KÜNYE
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/108
- Karar No
- 2026/126
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·11 bölüm
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2026/108 Esas
KARAR NO : 2026/126
...
DAVA : MENFİ TESPİT
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
YAZIM TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili ; ... Esas sayılı icra takibine konu edilen bononun davalılardan cebir, tehdit ve darp edilerek zorla alındığı gerekçesi ile davalıya borçlu olmadıklarının belirlenmesi için bu menfi tespit davasını açmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ekinde Arabulucu Anlaşmazlık Son Tutanağının örneği olmadığı için muhtıra tebliğ edilen davcılar vekili 18/02/2026 tarihli dilekçe ile, haksız fiile bağlı olarak menfi tespit istekleri olduğunu, davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu için arabuluculuğun dava şartı olmadığını belirtip, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi düşüncede olunur ise talebin arabuluculuğa tabi olmadığı kabul edilip, yargılamaya devam edilmesini istemiştir.
... esas sayılı icra takibinin ve davanın dayanağı 27/05/2023 düzenleme tarihli, 29/05/2023 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli bono olup, bono ile ilgili düzenleme 6102 Sayılı TTK'nın 776. vd. eden maddelerinde yer almaktadır.
Bononun unsurlarından biri TTK'nın 776/1-b maddesinde "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi vaadi" olarak düzenleniş olup, bu vaadin borçlunun serbest iradesi ile oluşması gerekir.
Somut olayda davacılar bononun kendilerine zorla imzalatıldığını ileri sürdükleri için bononun kurucu unsurlarının olayda var olup olmadığının tartışılması gerektiği, bu hali ile TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanan ve mutlak ticari davası olan eldeki uyuşmazlık yönünden Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları, ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olup, davacılar vekilinin arabulucuya başvurmadıkları şeklindeki beyanı karşısında davanın usulden reddi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/108, K. 2026/126, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama