İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/736 K.2023/250

Av. ..

Esas2022/736Karar2023/250Tarih10 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.073 kelime

KÜNYE

Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı ...

Karar tarihi
10 Nisan 2023
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/736 Esas - 2023/250
Esas no
2022/736 Esas
Karar no
2023/250
Hakim
...
Katip
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekilleri
Av....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.073 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Av. ..

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/07/2020

KARAR TARİHİ : 10/04/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide kullanılmakta olan ve işleyen cari hesap nedeniyle davalı şirketin müvekkili şirketine sunulan cari hesap mutabakat formundan görüleceği üzere 71.943,26.-TL anapara borcu bulunduğunu, işbu husus taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, işbu borcun tüm uğraşlara rağmen tahsil edilememesi sebebiyle davalı/takip borçlusu şirketin “Konkordato Talebinin Reddine” dair karar verilmesi akabinde, müvekkili alacağının tahsili için ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,

ancak davalı/ borçlu şirket tarafından işbu takibe alacağın elde edilmesini zorlaştırmaya/imkansızlaştırmaya çalışır şekilde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davalı/ takip borçlusu tarafından ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinden tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının nerede açılacağı konusunda İİK özel bir yetki kuralına yer verilmediğini, mahkemelerin yetkilerinin ancak kanun ile belirlenebileceği göz önüne alındığında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin HMK hükümlerine göre yetkili mahkeme değil ise icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde itirazın iptali davası açılamayacağını, icra takibinde yetkiye itiraz edilmediğini, sonuç olarak icra dairesinin yetkisinin kesinleşmiş olsa dahi icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelmeyeceğini, nitekim bu husu...

Sayılı kararında şu şekilde belirtilmiştir. ''Davalı borçlu ilk başlatılan ...

Sayılı dosyasında sadece borca itiraz ettiğini, yetkiye itiraz etmediğini, dolayısıyla bu borçlu yönünden yetki hususu kesinleşmiş olup B... yetkisi kabul edildiğini, itirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkemece belirleneceğini, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyeceğini, davalı borçlu açılan itirazın iptali davasında yetkiye itiraz edebileceğini,

açılan davada yetkiye açıkça itiraz ettiğini, borçlu olduğu iddia edilen müvekkilin adresinin Ankara olduğundan itibarla Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürdüğünü,

müvekkili ile karşı yan arasında her ne kadar cari hesap mutabakat formu düzenlenmiş olsa da müvekkilinsı karşı yana bir borcunun bulunmadığını, İşbu husus taraflar arasındaki ticari defterlerin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, cari hesap mutabakat formu ileri sürülmüş olsa da cari hesap mutabakat formunun da bağlayıcılığı tek başına bulunduğunu, detaylı bir defter incelemesi neticesinde borcun var olup olmadığı meydana çıkacağını, yetki itirazının kabulü ile Ankara mahkemelerinin yetkili olduğuna, açılan itirazın iptali davanın reddini, başlatılan icra takibinin iptalini, icra inkar tazminatının kaldırılarak %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Tarafların ticari defter ve belgeleri, bilirkişi raporları, ... Esas sayılı icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiği iddia edilen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı iddiasına dayalı olarak... Esas sayılı icra takip dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından 71.943,26-TL cari hesap alacağı ve 8.878,59-TL işlemiş faiz alacak için başlatılan ilamsız takibe davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, takibin dayanağının 12.11.2018 tarihi itibariyle oluşan 71.943,25 TL cari hesap alacağı olarak gösterildiği, icra dosyası içeriğine göre borçlu tarafından tebliğ için gider avansı yatırılıp itiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğundan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu görülmüştür.

Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.

İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.

İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür”.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190/1. maddesinde, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; ikinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”.

İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir.

Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Tarafın belgeyi ibraz etmemesi” başlıklı 220. maddesi;

(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.

(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.”

hükmünü içermektedir.

“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ise;

“(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” şeklindedir.

7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;

“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticarî defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticarî defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/1. maddesinde ise: her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.

Az yukarıda da açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK’nın 222/2 maddesine göre, ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; yetkisiz mahkeme tarafından; dosya Mali Müşavir Bilirkişisi ...'e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 18/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; " Davalı taraf ticari defter ve belgeleri dosya içeriğine sunmadığından, mutabık kalınan borcun olup/olmadığı yönünde tespit yapılamamıştır." şeklinde tespit yapıldığı, Mali Müşavir Bilirkişisi ...dan alınan 12/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle.

"Davacı yana ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 53.473,30 TL alacağının bulunduğu, takip tarihi olan 01.07.2019 itibariyle 6.599,19 TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığı, davacı/alacaklı takip talebinde 2.279,40 TL fazlası ile 8.878,59 TL işlemiş faiz miktarı talep etmiş olduğu,

takip tarihi olan 01.07.2019 itibariyle 53.473,30 TL cari hesap alacağı 6.599.19 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı taraf vekili 13/12/2022 tarihli celsede; yetkisiz mahkeme tarafından yapılan inceleme ile alacağın sübut bulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce 13/12/2022 tarihli celsede; davalı taraf vekiline, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi hükümleri gereğince işbu davanın konusunu oluşturan ticari ilişki ve ...

Sayılı dosyasında takibe konulan cari hesap alacağı ile ilgili olan dönemlere ilişkin ticari defter ve belgeleri dosyaya sunmak veya söz konusu ticari defter ve belgelerin bilirkişi incelemesi yapılması durumunda ilgili ticari defter ve belgeleri dosyaya veya bilirkişiye sunacak kişinin isim ve iletişim bilgilerini dosyaya sunmak üzere işbu tutanağın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine,

belirlenen sürede davalı tarafça eksikliğin giderilmemesi halinde dosyanın mevcut delil durumuna göre değerlendirileceği ve uyuşmazlık bakımından davacı tarafın ticari defter ve belgelerine üstünlük tanınacağı hususunun ihtarına karar verilerek davalı tarafa tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça ilgili kayıt ve belgeler sunulmadığı gibi beyanda da bulunulmamıştır.

Mahkememizce yetkisiz mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır.

Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın cari hesap alacağı dolayısıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davalı tarafça ticari defter ve belgelerin sunulmadığı, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, takip tarihi itibariyle davacının, davalı şirketten 53.473,30 TL cari hesap alacağı ve 6.599.19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.072,49 TL alacağının bulunduğunun belirlendiği,

HMK'nın 222.maddesi hükümleri de dikkate alındığında davacı taraf ticari defter ve belgeleri ile diğer tüm delillere göre davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten 53.473,30 TL cari hesap alacağı ve 6.599.19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.072,49 TL talep hakkının bulunduğu, bu miktar yönünden davalının itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davaya konu, ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafın icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 53.473,30 TL asıl alacak ve 6.599,19 TL faiz olmak üzere toplam 60.072,49 TL üzerinden devamına,

2-Alacağın (60.072,49 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gereken 4.103,55-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 976,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.127,42-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 976,13-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.611,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafça yapılan 2.791,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 2.074,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

Bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre.

Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 981,29 TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 338,71-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2023

Katip ... · e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/736, K. 2023/250, 10 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 06/07/2020
  5. Karar Tarihi : 10/04/2023
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 27/04/2023
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Deliller
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/736
Karar No
2023/250
Tarih
10 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/736 K.2023/356
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/736 K.2023/415
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/736 K.2023/740
  • Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/736 K.2023/79
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/736 K.2023/247
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/737 K.2023/322

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.