KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/293 Esas - 2024/633
- Esas no
- 2024/293 Esas
- Karar no
- 2024/633
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 13/12/2024
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/07/2011 tarihinde müvekkili Kuruma ait ... ... ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki poliçenin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi olmadığını, taraflar arasındaki poliçenin 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası olup dava konusu olayın trafik kazası olması nedeni ile yapılan ödemenin teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar gören 3. kişinin açtığı davanın müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, davacı tarafın zamanaşımı gibi defileri ileri sürmeyerek tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığını,
davacı tarafça müvekkili şirketin yazılı izni olmaksızın ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olabileceğini, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. .... .. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 05/01/2024 tarihinde 2.345,20 TL asıl alacak ve 38,28 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 2.383,48 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "taraflar arasında düzenlenen poliçe uyarınca ... ... ... Karar sayılı kararı kapsamında ödenen harcın rücuen tahsili"nın gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 10/01/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, çözümlenmesi gereken hususun ise, davacının .... .... ... Karar sayılı ilamının temyizi üzerine ... .... ...
Karar sayılı ilamı sonucu ödediği harcı davalıdan ZMMS ve üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası kapsamında talep edip edemeyeceği, edebilecekse ne kadarı talep edebileceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusunun çözümü açısından toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve dosya Mahkememizce yukarıdaki tespitler çerçevesinde rapor düzenlemek üzere nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi tarafından 25/10/2024 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Bu itibarla, 08/07/2011 tarihinde gerçekleşen dava konusu kaza neticesinde yaralanan .... ... ... davalı nezdinde sigortalanmıştır. Kaza tarihi poliçe vadesini kapsamaktadır. Poliçeler incelendiğinde sigortacının dava açılması halinde karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile vekalet ücretini ödemekle yükümlü olduğunun hüküm altına alındığı açıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından ödendiği belirli olan karar harcının dava masraflarından olduğu, poliçe genel şartları uyarınca davalının bu bedeli ödeme yükümlülüğü bulunduğu, dolayısıyla davacının bu bedeli davalıdan isteyebileceği değerlendirilmiştir.
Davacının 2.345,20 TL ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edebileceği tespit edildikten sonra icra takibiyle istediği 38,28 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede, eldeki dava rücu davası olduğundan davacı tarafından yapılan ödeme tarihi olan 06/12/2023 tarihinden icra takibi olan 05/01/2024 tarihine kadar işlemiş faizin de talep edilebileceği,
... ... ... plakalı aracın niteliği dikkate alınarak davacının belirtilen süreler arasında 82,56 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu ancak takipte 38,28 TL talep edildiği dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde işlemiş faiz talebi yönünden de davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir.
İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/293, K. 2024/633, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama