KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2024/657
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/794 Esas - 2024/657
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/794 Esas
KARAR NO : 2024/657
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 21/11/2024
KARAR TARİHİ : 25/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalı firmanın toplamda %100 olmak üzere tek pay sahibi olduğunu, davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve temsile yetkilisi olan ...'in 22/07/2024 tarihinde vefat ettiğini ve davalı şirketin yönetim kurulunun karar almak için gerekli nisap ve çoğunluktan eksik kalarak karar alamaz hale geldiğini, TMK'nın 427. maddesi gereğince yönetimin sağlanamaması halinde kayyım atanması gerektiğini, bu kapsamda yönetim kurulu üyesinin ölümünün ardından hali hazırda şirkette organ boşluğu oluştuğunu, hiçbir işlem ve toplantı yapılamadığını,
organ boşluğunun giderilmesi ve davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi, yönetim kurulunun tekrardan oluşturulabilmesi ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ayakta kalabilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına dair karar almak ve genel kurula çağrı yapmak üzere davalı şirkete kayyım atanmasının ivedilikle talep edildiğini, bu nedenle TTK'nın 410/2 vd. hükümleri gereğince şirket yönetim kuruluna kayyım atanması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının davalı şirketin tek pay sahibi olduğunu, davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve temsilcisi olan ...'in 22/07/2024 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle davalı şirkette organ boşluğu meydana geldiğini, organ boşluğunun giderilmesi ve yönetim kurulunun yeniden oluşturulabilmesi açısından şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının ve çağrısının yapılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 427/4. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 410/2. maddesi uyarınca şirkete kayyım atanmasının talep edildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere TMK'nın 427/4. maddesinde "...Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, ... " vesayet makamının yönetim kayyımı atayabileceği düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı TTK'nın 410/2. maddesi uyarınca "(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir".
Tüm bu açıklamalar uyarınca, eldeki davanın davalı şirketin dava tarihi itibariyle yönetim organı bulunmadığı için kayyım tayini istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı kayyım tayinini TMK'nın 427/4. maddesi ile TTK'nın 410/2. maddesine dayandırmıştır. TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetimin başka yoldan sağlanamaması gerekmektedir.
Diğer bir deyişle, bu madde hükmü dikkate alınarak şirkete kayyım atanmasına karar verilebilmesi için yönetimin başka yoldan sağlanamaması gerekmektedir. Oysa eldeki uyuşmazlıkta yönetimin başka yoldan sağlanamaması gibi durum söz konusu değildir. Zira davacı vekili TTK'nın 410/2. maddesi uyarınca yönetim kurulunun mevcut olmaması nedeniyle kendisine toplantıya çağrı için izin verilmesini isteyebilir.
Davacı ise dava dilekçesinde pay sahibi olarak kendisine çağrı yetkisi verilmesini talep etmemiş, şirkete TTK'nın 410/2. maddesi gereğince yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Oysa bahsi geçen madde tek bir pay sahibine genel kurul toplantısı için çağrı yetkisi verilmesine ilişkin olup, bu madde uyarınca kayyım tayini mümkün değildir.
Bunun yanı sıra davacı davalı şirketin %100 payına sahip tek ortağı olduğundan TTK'nın 416. maddesi uyarınca çağrısız genel kurul yapılması da mümkündür.
Zira çağrısız genel kurul şartlarının belirlendiği TTK'nın 416. maddesi uyarınca "(1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler".
Görüldüğü üzere, davacı çağrısız genel kurul toplantısı yaparak organ boşluğunu giderme, yönetim kurulunu yeniden oluşturma, davalı şirkete yeni bir yönetim kurulu üyesi seçme imkanına sahiptir.
Bu kapsamda davacının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-h maddesi uyarınca "davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartı niteliğinde olduğundan ve somut davada dava şartının bu açıdan eksik olduğu anlaşıldığından Mahkememizce HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/794, K. 2024/657, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama