvekkiline ödenerek davalı şirketten çıkarılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
TTK gereği şirketin feshinin son çare ve tali bir araç olup alternatif çözüm yollarının mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin feshine ilişkin talebinin hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, limited şirketin haklı sebeple feshi istemiyle açılan davada, davacı ortağın haklı sebebin gerçekleşmesi bakımından hiç kusurunun bulunmaması ya da daha az kusurlu olması gerektiğini, ortaklar arasında meydana gelen husumet ve anlaşmazlığın davacı ortağın eylemlerinden kaynaklanması halinde kusurlu ortağın şirketin feshini istemesinin mümkün olmayacağını,
müvekkili şirketin diğer ortağı ...'ın davacı ile şirketin taraflardan birisine devri veya tasfiyesi hususunda anlaşmak istemiş ise de davacının hak ettiğinden daha fazla pay talep ettiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan iki aracın kendi adına tescilini istediğini ve bu surette tasfiye hususunda anlaşmazlık çıkardığını, davacı vekilinin müvekkili şirket müdürü tarafından davacıya, müvekkili şirkete ait bilançonun gösterilmediği ve hiçbir surette kar payının ödenmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, kabul edilmediği takdirde şirketten çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili bilahare mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 09/11/2023 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiğini bildirmiş, davalı vekili de 09/11/2023 tarihli dilekçesinde davadan feragat nedeniyle yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmediklerini belirtmiştir.
HMK.nın 310. maddesi uyarınca, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Anılan yasanın 309/2.maddesine göre de, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir.
Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, dava açıldıktan sonra davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/172, K. 2023/658, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama