KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/632
- Karar No
- 2021/262
- Karar tarihi
- 31 Mart 2021
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/585 Esas - 2021/203
- Esas no
- 2018/585 Esas
- Karar no
- 2021/203
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/07/2018
- Karar tarihi
- 16/03/2021
- Gerekçeli karar tarihi
- 05/04/2021
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; temizlik hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'nın işten ayrıldığını, dava dışı işçiye 22.637,51 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, görev itirazında bulunduklarını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının asıl işveren olarak sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile işçinin çalıştığı dönemle ve kıdem tazminatı ile tazminatın yarısı oranında sorumlu olacaklarını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz mahkemede dava açıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımının dolduğunu, davacının asıl işveren olarak sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerde alacağın davalıya ait olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 26/07/2019 tarihli raporda dava dışı işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapmış, ancak bir kısım davalılar yönünden değerlendirme yapılmadığı için ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 21/10/2019 tarihli ek raporunda özetle, dava dışı işçinin davalılar nezdide alıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapmış, İş Kanunu'nun 112/6 maddesinin iptal edilmesi nedeni ile değerlendirme yaparak, taraflar arasındaki sözleşmelerde işçilik alacaklarından kimin sorumlu olduğuna ilişkin açık hüküm bulunduğunu bildirmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine uygun olup hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Davanın; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında Temizlik Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşme ve şartnamelerde işçi alacaklarından sorumluluğun davalılarda olduğunun açıkça hükme bağlandığı, çalıştırılan işçilerden ...'nın emeklilik nedeni ile kıdem tazminatı talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerinin incelenmesinde, işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunduğu, bu sözleşmeler gereği hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından hesaplanan rücuen ödemenin tamamından davalıların sorumlu oldukları değerlendirilmiştir.
Davalı olarak gösterilen ... İnş. Tem. Ltd. Şti. ile ... İnş. Petrol ürünleri Ltd. Şti.'nin aynı şirket olduğu, davalı vekilinin savunmasının da bu yönde olduğu değerlendirilmiştir.
Hükümde ... Ltd. Şti. sehven iki kez belirtildiği anlaşılmış, dava değeri dikkate alındığında bunun maddi hata niteliğinde olup hükmün infazında tereddüt oluşturmaması bakımından gerekçeli kararda düzeltilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler uyarınca hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile (Ankara BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/632, K. 2021/262, 31 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama