KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/137 Esas - 2023/236
- Esas no
- 2021/137 Esas
- Karar no
- 2023/236
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
1.460 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 04/04/2023
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 05/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16/05/2019 tarihinde davalı ...'ın sürücü, davalı ...'ın işleten, davalı sigortanın ... sigortalısı araç ile davacıların murisi...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza nedeni ile murisin vefat ettiğini ve müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, davalı yanın olayda tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri, 13.480,00 TL hasar bedeli ve 100.000,00'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararının varlığının ve miktarını kanıtlaması gerektiğini, kazanın oluşumunda davacıların murisinin tam kusurlu olduğunu, aracın traktör kabininin bulunmadığını, mirisin araç kullanma yeterliliğinin bulunmadığını, zararla müvekkilinin eylemi arasındaki illiyet bağının koptuğunu, davacıların murisin vefatı ile miras haklarına sahip olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketi olarak sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu kapsamda davacıya 6.562,50 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, dolaylı zararların, tedavi ve cenaze ve defin giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacıların murisin erişkin çocukları olup destekten yoksun kaldıklarından söz edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur raporu alınması ve gerçek zararın hesaplanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, araç hasar bedeli, tedavi-defin gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, davalı yanın ilk itiraz ve defi ileri sürmediği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... Mahkemesi'nin 2020/77 esas sayılı dosyası, tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacılara kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Davacı tanıkları davacı iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunmuştur.
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, ...'nun 05/07/2022 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, davalı sürücüsünün %30, murisin %70 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı yanın itirazları üzerine...Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 06/12/2022 tarihli raporunda, davalı sürücüsünün %30, murisin %70 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmiş, davalı yanın %30 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı işleten ve sürücü her ne kadar traktör kasasının bulunmaması nedeni ile illiyet bağının kesildiğini savunmuş ise de, kazanın oluşumu ile davalı sürücünün de olayın oluşumunda ilk ve etken kusurunun bulunması, hükme esas alınan kusur raporunda müterafik kusura ilişkin değerlendirme de yapılıp bu hususta bir belirleme yapılmadığından davalı yanın bu savunmasına ve davalı sigortanın müterafik kusur savunmasına itibar etmek mümkün olmamıştır.
Makine mühendisi bilirkişi 09/08/2021 tarihli ön raporunda, dosyaya kazaya ilişkin evrak sunulmadığını, mevcut evrak dikkate alındığında dava tarihi itibari ile davacılara ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 9.616,38 TL olacağı bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 12/10/2021 tarihli kök raporda, dava tarihi itibari ile hasar değerinin 11.210,00 TL olacağı bildirilmiştir. Taraf itirazları da gözetilerek bilirkişiden alınan 03/03/2022 tarihli ek raporda, araçta meydana gelen hasar oranı gözetildiğinde tamirinin ekonomik olduğunu, yapılan ödeme dikkate alındığında dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği zarar miktarının 5.147,50 TL olabileceğini bildirmiştir. Rapor hesaplamalar itibari ile dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Doktor bilirkişi 10/01/2023 tarihli raporunda, davacıların talep edebileceği ... tarafından giderilmeyen zararının 738,00 TL olabileceğini bildirmiştir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
Aktüerya bilirkişisi 01/02/2023 tarihli raporunda davacıların maddi zararını hesaplayarak, davacıların kaza tarihinde erişkin çocuk olmaları nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerini, Mahkeme aksi kanaatte ise 98.845,90'ar TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini bildirmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere göre, davalı yanın karıştığı trafik kazasında davacıların murisinin vefat ettiği ve murise ait aracın hasar gördüğü, mirasçıların zararlarının tazmini istemiyle eldeki davayı açtığı, davacıların zararının TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca normal şartlarda erkek çocukların 18, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, kız çocuklarının yüksekokul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceği, davacıların ise evli ve yaşları itibari ile destek ihtiyaçlısı olmayıp bakıma ve yardıma muhtaç olduklarına ilişkin bir delil ve iddia bulunmadığı, murisin çocuklarına yardım etmesinin eylemli bir destek olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar her ne kadar defin ve cenaze giderlerinin tazminini de talep etmiş iseler de, ilgili Belediye cevabi yazısından anlaşıldığı üzere vefat edenlerin yakınlarından defin ve cenaze gideri talep edilmediği ve belediye meclisinin bu yönde kararı bulunmadığı, davacı yanın da bu hususta somut bir delil sunmadığı anlaşılmakla bu alacak kaleminin de reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Murisin kazadan sonra tedavi gördüğü ve tedavi sırasında vefat ettiği, kaza ile tedavisi arasında illiyet bağı bulunmakla davacıların tedavi (...) taleplerinin yerinde olduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ... tarafından karşılanmayan talep edebilecekleri 738,00 TL zararın, davalı sigortanın tedavi giderini ayrıca teminat altına aldığı da gözetilerek, davalılardan tahsili talebinin yerinde olduğu ve bu alacak kalemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Araç hasar bedeli yönünden, davalı sigorta tarafından davadan sonra 16/03/2021 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranları gözetilmeksizin belirlendiği üzere 5.147,50 TL-500,00 TL yediemin ücreti=4.647,50 TL hasar bedelinin tazmininin gerektiği, davacıların talep edebileceği bakiye araç hasar bedeli tazminatı miktarının %30 kusur oranı dikkate alındığında 1.394,25 TL olduğu,
yediemin ücretine ilişkin olarak ise, kusur oranları gözetilerek 150,00 TL zararın dolaylı zarar kapsamında olup sigorta poliçesinden tazmini mümkün olmadığından yalnız davalı işleten ve sürücüden tazmininin mümkün olduğu kanaatine varılarak bu alacak kalemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, açıklanan gerekçelerle maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacıların kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, murisin yaşı, eşinin de aynı kazada vefat etmiş olması,
kazanın arkadan çarpma ile meydana gelmesi de dikkate alındığında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/137, K. 2023/236, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama