KÜNYE
T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/791 Esas
- Karar no
- 2023/912
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Av. ... .. Av. ... - .. Av. ... - [.. DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... -
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/03/2016
KARAR TARİHİ : 01/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, 18/02/2016 tarihinde dava dışı sürücünün kullandığı ve müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu..plaka sayılı araç seyir halindeyken yine dava dışı kişinin kullandığı ve davalıya trafik sigorta poliçesi (ZMMS) ile sigortalı ... plaka sayılı kamyonun çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, müvekkilinin vücut bütünlüğünü yitirecek şekilde yaralanmasına yol açtığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydı ile yaralanma nedeniyle poliçe kapsamında 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
30/04/2019 ıslah dilekçesi ile istemini 188.075,44 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğunu, bedeni zararlarda şirketin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak kaydıyla 310.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, davacının dava öncesi müvekkili şirkete başvurusu olmadığı için kaza tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhi hüküm kurulması halinde poliçe limiti ve kusur oranının dikkate alınması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce 24/10/2019 Tarihli,...5 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, anılan kararı davalı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ....
Karar sayılı karar ile.. yaşam tablosu esas alınarak bakiye ömür süresi belirlenmesinin ve muhtemel bakiye ömür süresinin 99 yaş kabul edilerek bu yaşa göre hesaplama yapılmasının doğru görülmediği, yapılması gereken Yargıtay tarafından da görüş değişikliği ile gerçek zararın belirlenmesinde kabul edilen ilkelere göre davacının...yaşam tablosuna göre bakiye yaşam süresinin belirlenmesi,
bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp, % 10 iskonto edilerek progresif rant yönteminin kullanılması ve davalı yararına oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek hesaplama yapılması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce ... Karar sayılı kararına uyulmuştur.
BAM kaldırma kararı da dikkate alınmak suretiyle aktüer bilirkişiden rapor alınmış, anılan raporda,... kaldırma kararı, önceki geçici ve sürekli iş göremezlik oranı, .. yaşam tablosu ve prograsif rant yönetimi dikkate alınarak davacının 11.708,91 TL geçici iş göremezlik ve 1.138.863,33 TL de sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, dosyada davalı sigortaya yapılan bir başvuru bulunmadığından dava tarihi olan 25.03.2016 tarihinden itibaren sigortacının temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği, dava dilekçesinde ise kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edildiği,
02 DZ 403 plakalı araç “ford otosan kamyon” nitelikli ve ticari amaçla kullanıldığından avans faizi uygulanabileceği, bu aracın davalı ... şirketine 310.000,00 TL limit üzerinden 17.01.2016 ile 17.01.2017 tarihleri arasında .... poliçe numaralı ZMMS ile sigortalı olduğundan hesaplanan maddi tazminat toplamının poliçe limitlerini aştığı, davalı sigortanın poliçe limiti kadar sorumlu olduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.
Davacı taraf, 03/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile istemini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
GEREKÇE
Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davalının sigortalısı olduğu araçla davacının içerisinde yolcu bulunduğu aracın çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği, anılan kazada davacının yaralandığı ve tedavi gördüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, kazanın meydana gelmesinde sürücülerin kusur oranları, davacının ileri sürdüğü sürekli ve geçici iş göremezlik zararının gerçekleşip gerçekleşmediği ve anılan zararlardan davalının sorumlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı, zarara neden olan aracın trafik sigortacısı sıfatıyla dava edilmiştir. Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası), motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK’nın 92. maddesinde belirlenmiştir. Davacının ileri sürdüğü sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı da bu sigorta kapsamında yer almaktadır.
İddia, savunma, kaza tespit tutanağı, davacının tıbbi kayıtları, bu tıbbi kayıtları irdeleyen sağlık, kusur ve aktüer raporları, BAM kaldırma kararı, sonrasında alınan aktüer raporu ve kazanılmış haklar dikkate alınarak, kazanın oluşumunda davalı tarafından trafik sigorta poliçesiyle sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının 11.708,91 TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.138.863,33 TL de sürekli iş göremezlik zararının doğduğunun tespit edildiği, davalının ayrı ayrı bu zarar kalemlerinden sorumlu bulunduğu, kararın davalı tarafından istinaf edildiği,
lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, davalının sorumlu olduğu limitin 310.000,00 TL ile sınırlı bulunduğu, öncesinde davacı tarafça talep artırım dilekçesi sunulduğu, kaldırma kararı sonrası davacı zararının daha fazla belirlendiği,
kararı davacı istinaf etmediğinden ikinci kere talep artırım dilekçesinin dikkate alınmayacağı, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, temerrüt tarihleri ve faizin türü bakımından da aynı şekilde hüküm kurulmasının gerektiği, usulü kazanılmış hak nedeniyle ikinci kere talep artırım dilekçesinin geçerli şartları oluşmadığından davalı yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
01/12/2023 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/791, K. 2023/912, 1 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama