KÜNYE
T.C. ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/417
- Karar No
- 2023/398
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2023
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
... 14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
KARAR
ESAS NO
2023/417 Esas
KARAR NO : 2023/398
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - ... ... VEKİLLERİ...
DAVALI
... - ... ... VEKİLLERİ :....
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2020
KARAR TARİHİ : 06/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ...
5. İcra Müdürlüğünün 2019/4246 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip konusu bono nedeniyle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, müvekkili davacı ile önceki eşi ... arasındaki boşanma davasında, ...'in vekilliğini üstlendiğini, davalı ile müvekkili arasındaki tüm ilişkinin belirtilen bu husustan ibaret olduğunu,
anılan boşanma davası öncesinde müvekkili ile davalı arasında herhangi bir vekil-müvekkil ilişkisi kurulmadığı gibi takip dayanağı kambiyo senedinin keşide edilmesini gerektirecek bir borç-alacak veya başkaca herhangi bir hukuki durumun da söz konusu olmadığını, ortaya çıkan çıkar çatışmasından ötürü, müvekkili ile davalı arasında vekil-müvekkil ilişkisi kurulmasının da 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereği olanaksız olduğunu, dava konusu icra takibine karşı, ...
6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/541 Esas sayılı dosyasıyla şikayet yoluna başvurulduğunu, davalı vekili tarafından bu dosyaya sunulan cevap dilekçesinde "... müvekkilim... 'nin, şikayetçi ...'in eşinin avukatı olduğu ve eşi ile anlaşarak eşine ödenecek vekalet ücretini kendisinin üstlendiğini..." şeklinde beyanda bulunulduğunu, davalının mahkeme içi ikrarı ile kambiyo senedine ilişkin borcun sebebini belirtmiş olmasının, kambiyo senetlerinin illetten mücerretliğini bertaraf eder nitelikte olduğunu,
müvekkili ile eski eşi ... arasında imzalanan 22 Haziran 2017 tarihli boşanma protokolünün 22. maddesinde açıkça "Tarafların birbirlerinden hiçbir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi yoktur." denildiğini ve taraflarca karşılıklı olarak imza altına alındığını, 27 Aralık 2017 tarihli "Mahkeme İlamının İnfazı Ve Boşanma Protokolünün İcrası Hakkındaki Sözleşme Ve İbra Protokolü"nde de taraflara veya vekillerine vekalet ücreti ödenmesine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, aksine söz konusu protokolde de ...'e verilen senetlerin iade edileceğinin açıkça belirtildiğini,
davalı avukatın vekalet ücretine kaim olmak üzere kambiyo senedi alması ve ücret alacağını bu yolla tahsile çalışması Avukatlık Yasasına ve meslek kurallarına aykırı olduğunu, takip dayanağı kambiyo senedi peşin ödeme aracı olmayıp, vadeli olması nedeniyle ticari bir ödeme aracı olduğunu, TBB Disiplin Kurulu'nun konuya dair kararlarının, avukatın vekalet ücretini bono ile tahsil edemeyeceğinin karara bağlandığı, ayrıca Avukatlık Kanunu'nda belirtilen ücretin çok fevkinde ve verilen hizmetle orantısız bir vekalet ücreti alınmasının Borçlar Kanunu'na ve ahlaka aykırı olduğunu belirterek ...
5. İcra Müdürlüğünün 2019/4246 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibin dayanağı kambiyo senedi nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, %20'den az olmamak üzere tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, davacı ... ve davacının eski eşi ... arasında evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle taraflar arasında boşanma, mal ayrılığı, boşanmanın mali-hukuki sonuçları hususunda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti verdiğini, bu kapsamda müvekkili ile davacının eski eşi ... arasında Avukatlık Vekalet Ücret Sözleşmesi tanzim edildiğini, davacı ... ve eski eşi arasında sulh ile gerçekleşen anlaşmalı boşanmanın yanında, feriler hariç yaklaşık 70.000.000,00 TL değerinde menkul ve gayrimenkul mal paylaşımının gerçekleştirildiğini,
müvekkili tarafından avukatlık hizmetinin başarılı bir şekilde sonuçlandırıldığını, sözleşme kapsamında ücretini tahsil etmek istediğinde ...'in eski eşi davacı ... tarafından dava konusu bononun verildiğini, bono bedeli ödenmeyince ...
5. İcra Müdürlüğünün 2019/4246 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dava konusu bononun sözleşmede belirlenen ücretin çok altında bulunduğunu, TBB Disiplin Kurulu kararının, avukat ile müvekkili arasında ilişkiler için söz konusu olduğunu, oysa müvekkilinin, davacı ...'in vekaletini değil, eski eşi ...'in vekaletini üstlendiğini, davacı karşısında, müvekkilinin, TBK'nın 129. madde kapsamında "yararına sözleşme yapılan üçüncü kişi" konumunda olduğunu, yine TBB Disiplin Kurulu kararının, bononun geçersizliği yaptırımını doğuran bir "kanuna veya ahlaka aykırılık" olgusunun varlığını da göstermediğini, kaldı ki,
bono ile borçlanılan miktarın, üçüncü kişiye karşı borçlanıldığını, disiplin suçunun dahi söz konusu olmadığını, disiplin kurulu kararının amacının, avukatın, davanın sonucu dahi belli olmadığı müvekkilinden mücerret borç senedi alınmasını önlemek olduğunu, iş bu davada da böyle bir olgu bulunmadığını belirterek davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, ... 5. İcra Dairesinin 2019/4246 Esas sayılı takibine konu olan bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizin 27.05.2021 tarihli ve 2020/285 Esas - 2021/387 Karar sayılı kararı, davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine ...
BAM 4 HD'nin 31.05.2023 tarihli ve 2021/2542 Esas - 2023/1758 Karar sayılı ilamı ile "...Bu durumda, her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmış olsa da, taraflar arasında temel ilişki nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın senetten kaynaklanmadığı, aralarındaki üçüncü kişi yararına sözleşmeden kaynaklandığı...olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir...Tarafların tacir de olmadıkları anlaşıldığından davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca...mahkeme kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine" gerekçesiyle kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiştir.
HMK.nın 114/1-c maddesinde, mahkemenin görevli olması dava şartı olarak sayılmış, anılan kanunun 115/1.maddesinde de, mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı belirtilmiştir.
TTK.nın 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile bu maddede öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olup, TTK.nın 5/1 maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmış olsa da, taraflar arasında temel ilişki nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın senetten kaynaklanmadığı, aralarındaki üçüncü kişi yararına sözleşmeden kaynaklandığı, TTK.nın 4/1. maddesinde öngörülen hususlardan doğan bir çekişme de bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ✍e-imzalı · Üye ... · ✍e-imzalı · Üye ... · ✍e-imzalı · Katip ... · ✍e-imzalı
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/417, K. 2023/398, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama