KÜNYE
T.C. ... 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/334
- Karar No
- 2023/82
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
Karar Metni
2.916 kelime·15 dk okuma·15 bölüm
... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/334
KARAR NO : 2023/82
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
T.C Kimlik No:...
DAVA
Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 09/03/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2023
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin uzun yıllardır oje, UV jeller, tırnak bakımı ve müstahzarları gibi kozmetik ürünleri üreten ve satan bir kuruluş olduğunu, aslen Amerika Birleşik Devletleri menşeili bir firma olup bir çok Avrupa ülkesi ile birlikte Türkiye’de de faaliyet gösterdiğini, alanında bilinen ve güvenilir bir marka olduğunu, müvekkilinin, gerçekleştirdiği ticari faaliyetler çerçevesinde... ... ... ibaresinden oluştuğunu, markanın asli ve asıl algılanan unsurunun ... ibaresi olduğunu, markada yer alan "..." ibaresinin markanın düzenlenişinde asli ve ayırt edici unsur olmadığını, genel görünüme etki etmediğini,
"..." ibaresinin Türkçe dilinde "papatya" anlamına geldiğini ve kozmetik sektöründe yaygın ve yoğun kullanılan bir ibare olduğunu, çiçek adlarının özellikle kozmetik sektöründe çok tercih edildiğini ve ortak unsur olarak sıkça kullanıldığını, müvekkili markasının görsel düzenlemesinde ve ürünlerin ticari takdim şekillerinde de ... ibaresinin genel görünüme etki edecek derecede çok aşikâr bir şekilde düzenlendiğini, ... ibaresinin ise ... ibaresini betimleyecek şekilde kullanılmak üzere düzenlendiğini, "..." ibaresinin davacı markası genelinde ayırt edici unsur olmadığını ve oldukça küçük harflerle yazıldığını,
... ibaresinin ise koyu renk ve büyük puntolarla yazıldığını, asli unsur olarak ... ibaresinin okunduğunu, müvekkili markası ile davalı markalarının genel görünüm-kavram-okunuş gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde birbirinden tamamen farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını beyan ederek hukuka aykırı TÜRKPATENT YİDK'nın 24.06.2022 tarih 2022/M-8491 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının “... ...” ibareli markası ile diğer davalının itiraz konusu markalarının ortalama düzeydeki tüketiciler nezdinde karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu ve diğer davalının markaları kapsamında yer alan hizmetler ile davacının marka başvurusu kapsamında yer alan hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve sesçil anlamda benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka ile davalıya ait markalarda özellikle “...” ibaresinin ön planda yer aldığını, her iki markayı yan yana gören ortalama tüketicilerin,
anılan markaları kullananların aynı olduğu yanılgısına düşebileceklerini, markalar arasında iltibas ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılımı olmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, YİDK Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde; davacı ..., INC.'nin 2020/63441 no’lu "... ..." ibareli markanın 03,08,11,21 ve 35. Sınıflarda tescili amacıyla başvuruda bulunduğu, başvuruya davalı ... tarafından itiraz edildiği, 2020/63441 başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun 2017 78585, 2018 62230 sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca Markalar Dairesi tarafından kısmen reddedildiği,
Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle davacı tarafından itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenerek nihai olarak YİDK'nın 24.06.2022 tarih ve 2022-M-8491 sayılı kararı ile Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen ret/kısmi ret kararını yerinde görülerek davacı itirazının reddine karar verildiği, verilen kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içeresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRMELER
SMK M. 6/1’E GÖRE İLİŞKİLENDİRİLME İHTİMALİ DE DÂHİL KARIŞTIRILMA İHTİMALİ
SMK 6/1’e göre ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için aşağıdaki şartların varlığı gereklidir:
• Tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış markanın varlığı,
• Markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzer olması,
• Markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varlığı.
Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi kapsamında incelenmesi esnasında sırayla aşağıdaki hususlar tespit edilmelidir:
• Markaların üzerinde kullanılacağı mal/hizmetlerin ayniyeti/benzerliği,
• İlgili ortalama tüketici kitlesinin tespiti,
• Önceki markanın ayırt edicilik gücü,
• Markaların ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin varlığı.
1. Markaların Üzerinde Kullanılacağı Mal/Hizmetlerin Ayniyeti/Benzerliği:
İtiraza konu markalar: 2017/78585 nolu ...+Şekil ; 2018/62230 nolu ...+Şekil ibareli markalardır.
Davacının 2020/63441 sayılı markası ise yine ... ibaresini içeren büyük D ve N harfi ile yine büyük d harfinin ters bir şekilde bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur.
Davacının markası kapsamındaki tescili reddedilen 03., 08 ve 11. Sınıftaki mal ve hizmetler, davalının markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile ayniyet ve benzerlik teşkil etmektedir.
Buna göre somut olayda mal ve hizmetlerin ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, zira davalının tescilli markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerden özellikle “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar”.
“Parfümeri; kozmetik ürünleri” ve “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, Parfümeri; kozmetik ürünleri.
Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” davalının markası kapsamında malları kapsar nitelikte olup; bütün bu emtialar; benzer ihtiyaçları giderirler, benzer alıcı çevresine hitap ederler, birbirleri yerine ikame edilebilirler ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri vardır, dağıtım kanalları ve satış yerleri yakındır ve bu emtialar üzerinde aynı/benzer markayı gören tüketicilerin markalar ve işletmeler arasında bağlantı kurması ihtimali doğar.
Ortalama Tüketici
Markalar arasında karıştırılma ihtimali ilgili halk kesiminin, bir başka ifadeyle mal veya hizmetlerle ilgili ortalama tüketicinin bakış açısıyla tespit edilir. Ortalama tüketicinin ise “bilgili, makul derecede gözlem yapan ve makul derecede tecrübeli ve ihtiyatlı kimse” olduğu kabul edilir. Yargıtay ve AB Adalet Divanı kararlarına göre ortalama tüketici “makul derecede bilgili, makul derecede gözlem yapan ve makul derecede dikkatli, makul derecede tecrübeli ve ihtiyatlı kimsedir” şeklinde tanımlanmıştır. Ortalama tüketicilerin dikkat düzeyinin ise malın/hizmetin niteliğine, türüne ve fiyatına göre değişebilmektedir.
Ortalama tüketiciler satın alma eylemini gerçekleştirirken satın alınan malın ve hizmetin niteliğine göre belli bir dikkat düzeyi sergilerler. Dikkat düzeyinin düşük ya da yüksek olup olmadığının tespiti ilgili malın/hizmetin doğası, fiyatı, teknik özellikleri, ilgili tüketici kesiminin bilgisi, deneyimi ve satın alma işlemine katılım düzeyi gibi faktörlere bağlı olarak yapılır. Bu tespit karıştırılma ihtimali incelemesinde önem arz eden bir husustur. Zira herhangi bir mal veya hizmetin tüketimi esnasında tüketicilerin bilgi ve dikkat düzeylerinin düşük olması, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimalini arttıran bir faktör olarak kabul edilir (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 455 vd.).
Ortalama tüketiciler satın alma eylemini gerçekleştirirken satın alınan malın ve hizmetin niteliğine göre belli bir dikkat düzeyi sergilerler. Dikkat düzeyinin düşük ya da yüksek olup olmadığının tespiti ilgili malın/hizmetin doğası, fiyatı, teknik özellikleri, ilgili tüketici kesiminin bilgisi, deneyimi ve satın alma işlemine katılım düzeyi gibi faktörlere bağlı olarak yapılır. Bu tespit karıştırılma ihtimali incelemesinde önem arz eden bir husustur. Zira herhangi bir mal veya hizmetin tüketimi esnasında tüketicilerin bilgi ve dikkat düzeylerinin düşük olması, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimalini arttıran bir faktör olarak kabul edilir (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 455 vd.; ABAD, 18.02.2016, T‑364/14 - BIO).
Somut olaya konu olan markalara ilişkin emtialar bakımından tüketicilerin ilgili malları satın alırken genel olarak günlük gıda maddelerine nazaran daha dikkatli davranmakla birlikte görece fiyatları uygun, tüketicinin teknoloji yoğun ürünlere nazaran daha hızlı bir şekilde karar verip satın aldığı mal ve hizmetler olduğu; bu sebeple somut olay bakımından ilgili tüketicilerin bilinç/dikkat/özen seviyesinin ortalama seviyede olduğu değerlendirmesinde bulunulabilecektir.
Önceki Markanın Ayırt Edicilik Gücü
Önceki markanın bütünü itibarıyla sahip olduğu ayırt etme gücü karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde dikkate alınan faktörlerden bir diğeridir.
Önceki markanın ayırt edici gücü, markanın kendi özelliklerinden kaynaklanabileceği gibi, bilinirliğinden de kaynaklanabilir. Ayırt ediciliği yüksek markalar, düşük ayırt ediciliğe sahip markalara göre daha geniş bir korumadan yararlanırlar. Bu yüzden, önceki markanın ayırt edici gücü arttıkça karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimali de artar. Ayrıca, ayırt edici gücü yüksek markalar söz konusu olduğunda malların/hizmetlerin daha az benzer olması karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaz.
Tanımlayıcı ya da jenerik işaretlerin ayırt edici güçten yoksun olduğu ve dolayısıyla tescil edilebilir nitelikte olmadığı, doğrudan tanımlayıcı nitelikte olmayan ancak ima içeren yani dolaylı olarak tanımlayıcı olabilecek işaretlerin tescil edilebilir nitelikte olduğu ancak ayırt edici niteliğinin düşük olduğu, mal veya hizmete gönderme içermeyen rasgele seçilmiş markalarda ayırt edici niteliğin normal düzeyde olduğu, piyasada yaygın kullanım nedeniyle arttırılmış ayırt ediciliğin bulunduğu ve en nihayetinde tanınmış nitelikteki markaların ayırt edici gücünün en fazla olduğu kabul edilir.
Benzer şekilde, ticari hayatta yaygın kullanımı bulunan kelimeler ve/veya şekiller, Türkiye’de yaygın kullanımı bulunan kişi adları-soyadları, günlük dilde sıklıkla kullanılan kelimelerin, şekillerin veya renklerin, kısa harf gruplarından oluşan işaretlerin ve bir malın şekli veya ambalajından oluşan işaretler ile coğrafi yer/bölge adları da kural olarak ayırt edici gücü düşük ibareler olarak değerlendirilir.
Diğer taraftan, AB Adalet Divanı’nın C-425/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, önceki markanın özellikle tanınmışlığı nedeniyle yüksek düzeyde ayırt edici gücü olsa bile karıştırılma ihtimalinin kendiliğinden ve her durumda ortaya çıkacağı kabul edilemez. Bu nedenle, karıştırılma ihtimali ilgili tüm faktörlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde karara bağlanmalıdır. (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 471 vd.).
Düşük ayırt ediciliği bulunan markaların koruma kapsamı oldukça dar olduğundan, işaretler arasında var olan ufak değişiklerle bile karıştırılma ihtimali bertaraf edilebilmektedir. Söz gelimi ilaç sektöründe, ilaç etken maddesinin adından türetilen markalar ayırt edici niteliği düşük markalar olarak kabul edildiğinden, bu gibi markalarda küçük bir değişiklik ile harflerin eklenmesi ya da çıkarılması vs. gibi karıştırılma ihtimali ortadan kaldırılabilmektedir. Bu yüzden, bu tür markaların koruma kapsamı daha dardır (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 477 vd.).
Somut olayda davalıya ait olan markasındaki çiçek resmi ve arka plan görseli tali niteliktedir. “...” kelimesi İngilizce bir kelime olup “papatya” anlamına gelmektedir. Söz konusu kelime, özellikle parfümeri ürünlerinde kullanımına rastlanan bir kelime olmakla birlikte; Türkiye’deki ortalama tüketicilerin çoğu tarafından sözlük yardımı olmaksızın anlaşılabilecek bir kelime olmadığı; ilgili mal ve hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amacını belirtmediği ve doğrudan tanımlayıcı bir niteliğe sahip olmadığı için ayırt edicilik gücüne sahiptir.
Karıştırılma ve İlişkilendirme İhtimalinin Varlığı
Markaların benzerliği incelemesinde öncelikle, birden fazla unsur ihtiva eden markalarla ilgili “markanın esas unsuru” ve “markanın bir bütün olarak ele alınması” incelemelerinin ve sonra da “markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerliğinin karşılaştırması” incelemesinin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur.
Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar markalar bütün olarak değerlendirilmekle birlikte özellikle esas unsur nazara alınarak tespit edilir.
Davacı ve davalı markaları karşılaştırıldığında, davacı markası siyah arka fonu beyaz olan, beyaz harflere sahip “...” ve “...” kelimelerinden oluşan bir markadır.
Markadaki “...” ibaresi aşağıdan yukarıya bir şekilde yazılmıştır. “...” ibaresinin sonundaki “D” harfi ise ters bir şekilde yazılmıştır. “...” ibaresi aşağıdan yukarıya bir şekilde yazılmış olması veya “D” harfinin ters bir şekilde yazılmış olması markanın ayırt ediciliğinin tespitinde tek başına karar verici bir etkiye sahip değildir.
Zira EUIPO marka rehberinde ve OHIM, EUIPO kararlarında1 belirtildiği üzere ne sadece büyük harflerin kullanılması ne de harflerin soldan sağa yerine yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya yazılması markanın tek başına ayırt edici karakterini etkileyecek nitelikte değildir. Harf ve kelimelerin bu şekilde yazılması tüketicilerin tanıtım amaçlı kullanım yoluyla alıştığı hususlardır. Bu sebeple davacı markasının esas unsuru “... ...” ibaresidir.
Davalı markası ise “şekil+...+Renk” unsurlarından oluşmaktadır. Davalı markasındaki çiçek şekli, arka fon zemini ve renk unsurları sadece ilgili hizmetleri tasvir eden, tali nitelikte, markaya ayırt edici nitelik katmaktan uzak, basit grafik tasarım unsurlarından veya halkın sık sık tanıtım amaçlı kullanım yoluyla alıştığı yazı karakterinin süslenmesinden oluşmaktadır. Bu sebeple davalı markasının esas unsurunun da “...” ibaresi olduğu,
Görsel, İşitsel ve Anlamsal Benzerlik İncelemesi
Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı kapsamında işaretler arasında yapılacak karşılaştırmada “markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerliğinin" karşılaştırması gereklidir.
İşaret benzerliği incelemesinde, öncelikle karşılaştırılan işaretlerdeki baskın ve ayırt edici unsurların tespit edilmesi gereklidir. Baskın ve ayırt edici unsurların tespitinin ardından işaretler görsel, işitsel ve kavramsal açıdan karşılaştırılır.
a. Markaların Görsel Benzerliği:
Karşılaştırmaya konu markalar arasında göze hitap eden bir benzerlik varsa bu benzerlik görsel benzerliktir (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 503 vd.).
Davacı ve davalı markaları bir bütün olarak ele alındığında şekil ve renk unsurları belirli bir derece farklılık arz etmekte; ancak bu unsurlar ortalama tüketici tarafından tali unsurlar olarak algınacağı için görsel benzerlikte arka planda kalacaktır. Markalardaki esas unsurlar olan “... ...” ve "..." ibareleri karşılaştırıldığında markalardaki tüketicinin asıl olarak dikkatini çeken ilk unsur olan “...” ibareleri görsel olarak ayniyet teşkil etmektedir. Davacı markasında davalı markasından farklı olarak ayrı bir şekilde yazılmış olan “...” ibaresi yer almakta ve davalı markasından bu ibare dolayısıyla farklılaşmaktadır. Markalar bir bütün olarak ele alındığında markalar arasında sadece kısmi bir görsel farklılığın olduğu,
b. Markaların İşitsel Benzerliği:
İşitsel benzerlik karşılaştırma konusu işaretlerin telaffuzları itibariyle kulakta bıraktıkları sese göre ortaya çıkan bir benzerlik karşılaştırmasıdır. Burada sözcük veya ses markaları bakımından ortaya çıkan benzerlikten söz edilmektedir.
İşitsel işaret benzerliği değerlendirmesinde özellikle işaretin telaffuzu ile hecelerin sırası ve sayısı dikkate alınır. (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 533 vd.).
Davacı ve davalı markaları bir bütün olarak ele alındığında şekil ve renk unsurları belirli bir derece farklılık arz etmekte; ancak bu unsurlar ortalama tüketici tarafından tali unsurlar olarak algınacağı için görsel benzerlikte arka planda kalacaktır. Markalardaki esas unsurlar olan “... ...” ve "..." ibareleri karşılaştırıldığında markalardaki tüketicinin asıl olarak dikkatini çeken ilk unsur olan “...” ibareleri işitsel olarak ayniyet teşkil etmektedir. Davacı markasında davalı markasından farklı olarak ayrı bir şekilde yazılmış olan “...” ibaresi yer almakta ve davalı markasından bu ibare dolayısıyla farklılaşmaktadır. Markalar bir bütün olarak ele alındığında markalar arasında sadece kısmi bir işitsel farklılığın olduğu,
c. Kavramsal Benzerlik:
Markalardaki esas unsurlar olan “... ...” ve "..." ibareleri karşılaştırıldığında markalardaki tüketicinin asıl olarak dikkatini çeken ilk unsur olan “...” ibaresi İngilizce bir kelime olup “papatya” anlamına gelmektedir. Bu sebeple markalar ilk unsurlar bakımından kavramsal olarak ayniyet teşkil etmektedir. Davacı markasında davalı markasından farklı olarak ayrı bir şekilde yazılmış olan “...” ibaresinin doğrudan bir anlamı yoktur. Markalar bir bütün olarak ele alındığında markalar arasında sadece kısmi bir kavramsal farklılığın olduğu,
d.Karıştırılma ve İlişkilendirme İhtimalinin Varlığı
Karşılaştırmaya konu işaretler ve mallar/hizmetler arasında ortalama düzeyde bir benzerlik, önceki markanın ortalama ayırt ediciliğe sahip olduğu ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin de ortalama olduğu bir durumda karıştırılma ihtimali vardır sonucuna ulaşılacaktır.
Öte yandan, değerlendirilen faktörlerden birinin düşük seviyede olması durumunda karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşabilmek için diğer faktörlerin bu düşüklüğü bertaraf edecek düzeyde olması gereklidir (Dengelenme prensibi). Bu kapsamda, önceki markanın ortalama ayırt ediciliğe sahip olduğu ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin de ortalama olduğu ve karşılaştırmaya konu mallar/hizmetler arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu bir olayda karıştırılma ihtimali ancak işaretler arasında aynılık veya yüksek düzeyde bir benzerlik söz konusu olduğunda ortaya çıkacaktır. Öte yandan, önceki markanın ayırt edici niteliğinin düşük olduğu ve/veya ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyinin yüksek olduğu durumlarda karıştırılma ihtimalinin var olduğu,
Ayrıca karıştırılma ihtimali, tüketici konumundaki kişilerin, belirli bir mal veya hizmeti almak düşüncesindeyken, başka bir işletmenin benzer mal ya da hizmetini alma tehlikesiyle karşılaşması halinde ortaya çıkar. Başka bir ifadeyle, marka tercihi nedeniyle belirli bir mal ya da hizmeti almak niyetinde olan bir kişi, o mal ya da hizmetin almak niyetinde olduğu mal ya da hizmet olmadığını, yani, başka bir işletmenin ürettiği ya da sunduğu benzer mal ya da hizmet olduğunu bilmesi durumunda almayacak olmasına rağmen markalar arasındaki benzerlik nedeniyle söz konusu mal ya da hizmeti almaya yöneliyorsa, bu durumda karıştırılma ihtimali ya da karıştırılma ortaya çıkar. Karıştırılma ihtimali karşılaştırma konusu işaretler ile mal ya da hizmetlerin aynılığından veya benzerliğinden kaynaklanır.
Karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmede, malların veya hizmetlerin benzerlik düzeyi, ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi, önceki markanın ayırt edici niteliğinin gücü/derecesi, önceki markanın bilinirliğinden de kaynaklanan ayırt edicilik gücü ve işaretlerin benzerlik düzeyi gibi hususlar dikkate alınır. (TÜRKPATENT Marka İnceleme Kılavuzu, s. 380 vd.).
Markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde markalar bütün olarak ele alınarak görsel, işitsel ve kavramsal bir karşılaştırma yapılmaktadır. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere bu faktörlerden biri veya birkaçı markaların ayırt ediciliği üzerinde daha etkili olabileceği gibi etkisi çok düşük olabilir veya hiçbir etkisi bulunmayabilir. Bu durum her bir somut olayda özellikle tescil edilmek istenen markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin türleri de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı ve davalı markaları kapsadıkları mal ve hizmetler bakımından ayniyet/benzerlik/türdeşlik arz etmektedir. İlgili tüketicinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin ortalama seviyededir. Markalar karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde büyük bir öneme sahip olan ilk kısımları itibari ile ayniyet teşkil etmektedir. Davalı markası, davacı markasından sadece “...” ibaresi dolayısıyla farklılaşmaktadır.
Ancak bu farklılık ortalama tüketici bakımından belirli bir ayırt edicilik gücüne sahip olan “...” ibaresini arka plana atacak, ayırt edici güce sahip bir marka oluşturacak niteliğe sahip bir farklılık olmayıp; adeta “...” markasının bir uzantısıymış gibi algılanmaktadır. Bu sebeplerle davacı ve davalı markaları arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
Netice itibariyle, SMK m. 6/1’e göre davacı ve davalı markaları arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, kurum kararının iptali koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmış açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
Kâtip Hâkim ... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/334, K. 2023/82, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama