KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/601 Esas - 2022/728
- Esas no
- 2020/601 Esas
- Karar no
- 2022/728
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 03/12/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 24/10/2022
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/02/2022 tarihinde müvekkilinin askeri personel olduğunu ve çığ altında kalan araçlara yardım etmek üzere görev aldığını, araçta bulundukları sırada çığ felaketinin gerçekleştiğini ve müvekkilinin yaralandığını, kusurlu aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici, 50,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın üzerine çığ düşmesi nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, bu hali ile mücbir sebep nedeni ile zarar ile kusur arasındaki illiyet bağının kesildiğini, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkilinin de sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, gerçek zararın tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/32 soruşturma sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin SGK yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 11/06/2021 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, kazanın oluşumuna tamamen çığ düşmesinin sebep olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiştir. Raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmiştir.
Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/03/2022 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca %23, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %21,2 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 2 ay başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek (Yargıtay 4. HD 2021/4651 esas 2021/8345 karar) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiş, davacının kalıcı maluliyet oranının %23 olduğu kabul edilmiştir.
Aktüer bilirkişisi 26/07/2021 tarihli raporunda, davacının maddi zararını hesaplamış, asgari ücretin değişmesi üzerine bilirkişiden alınan 16/06/2022 tarihli ek raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 2.040.148,88 TL, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 1.880.485,05 TL olduğu, ancak olay tarihinde (2020 yılı) itibariyle ZMSS poliçesi ölüm-sakatlanma (klozu) limit tutarının 410.000,00 TL olduğu,
davacı tarafından sürekli iş göremezlik yönünden talep edilebilecek toplam tazminat tutarının poliçe teminat limiti (410.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının 5.886,00 TL olduğu , (tedavi giderleri klozu), geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının olmadığı bildirilmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla ek rapora itibar edilmiştir.
Poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı mücbir sebep nedeni ile sorumlu olmadığını savunduğu, kazanın oluşumunda tek etkenin çığ düşmesi olduğu dosya kapsamındaki kusur raporu ile sabit olduğu anlaşılmıştır. Çığ düşmesinin KTK'nun 86/1 maddesinde belirtilen mücbir sebep ya da işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayan umulmayan hal kapsamında kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çığ düşmesinin mücbir sebep olarak belirtilen yıldırım, deprem, kasırga vs. gibi önlenemeyen ve beklenmeyen doğa olaylarından kabul edilmesi mümkün değildir. İşleten ve sürücü, yola çıkmadan önce iklimi ve hava koşullarını, taşıtın geçeceği yoldaki olası tehlikeleri hesaba katmalıdır. Davacının içinde bulunduğu araç ise çığ riski ve yoğun kar yağışından haberdar olarak çığ altında kalan araç ve insanların kurtarılması amacıyla yola çıkmıştır.
Bu hali ile kazanın oluşumuna etki eden çığ düşmesinin işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayan umulmayan hal olarak kabulünün yerinde olacağı değerlendirilmiştir. Poliçede çığ düşmesi teminat dışında da bırakılmamıştır. Bu duruma göre işletenin sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varılmıştır.
Davacı her ne kadar geçici iş göremezlik zararı da talep etmiş ise de, davacının kaza tarihi itibari ile devlet memuru olması karşısında bu talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile kısmen sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/601, K. 2022/728, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama