KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/740 Esas - 2021/406
- Esas no
- 2017/740 Esas
- Karar no
- 2021/406
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/07/2021
Karar Metni
2.516 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...
Genel Müdürlüğünün Hizmet Binası ile işletmekte olduğu havalimanlarındaki temizlik hizmetlerinin piyasaya ihale yoluyla yaptırıldığını, Adana Havaalanında temizlik hizmetleri farklı tarihler arasında davalılar tarafından yürütüldüğünü, dava dışı işçi ...’nun Adana Havaalanındaki 01.07.1989-14.08.2016 tarihleri arasındaki çalışmaları sonrasında emekli olarak işten ayrılması nedeniyle kıdem tazminatının ödendiğini, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme veya eki teknik idari şartnamelerde;
yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu, SGK Mevzuat ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenici olduğu, yüklenicinin işçilerin 4857 sayılı iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu, yüklenici tarafından istihdam edilen isçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk ihale makamı olan ...’ye yüklenemeyeceği yönünde veya benzeri düzenlemeler bulunduğunu,
belirtilen sözleşme hükümlerine dayanılarak açılan benzer davaların tümünde mahkemelerce bu hükümler gerekçe gösterilerek davaların kabulüne karar verildiğini, Yargıtay’ın da benzer şekilde karar verdiğini belirterek, davalılar ile imzalanan sözleşme ve eklerinin ilgili hükümleri ile Yargıtay’ın yerleşik kararları gereğince kuramca ödenen ve davalıların payına düşen toplam 33.517,90 TL’nin tahsilini ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... firmasının vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, iş yeri devri üzerinden 2 yıllık sürenin geçtiğini, İş Kanunu 112. maddesi gereği sorumluluğun davacıda olduğunu, davacı tarafından müvekkiline yapılan bir kıdem tazminatı ödemesi bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin sadece kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davalılar arasında müşterek müteselsil sorumluluk olmadığını belirterek davanın reddini etmiştir.
Davalı ... İnş. firmasının vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan ödemeden sorumluluğun olmadığını, onay vererek personelleri davacının işe başlattığını, işten çıkarttığını, ihbar ve kıdemin de kurumu bağladığını, yasal düzenlemeler uyarınca ihbar ve kıdem tazminatının kuramca ödenmesi gerektiğini, devreden şirketin işçi alacaklarından 2 yıl süre ile sorumlu olduğunu, kaldı ki her taşeronun sadece kendi dönemindeki borçlardan sorumlu olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Temizlik firmasının vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen belgelerin tebliğ edilmediğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, devreden işverenin sorumluluğunun 2 yıl ise sınırlı olduğunu, idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu olduğunu, kıdem tazminatına karşılık olmak üzere kuramca müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilin sorumluluğunun o tarihte alınan ücret üzerinden ihale dönemi ile sınırlı olduğunu, sorumluluğun yarı yarıya olduğunu, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... firmasının vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen belgelerin tebliğ edilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu olduğunu, devreden işverenin sorumluluğunun 2 yıl ise sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkile yapılan bir kıdem tazminatı ödemesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilin sorumluluğunun o tarihte alman ücret üzerinden ihale dönemi ile sınırlı olduğunu, sorumluluğun yarı yarıya olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... firmasının vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu olduğunu, davacı tarafından müvekkile yapılan bir kıdem tazminatı ödemesi kalemi bulunmadığını, müvekkilinin sorumlu olsa bile tarihte alman ücret üzerinden ihale dönemi ile sınırlı olduğunu, sorumluluğun yarı yarıya olduğunu, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İlaçlama firmasının vekili cevap dilekçesinde; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, müvekkilin sorumluluğunun o tarihte alınan ücret üzerinden ihale dönemi ile sınırlı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, müvekkilinin dava dışı işçinin gerçek işvereni olmadığını, idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve ala sorumlu olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkile yapılan bir kıdem tazminatı ödemesi kalemi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
İşyeri sicil kayıtları, SGK kayıtları, hizmet sözleşmeleri, idari şartname, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay 13. HD'nin .... K., sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve .... sayılı ilamları da bu yöndedir.
Ayrıca, Anayasa Mahkamesi'nin 15/10/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan 19/09/2019 tarih ve 2019/42 E., 2019/73 K.sayılı kararı ile 4857 sayılı yasanın 112/6 fıkra, geçici m.9,1.cümlesini iptal etmiştir.
Buna göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, kanundan doğan teselsül gereğince dış ilişkide, borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın, iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü İç Alımlar İdari Şartnamesi'nin 8.1 maddesine göre, yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da, sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez.
Aynı Şartnamenin 8.2 maddesinde ise, yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen tüm hak ve alacakları yüklenici tarafından karşılanacağı, ...'nin bu gibi konularda sorumlu sayılmayacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı ... Genel Müdürlüğü ile davalı yüklenici firmalar arasında yapılan ve birer örneği dosya arasına sunulan tip hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde,"Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür" şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında davacının işletmekte olduğu "Adana Hava Limanı Genel Temizliği İşi" nin ihale yoluyla teknik işletimi destek hizmetleri işi hizmet alımı ihaleleri kapsamında hizmet alım sözleşmeleri düzenlendiği, bu kapsamda dava dışı işçi ...'nun yüklenici firmalar bünyesinde işçi olarak çalıştığı,
İncelenen SGK kayıtlarına göre dava dışı işçinin ;
- 20.01.2000-30.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... İnşaat... Ltd. Şti.,
-01/04/2001 - 30/06/2002 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Turizm... A.Ş.,
-01/07/2002 - 31/10/2003 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Temizlik Yemek Turizm... Ltd. Şti. (Eski Ünvanı: ... Maden... Ltd. Şti.),
- 01/11/2003 - 30/06/2004 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Hizmet Turizm... Ltd. Şti.,
- 01/07/2004 - 31/08/2004 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Med. Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/09/2004 - 28/02/2006 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Tüketim Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/03/2006 - 31/12/2006 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... Müş. İnş... Ltd. Şti. Ve ... İlaç Sağlık Hizmet... LTD. Şti.,
-01/01/2007 - 31/07/2007 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... İnşaat Temizlik Oto... Ltd. Şti. Ve ... Org. İnş... Ltd. Şti. ,
-01/01/2008 - 29/02/2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/03/2008 - 14/03/2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... İnşaat Temizlik... Ltd. Şti.,
-15/03/2008 - 31/05/2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Güvenlik Sistemleri... A.Ş.,
-01/06/2008 - 31/08/2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Servis... Ltd. Şti.,
-01/09/2008 - 31/12/2009 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Müşavirlik İnş. San. Ltd. Şti.,
-01/01/2010 - 30/04/2010 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Ticaret... Ltd. Şti'nden,
-01/05/2010 - 30/06/2010 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... İnş... Ltd. Şti.,
-01/07/2010 - 31/12/2012 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... Hizmet Org... Ltd. Şti.,
-01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... Hizmet Org... Ltd. Şti. Ve ... Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/01/2015 - 31/03/2015 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... Temizlik... Ltd. Şti. Ve ... Endüstri Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/04/2015 - 31/05/2015 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... Danışmanlık Temizlik... Ltd. Şti. Ve ... Endüstri Temizlik... Ltd. Şti.,
-01/06/2015 - 14/08/2016 tarihleri arasındaki dönemde davalılar ... Hizmet Temizlik... Ltd. Şti. Ve ... Hizmet Org... Ltd. Şti.
Nezdinde hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava dışı işçinin 01.07.1989-14.08.2016 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirketlerde çalışması ve sonrasında emekli olması nedeniyle davacı tarafça asıl işveren sıfatıyla dava dışı işçiye 07/09/2016 tarihinde 36.021,28-TL toplam ödeme yapıldığı belirtilerek, yapılan bu ödemenin rücuen davalı taraftan tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır.
Dava dışı işçiye ait SGK kayıtları, işyeri sicil dosyası ve diğer tüm deliller ile alınan bilirkişi raporu ve ek raporu incelendiğinde; davalı yüklenicilerin kayden işçisi olduğu anlaşılan dava dışı işçinin, işçilik hak ve alacakları nedeniyle;
taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde yer alan hükümler ve genel şartname hükümleri ile idari şartnamenin 8. Maddesi ve yukarıda belirtilen açıklamalar ile de belirtildiği üzere, belirlenen işçilik alacaklarının tamamından davalı alt işverenlerin sorumlu oldukları, alınan bilirkişi raporu ve hükme esas alınan 16.10.2019 tarihli ek raporu ile dava dışı işçinin davalılar nezdindeki çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplama ile davalıların sorumlu oldukları miktarların belirlendiği,
bilirkişi raporu ile belirlenen miktarlar ve davacının dava dilekçesi göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/740, K. 2021/406, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama