KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/230
- Karar No
- 2024/220
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/230 Esas - 2024/220
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/230 Esas
KARAR NO : 2024/220
DAVA
Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstidat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkiline ait olan çek koçanının içerisinde bulunan 6037927 ve 6037928 seri numaralı çek yapraklarının çalındığını/kaybolduğunu, kayıp çek yapraklarına ilişkin muhasebe kayıtlarında da herhangi bir bilgi ve kayıt bulunmadığını, çek yapraklarının boş halde ve çeklerde imza yok iken zayi olduğunu, zayi olan çek yapraklarının kötü niyetli kişilerce doldurularak ve imza taklit edilerek bankaya ibraz edilmesi tehlikesi bulunduğudan inceleme yapılması ve ödeme yapılmaması için 14/03/2024 tarihinde Türkiye...Bankası A.Ş Yıldız/... şubesine ...
65. Noterliğinden 10267 yevmiye numaralı ihtar çekildiğini ve Türkiye...Bankası A.Ş Genel Müdürlüğü'ne de durumun bildirildiğini, ancak 6037927 seri numaralı çekin 3. kişilerce doldurulup imzalandığını, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen dava konusu 6037927 seri numaralı çeki uhdesinde bulunduran davalı şirkete 1.500.000,00 TL'lik ödeme yapmak durumunda kalındığını, 6037928 seri numaralı çekin de aynı 6037927 seri numaralı çek gibi kötü niyetli üçüncü kişilerce doldurularak imzalanması sonucu müvekkiline ibraz edilmesi/tahsil edilmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu ihtimal ve tehlikeye binaen önlem alınması gerektiğini ileri sürerek,
öncelikle ve ivedilikle ilgili bankaya 6037928 seri numaralı çekin ödemeden men talimatı verilerek teminatsız, aksi kanaatte ise teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6037927 seri numaralı çekin istirdadına ve alacağı olduğuna, zayi olan çeklere ilişkin olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, tahsil edilen 1.500.000,00 TL'lik miktarın haksız kazanım sebebiyle tahsil tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesinde; "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
Madde 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 23. maddesinde; "6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir.
05/04/2023 tarih, 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dosya incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davadaki talebin 6037927 numaralı çek yönünden istirdat ve bedel iadesi, 6037928 numaralı çek yönünden ise menfi tespit davası talebine ilişkin olduğu görülmektedir.
Yukarıda bir vesileyle belirtmiş olduğumuz gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesinde ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Bu bağlamda, davanın menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin olduğu, bu türdeki davaların TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa tabi olduğu, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu ancak dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde dava tarihinden önceye ait arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulmadığını açıkça belirttiği görülmekle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan dava şartının tedbir yargılamasında da dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurularak davacının dava dilekçesiyle birlikte talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/230, K. 2024/220, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama