KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/193
- Karar No
- 2023/4
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2023
Karar Metni
1.815 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/193 Esas - 2023/4 T.C. ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2022/193 Karar No : 2023/4
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali Dava Tarihi : 20/05/2022 Karar Tarihi : 12/01/2023 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 12/01/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; dava konusu “...” ibareli markanın tescili için dosyalanan ... sayılı marka başvurusunun, davalı TÜRKPATENT tarafından re’sen hareketle 98/012808 sayılı tescilli marka mesnet gösterilerek reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının 2009 yılından beri “... ...” markasını kullandığını ve bu markayı bir çok marka tesciline de konu ettiğini, davacının ticari faaliyetlerinde yoğun bir biçimde kullandığı “...” markasına ciddi yatırımlar yaptığını ve bu markanın davacı ile özdeşleşerek tanınmış marka statüsüne ulaştığını,
davacının ülke genelinden 160’dan fazla franchise şubesinin bulunduğunu, bu şubelerde “...”lı yiyecek ve içecek ürünlerinin tüketicilere sunulduğunu, tefrik edilen davalı firmanın redde mesnet alınan “...”lı markasını kullanmadığını, zaten de somut olayda ise karşılaştırılan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan farklılıklar bulunduğunu, bu sebeplerle de dava konusu markanın sadece davacı ile ilişkilendirilebilir bir işaret olduğunu ifade ederek,
TÜRKPATENT YİDK’nın 18/03/2022 tarih ... sayılı kararlarının iptaline ve tefrik edilen davalının 98/012808 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; davacının “98/012808 sayılı markanın hükümsüzlüğü” talepli davasında TÜRKPATENT’e husumet yönlendirilemeyeceğini, somut olayda karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayniyete yakın derecede benzer olduklarını, zira taraf markalarında esas unsurun birebir aynı “...” ibaresi olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, dava konusu edilen markada geçen “su” ibaresi nedeniyle bu markanın “su” haricinde kalan içecekler yönünden halkı yanıltacak nitelikte olduğunu,
tescilli bir marka varken aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tescile bağlanmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Tefrik edilen davalı şirket vekili cevaplarında özetle; dava dilekçesinin tefrik edilen davalı firmaya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, YİDK kararının iptali talepli davada tefrik edilen davalı firmaya husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, kullanmama nedeniyle iptal davasında da yetkili mahkemenin Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın esası açısından da verilen YİDK kararının yerinde ve doğru olduğunu, zira somut olayda karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ayniyete yakın derecede benzer olduklarını,
davacının TÜRKPATENT marka işlem dosyasına sunmadığı itiraz ve beyanlarına YİDK kararının iptali talepli davasında dayanamayacağını, markanın kullanılmaması nedeniyle iptali talepli davanın da mesnetsiz olduğunu, zira tefrik edilen davalının bu davaya konu edilen 98/012808 sayılı markasını tescilli olduğu emtialarda ciddi biçimde kullandığını, bu hususu tevsik eden delillerin yetki itirazı nedeniyle huzurdaki dava dosyasına sunulmasına gerek duyulmadığını, bu delillerin gerekli görüldüğü zaman ve takdirde tefrik edilen davalının merkezinde incelemeye hazır edilebileceğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini ifade ederek,
davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, başvuru markasının 6769 sayılı kanunun 5/1 ç 5/1f maddeleri gereğince reddinin yerinde olup olmadğı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ... sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ... sayılı "..." ibareli marka için davacı tarafından 26/07/2021 tarihinde 32.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, MDB tarafından başvuru markaların 6769 sayılı kanunun 5/1-ç ve 5/1-f maddeleri gereğince TÜRKPATENT YİDK’nın 18/03/2022 tarih ... sayılı kararları ile marka başvurularının reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 27/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen ara kararıyla, davalı ... GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ SAN. VE TİC. A.Ş.'ye karşı açılan davanın, davacının markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü davası yönünden açtığı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiği ve Mahkememizin 2022/496 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamına göre;
“gerçek hak sahipliği” ve “tanınmışlık” iddiaları, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebilecek itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olup, davacının kendi başvurusuna ilişkin “gerçek hak sahipliği”, “kullanım sonucu ayırt edicilik” veya “tanınmışlık” durumlarından faydalanarak, 5 ve 6. maddelerden kaynaklanan tescil engellerini aşamayacağı;
Neticede, davacının “...” markası/tanıtma vasıtası üzerinde önceki/fiili kullanımlara dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kullanım sonucu ayırt edicilik durumlarından kaynaklanan hak iddialarının, dava konusu edilen ... başvuru sayılı markasının tesciline etkisinin olamayacağı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.08.2008 gün ve 7547 E. 10251 K. sayılı ve 14.11.2008 gün ve 11505 E., 12839 K. sayılı kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre bir kazanılmış haktan söz edilebilmesi için;
Kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi,
Bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun da, kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması,
Sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi,
Şartlarının hepsi birden aranmaktadır. Ayrıca, müktesep hak iddialarına mesnet alınan markanın fiilen kullanılıyor olduğunun ispat edilmiş olmasıdır.
Davacının dava dilekçesi ekindeki listede yer verdiği ve müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalardan, dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden geriye dönük olarak en az 5 yıl önce tescile bağlanmış markalardan sadece 2014/30732 sayılı "... ..." görselli markanın dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 32. Sınıfa giren emtialar yönünden tescilli olduğu; Ancak davacı bu markanın 32. Sınıfa giren ürünlerde fiilen kullanıldığına dair dava doyasına herhangi bir delil sunmadığı;
Ayrıca bu markanın görseli ile dava konusu edilen ... görselli markanın yukarıda yer verilen "kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması" kriteri ile uyuşmadığı, zira markaların görsellerinin benzemediği kanaatine varılmıştır.
Davacının, yukarıda yer verilen kriterlerden “kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması...” kriteri ile uyumlu olmadığı, davacının bu markanın 32. Sınıfa giren ürünlerde fiilen kullandığına dair dava dosyasına herhangi bir delil sunmadığı, dava konusu edilen markanın 26.07.2021 olan başvuru tarihinden en az 5 yıl önce tescile bağlanmış “...”lı markaları, müktesep hak kriterlerinin tamamı ile uyumlu olmadığı, dolayısıyla önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından gelen kazanılmış bir hakkının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının reddedilen markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markasıdır; işarette “...” ve “su” ibareleri, düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle aynı puntolarda ve ayrı olarak yazılmıştır.
Tefrik edilen davalı firmanın redde mesnet alınan markası da, şekil unsurundan oluşan kelime markasıdır; işarette “...” ibaresi düz yazım karakterindeki siyah renkli eğik ve büyük harflerle yazılmış ve bu ibarenin üstüne de basit bir geometrik figür konuşlandırılmıştır. İşarette kullanılmış olan geometrik figürün işarete markasal hüviyette kattığı ayırt ediciliğin baskın olduğu; dolayısıyla; tefrik edilen davalının redde mesnet alınan markasında da esas unsurun “...+şekil” ibaresi olduğu;
Markalarda “...” ibaresinden başka kelime ve şekil kullanılması ve markasal hüviyette ayırt ediciliği yüksek başka bir unsurun kullanılmış olması, işaretleri genel görünümleri itibariyle yakın benzer kılmadığı, davacının markasında geçen “su” ibaresinin ve tefrik edilen davalının markasında kullanılmış figürün, işaretler arasında, birebir aynı kelime unsurunun kullanılmış olmasının yarattığı yakın benzerliği ortadan kaldırabilecek bir farklılık olduğu; işaretlerdeki sayılan bu farklılıklar, markaları “birebir aynı” olmaktan çıkardığı;
Fonetik açıdan bakıldığında da, markalarda birebir aynı ibarenin esas unsur olarak kullanılmış olması yanında kullanılan su ibaresinin ve figürün, markaların okunuşlarını da ayniyete yakın benzer kılmaktan çıkardığı, kavramsal açıdan bakıldığında, aynı sebeple, iki ayrı markanın tüketici zihninde uyandırdığı algının da farklılaşmasının mümkün olduğu;
Neticede, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç maddesi anlamında bir benzerlik durumunun söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının markasının kapsamına alınmak istenilen “proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” haricinde kalan tüm içecekler, tefrik edilen davalının markasının kapsamında birebir yer aldığı; “proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” de, tefrik edilen davalının markasının kapsamında yer alan “diğer alkolsüz içecekler” ve “izotonik içecekler” ile aynı tür içeceklerdir, zira bunlar benzer alıcı çevresine hitap ederler, benzer ihtiyaçları giderirler, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profillerinin aynıdır, dağıtım kanalları/satışa sunuldukları yerler aynıdır,
birbirleri yerine ikâme imkanları ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri bulunsa dahi, markalar benzer olmadığından bu içeceklerde gören tüketicilerin markalar veya marka sahibi işletmeler arasında bağlantı kurmasının mümkün olmadığı;
Neticede, karşılaştırılan markaların aynı /ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığı somut olayda SMK m. 5/1-ç hükmünde düzenlenmiş olan mutlak red nedeninin mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu edilen "..." işaretinde/markasında, “...” esas unsuru yanında, markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunan “su” cins isminin, yerleşik anlamı itibariyle, belli bir içeceğin adı olduğu gerçeği gözetildiğinde, “su” dışında kalan içeceklerde bir marka içerisinde kullanılması halinin, söz konusu içeceklerin türü/çeşidi açısından halkı yanıltabilecek bir durum yaratmayacağı;
“SU” ibaresinin davacı tarafından "..." şeklinde, başka esaslı unsurla birlikte, yani işaretin/markanın yan/tali unsuru halinde dahi markasal hüviyette kullanılmasının, “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtiaları yönünden, halkı yanıltıcı niteliği haiz olmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede, dosya incelendiğinde, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu davacının ... sayılı markası ile tefrik edilen davalı markasının, işaretlerin, SMK m. 5/1(ç) hükmü anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, davacının ... sayılı marka başvurusunın 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi hükmü kapsamında, 32. Sınıfa giren tüm emtialar açısından reddinin koşullarının oluşmadığı, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtiaları yönünden, ürünün cinsi açısından halkı yanıltabilecek bir niteliğinin bulunmadığı, davacının “...” markası/tanıtma vasıtası üzerinde önceki/fiili kullanımlara dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, kullanım sonucu ayırt edicilik durumlarından kaynaklanan hak veya tescilli markalardan gelen müktesep hak iddialarının, dava konusu edilen ... başvuru sayılı markasının tesciline etkisinin olamayacağı, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu anlaşıldığından,
bilirkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 172,90.-TL Bilirkişi Ücreti : 2.600,00.-TL
P.P : 137,00.-TL
TOPLAM : 2.909,90.-TL
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/193, K. 2023/4, 12 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama