İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/745 K.2026/109

...

Esas2024/745Karar2026/109Tarih11 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.329 kelime

KÜNYE

Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
11 Şubat 2026
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/745 Esas - 2026/109
Esas no
2024/745 Esas
Karar no
2026/109
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.329 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

...

DAVA

Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/10/2024

KARAR TARİHİ : 11/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02/02/2018 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini ve 26/03/2018 tarihinde Genel Müdür olarak atandığını, bu görevlerinin sırasıyla 06/02/2019 ve 21/01/2020 tarihlerinde sona erdiğini, davacının bilgisi ve haberi olmaksızın davalı şirketin davacının Genel Müdür sıfatıyla imzaladığı İkale Protokolü sebebiyle "kamu kurum zararı nedeniyle bu zararın tahsili talepli" olarak ... sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız takibe geçtiğini,

davacının hiçbir kusuru olmaksızın başlatılan bu haksız takibe süresinde itiraz edemediği için takibin kesinleştiğini ve icra işlemlerinin devam ettiğini, işbu davanın konusunun icra takibinin dayanağı olan ve davacının genel müdür sıfatıyla amirlerinin talimatıyla imzaladığı ikale sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının bu işlemden ötürü sorumlu tutulmak istendiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davalı şirketin bir ... iştiraki olduğunu ve üst yönetim değişikliği sonrası eski yönetimin tamamının iş akitlerinin yeni yönetim tarafından ikale yoluyla sonlandırıldığını, bu durumun ... denetim sonuç yazısında da belirtildiğini,

yeni yönetim kurulunun eski yönetimin iş akitlerini yeterli değerlendirme yapmadan sonlandırdığını, davacının ikale sözleşmesini üst yönetimin talimatıyla imzaladığını, sözleşmeyi imzalarken davacının yetkisinin İç Yönerge kapsamında bulunduğunu, imzalanan sözleşme bedelinin davacıya tanımlanan imza yetkisini aşmadığını, ayrıca sözleşmede Yönetim Kurulu Başkanı'nın da müşterek imzası bulunduğunu, ilamsız icra takibinde geçen "kamu kurum zararı" ibaresinin davacının kamu personeli olmaması sebebiyle hukuken dayanıksız olduğunu,

zira ilgili kanun maddeleri uyarınca davacının kamu görevlisi statüsünde olmadığını belirterek haksız icra takibinin durdurulmasını, teminatsız ya da İİK 72/3 gereği belirlenecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir uygulanmasını, davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, icra takibi sebebiyle kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına başlatılan icra takibinin usulüne uygun yapıldığını ve borcun kesinleşerek haciz aşamasına gelindiğini, davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, adres değişikliklerinin borç kesinleştikten sonra yapıldığını ve davacının Mersis kaydını değiştirdiğini, bu nedenle savunma hakkının ihlal edildiği iddiasının kötü niyetli olduğunu ve ...esas sayılı dosyasında bu itirazların reddedildiğini,

davacının mal varlığı sorgulaması sonrası taşınmaz satış işlemleri için İcra Müdürlüğünün borçluya daha önce ödeme icra emrinin yapıldığı Mersis adresine tebligat çıkardığını, alacağın dayanağının, eski çalışan ile imzalanan iş sözleşmesinin 3 yıllık cezai şart içermesine rağmen 1 yıldan kısa sürede feshedilmesi sonucu 533.600,00 TL tazminat ödenmesi olduğunu, sözleşmeye ve fesih protokolüne imza atan şirket yöneticilerinin aynı kişiler olmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu durumun kamu zararına yol açtığını, görev ihmali ve görevi kötüye kullandıklarının tespit edildiğini,

müvekkil şirketin kamu kurumu niteliğinde olduğunu ve Sayıştay denetimine tabi olduğunu, 2020 yılı ... raporunda da müvekkil şirketi zarara uğrattığının mevcut olduğunu, bu nedenle davacının alacağın kamu alacağı olmadığı ve Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz uygulanamayacağı iddiasının yersiz olduğunu, davacının müvekkil şirketi zarara uğrattığının ... müfettişinin 21/05/2024 tarihli inceleme raporuyla da kanıtlandığını, davacının iş akdi feshi için yukarıdan talimat geldiği savunmasının mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket yönetim kurulu kararı olmaksızın bu tür kararlar alınmadığını,

davacının sorumluluk alarak işçi alımı yaptığını ve kısa süre sonra yine kendi imzasıyla iş akdini feshettiğini ve işçiye haksız yere tazminat verildiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, bu mümkün olmazsa esastan reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nın 553 vs. Maddelerine göre sorumluluk davası istemlidir.

Türk Ticaret Kanunun "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlığını taşıyan 553. maddesi, "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini "kusurlarıyla" ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacının 26/03/2018 tarihinde davalı şirketin Genel Müdürü olarak atandığını, 21/01/2020 tarihine kadar bu görevi sürdürdüğünü, davalı şirketin bir ... iştiraki olup özel şirket olduğunu, ...'nin ise ... bağlı olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin genel müdür olduğu dönemde ...'den sorumlu bakan yardımcısının değiştiğini, daha sonra silsile ile ... yönetimi ve ... iştiraklerinin yönetimlerinin dolayısıyla davalı şirket yönetimi ve yönetim kurulu üyelerinin de değiştiğini, yeni gelen yönetimin davalı iştirak şirketinin yönetim kadrosunun tamamını değiştirdiğini,

üst yönetim değişince de müvekkiline derhal ...'in iş akdinin sonlandırılması talimatı verildiğini, adı geçen kişi ile ilk işe başladığında garanti süreli iş sözleşmesinin yapıldığını, müvekkilinin bu talimata uyarak adı geçen iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, ikale yoluyla ve sözleşmede belirtilen fesih cezai şartları da uygulanarak iş akitlerinin davalı şirket tarafından sonlandırıldığını, ancak davalı şirket tarafından müvekkili hakkında yapılan bu ödemeler dolayısıyla ....

Esas sayılı dosyasında 1.310.281,85 TL icra takibi yapıldığını, söz konusu ödemenin iş sözleşme ve ikale sözleşmesine istinaden davacının genel müdür olduğu dönemde davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu takip dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf vekili ise; dava konusu icra takibinin dayanağı olan şirketin eski çalışanı ... ile 08/03/2018 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3 yıllık cezai şart içermesine rağmen 1 yıl dahi geçmeden ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karşılıklı anlaşma yoluyla 21/01/2019 tarihinde sona erdirilmesi neticesinde 533.600,00 TL tazminat ödenmesinin üstelik şirket adına hem sözleşmeye hem de fesih protokolüne imza atan şirket yöneticilerinin aynı kişiler olmasının açık ve bariz şekilde iyi niyet kurallarına aykırı olduğu,

bu sebeple ikale bedeli ödenmesine neden olan yöneticilerin kamuyu zarara uğrattıkları, görevini ihlal ettikleri ve kötüye kullandıklarının tespit edildiğini, bu konuda 2020 yılında çıkan Sayıştay raporu da bulunduğunu, oluşan kamu zararının davaya konu icra takip dosyası ile talep edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davaya konu .... tarafından borçlular ...aleyhine 533.600,00 TL asıl alacak, 776.681,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.310.281,85 TL alacak için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak "23/01/2019 tarihli 533.600,00 TL tutarlı asıl alacak, 23/01/2019 tarihli 533.600,00 TL kamu kurum zararı nedeniyle bu zararın tahsili talebidir." olarak gösterildiği, takibe davalı kuruma ait 3 sayfadan oluşan denetim sonucuna dair yazı, Ankara CBS'a şikayet dilekçesi ve 1 adet dekont sunulduğu görülmüştür.

... kayıtları incelendiğinde; davacı...'nin davacı şirket nezdinde 20/02/2018 tarihinde Genel Müdür olarak göreve başladığı, 31/01/2020 tarihinde ise kod:04 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) ile iş akdine iş veren davalı tarafından son verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; davacı .... 02/02/2018 tarihinde davalı şirket yönetim kurulu üyeliği, 26/03/2018 tarihinde de davalı Şirkete Genel Müdürü, 06/02/2019 tarihi itibarı ile Yönetim Kurulu üyeliği, 21/01/2020 tarihli 2020-01 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla da Genel Müdürlük görevi sona erdiği tespiti yapılmış, davacının genel müdür ve yönetim kurulu üyeliği sebebi ile yetkili olduğu tespit edildiği, 28/03/2018 tarihli ... şirket iç yönetim yönergesinin yayınlandığı, hak ve yetkilerin belirlendiği, buna göre davacının şirkete alımda iş sözleşmesi düzenlenmesi bakımından ve iş akdinin feshi ve ikale sözleşmesi düzenleme bakımından yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

Dava dışı işçi, ... ile düzenlenen ikale sözleşmesi incelendiğinde, belirsiz garanti kapsamında sözleşmenin 2. maddesi tazminatının 533.600,00 TL, ihbar tazminatının 10.993,97 TL, Ocak ayı maaşının ise 9.291,88 TL olarak ödenmesinin kararlaştırılarak imzalandığı anlaşılmıştır.

Dava dışı ... ile davalı şirket adına davacı tarafından düzenlenen 08/03/2018 tarihli iş sözleşmenin 2. maddesi. "08/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren bu iş sözleşmesi belirsiz. sürelidir. İş bu sözleşmeye göre personelin işe başlama tarihi 20/12/2018 dir. Ancak Şirket; sözleşmeyi yürürlüğe girdiği tarihten (08/03/20218) itibaren 5 yıl içerisinde fesihedemez.

Sözleşme imzalandığı tarihten başlayarak hesaplanacak 5 yıllık süre içerisinde her ne suretle ve/veya sebeple olursa olsun (İş K. 25 md dahilinde bir sebebe de dayansa) sözleşmenin Şirket tarafından feshi halinde Şirket. Personelin son aldığı giydirilmiş brüt ücretin 5 yıllık karşılığı tutarında bir cezai şartı, dava açılmasına yahut ihtara gerek olmasızın bir haftalık süre içerisinde defaten ve peşinen Personele ödemekle yükümlüdür.

Böyle bir fesih durumunda, çalışma süresi cezai şart hesabında indirim sebebi olmayacak olup, giydirilmiş son brüt ücretin 5 yıllık karşılığı yani 60 katı cezai şart olarak esas alınacaktır. Tek taraflı ve Şirketi bağlayacak şekilde düzenlenen bu yükümlülük, Personel işbu 5 yıl çalışma garantisi karşılığında iş akdini kabul etmesi sebebi ile söz konusu olup; bu garanti verilmese idi Personel iş akdini yapmayacağını şirket bilmekte ve bu yükümlüğü başta kabul etmektedir.

Yani, ileride vuku bulacak bir ihtilafta, taahhüdün tek taraflı olması sebebi ile bir hak iddiasında bulunmayacağını şirket peşinen kabul etmektedir." hükümlerini içermektedir.

Dava dilekçesine ekli olarak sunulan Devlet Denetleme Kurulu Raporunun "Tespit ve Öneri-52" başlıklı maddesinde; şirket eski üst yöneticileri ile yapılan ilk iş sözleşmelerinin İş Kanunu'nun 25'inci maddesi kapsamında feshedilmesi halinde bile sözleşme süresi kadar cezai şartın personele ödenmesine ilişkin maddelerinin açıkça tek taraflı menfaat sağlayacak şekilde, şirket menfaatlerini korumaya dönük 6102 sayılı Kanunun 369'uncu maddesinde öngörülen özen ve dürüstlük kurallarını göz ardı ederek düzenlendiğini ortaya koyduğu,

Bu hususun 2019 yılı Sayıştay Raporunda da. "Şirket örneğin personelin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak hırsızlık yapması, güveni kötüye kullanması gibi durumlarda personel ile olan sözleşmesini feshetse dahi bu cezai tutarı ödeme zorunda kalacaktır. Personelin sözleşmesi 3 yıl dolmasına 1 gün kala dahi feshedilse aynı durum ortaya çıkacaktır.

Yani 3 yıl kalmasına 1 gün kala feshedilse dahi giydirilmiş son brüt ücretin 36 katı cezai şart olarak alacaktır" şeklinde eleştirildiği, özellikle ... ile 08.03.2018 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 3 yıllık cezai şart içermesine rağmen 1 yıl dahi geçmeden ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karşılıklı anlaşma yoluyla 21.01.2019 tarihinde sona erdirilmesi neticesinde, adı geçene 533.600,00 TL tazminat ödenmesinin, üstelik Şirket adına hem sözleşmeye hem de fesih protokolüne imza atan Şirket yöneticilerinin aynı kişiler olmasının (....) açık ve bariz şekilde iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, sonuç olarak,

kamu sermayeli bir şirkette yöneticilerin göstermesi zorunlu olan dikkat ve özenin gösterilmemesinin de ötesinde, iyi niyet kurallarına ve kamu menfaatlerine açıkça aykırı olarak Şirketin 533.600,00 TL ikale bedeli ödemesine neden olan Şirket yöneticilerinin cezai sorumluluğuna gidilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

...sorşturma-karar nolu kararı ile; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin keyfi ve usule aykırı bir biçimde 3 yıllık cezai şart içermesine rağmen | yıl dahi geçmeden ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karşılıklı anlaşma yoluyla iş sözleşmesini sona erdirmeleri neticesinde 533.600,00 TL tazminat ödenmiş olması nedeniyle kamu zararı oluştuğu yönünde müşteki şirket tarafından ileri sürülen iddianın 19/10/2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve/veya alacak

davası yoluyla hukuk mahkemelerinde çözüme kavuşturulması gereken hukuki ihtilaf mahiyeti taşıdığı, belirsiz garanti süreli iş sözleşmesinin cezai şart içermesine rağmen vaktinden önce feshedilerek müşteki şirketin zarara uğratıldığı iddiasının suç unsuru taşımadığı, müşteki şirketin anılan uygulama ile uğradığını ileri sürdüğü zarar hususunda görevli ve yetkili hukuk mahkemelerinde dava açıp hakkını arayabileceği anlaşılmakla, Şüpheliler hakkında şikayet konusunun hukuki ihtilaf mahiyetinde olması nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, müştekinin hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.

23/07/2024 tarihinde yapılan davalının olağan genel kurul toplantısında da, ...'e ödenen 533.600,00 TL tazminat bedeli ile ilgili olarak şirket adına hem sözleşmeye hem de fesih protokolüne imza atan Şirket yöneticilerinin aynı kişiler olması (...) açık ve bariz şekilde iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile şirket yöneticilerinin ceza sorumluluğuna gidilmesi, ödenen bedelin eski yönetim kurulu üyeleri L... tahsil edilmesi için tazminat davası açılması hususunda karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, dava şirket tarafından, şirketin eski çalışanı ... ile 08.03.2018 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 3 yıllık cezai şart içermesine rağmen 1 yıl dahi geçmeden ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin karşılıklı anlaşma yoluyla 21.01.2019 tarihinde sona erdirilmesi neticesinde dava dışı işçiye 533.600,00 TL tazminat ödenmesinin,

üstelik şirket adına hem sözleşmeye hem de ikale protokolüne imza atan şirket yöneticilerinin aynı kişiler olmasının (...) açık ve bariz şekilde iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenle TTK'nın 553.maddesi gereğince şirket yöneticilerinin yükümlülüklerini "kusurlarıyla" ihlal ettikleri gerekçesiyle davalı şirket zararının tazmini için davaya konu icra takibinin başlatıldığı, davacı tarafından ise söz konusu takip dolayısıyla menfi tespit davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı şirket, davacının iyiniyetle davranmadığı iddiasında bulunmuş, davacı ise; iş sözleşmesinin şirketin o dönem yöneticileri ile yaptığı sözleşmeler ile benzer nitelikte olduğunu, ikale protokolünü yapmasının nedeni olarak da, bağlı bulundukları şirket ve şirketin bağlı bulunduğu bakanlıktaki değişiklikler ve üst yöneticilerin talimatı olarak gösterilmiş, davacı tanıkları da bu yönde ifade vermiştir.

Ancak, Devlet Denetleme Kurulu Raporu, 2019 yılına ilişkin Sayıştay raporu, davalı şirket kayıtları, ... kayıtları, bilirkişi raporu ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde; dava dışı ... ile davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde garantili iş sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme hükümlerinin fesih ve cezai şart konularında davalı şirket menfaatlerini göz ardı edecek ve sadece işçi lehine hükümler ihtiva eder şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak düzenlendiği,

buna rağmen dava dışı söz konusu işçinin iş akdinin 31/01/2020 tarihinde ise kod:04 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) ile iş veren şirket adına davacı tarafından son verildiği ve ikale sözleşmesi ile dava dışı işçiye 533.600,00 TL cezai şart, 10.993,97 TL ihbar tazminatı ve 9.291,88 TL Ocak ayı maaşına ilişkin ödeme yapıldığı, iş sözleşmesinin ve ikale protokolünün işveren adına davacı tarafından imzalandığı, bu hususta yetkinin de davacıda olduğu, üst amirleri tarafından verilen talimat gereğince ikale protokolünün düzenlendiği ileri sürülse de bu yönde yazılı bir delil sunulmadığı,

bu haliyle davacının sözleşmenin düzenlenmesi ve sona erdirilmesinde TTK'nın 553.maddesine göre davalı şirketin zarara uğramasında kusurlu olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 22.376,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.644,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 201.439,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. maddesine göre davacıya İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026

...

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/745, K. 2026/109, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 04/10/2024
  5. Karar Tarihi : 11/02/2026
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 13/02/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/745
Karar No
2026/109
Tarih
11 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/746 K.2026/128
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/747 K.2026/97
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/747 K.2026/139
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/747 K.2026/128
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/747 K.2026/168
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/747 K.2026/104

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.