KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/293 Esas - 2024/219
- Esas no
- 2022/293 Esas
- Karar no
- 2024/219
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Av. .... Av. .... DAVALI : 1-.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : 2- ....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
17/08/2019 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığını, davalı ...'un işleteni ve sürücüsü, davalı sigortanın ZMMS sigortacısı olduğu aracın kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, zararının giderilmesi talepleri üzerine ihtiyari arabuluculuk aşamasında sigortalının kusurunun %25 olarak kabul edilmesi ile 07/08/2020 tarihinde 22.000,00 TL maluliyet ücreti ve 1.700,00 TL vekalet ücreti ödendiğini, %75 kusurlu kabul edilen dava dışı ... şirketinin de 74.853,00 TL ödeme yaptığını,
ancak ... soruşturma sayılı dosyasında davalının sigortalısının tam kusurlu olduğunun belirlenmesi üzerine ... tarafından müvekkiline ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlatıldığını, icra takibine vaki itirazın iptali için de ... esas sayılı davasının açıldığını, arabuluculuk aşamasında alınan ibranın yanılma nedeni ile düzenlendiğini iddia ederek 5,00 TL geçici, 5,00 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 5,00 TL tedavi giderinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile arabuluculuk aşamasında anlaşılarak maddi tazminata ilişkin ödeme yapıldığını, Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca davacının dava hakkının ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca dava yasağı olduğuna ilişkin itirazda bulunmuştur. Tarafların katılımı ile düzenlenen 24/07/2020 tarihli ihtiyati arabuluculuk görüşmelerinde taraflar ibra anlaşması düzenlenmiştir. Davacı .... soruşturma sayılı dosyasında tarafların kusur durumlarının belirlendiği ilk rapora göre davalının sigortalısının kusurunun %25 olduğu kanısı ile anlaşma yapıldığını, alınan ikinci rapor gereği davalının sigortalısının kusurunun %75 olduğunun belirlenmesi karşısında ibranın geçersiz olduğunu iddia etmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/5 maddesi gereği, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” Bu sebeple dava açma yasağı, dava şartlarından olan hukuki yarar bulunması (HMK m. 114/1, h) şartının özel bir görünümüdür, daha açık bir ifadeyle özel bir dava şartıdır. Ancak, dava açma yasağının istisnaları da bulunmaktadır.
Hata, hile, gabin, ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanması da düşünülebilir. Bu anlamda TBK'nun 27. maddesindeki kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğüne dayanılabilir. Davacı da hataya dayalı olarak arabuluculuk tutanağının geçersizliğini ileri sürmüştür.
Sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacaktır.
Borçlar Kanununda esaslı hatanın tanımı yapılmamış, 24. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir; kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi, girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf yönünden hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur.
Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi, hatanın ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı olmadığı takdirde isteyebilir.
Aşağıda açıklanacağı üzere Mahkememizce alınan kusur raporu ve dosya kapsamı itibari ile, arabuluculuk aşamasında savcılık tarafından ilk alınan kusur raporu dikkate alınarak tarafların anlaşma sağladığı, sonrasında davacıya dava dışı ... tarafından yapılan ödemenin de icra takibine vaki itirazın iptali davası ile geri alındığı, kusur oranının arabuluculuk aşamasında davacı tarafça belirlenemeyecek olması, davacının zararının yapılan ödeme ile karşılanmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi,
davacı yanın bakiye zararının tazminini talebinin dürüstlük kurallarına aykırı olmaması hususları hep birlikte nazara alındığında davacının hataya düştüğü ve Arubuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca dava yasağının uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Davalı yanın başkaca ilk itirazı ve dava şartına yönelik itirazı bulunmamaktadır.
.... sayılı dosyası UYAP sisteminden dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Kusur oranının tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, ...'nun 29/12/2022 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranları değerlendirilmiş, davalının sigortalısının %100 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiştir. Raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmiş, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
... tarafından düzenlenen 29/03/2023 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile %16 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 10 aya kadar uzayabileceği, 4 ay başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir. Raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek (....) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir.
Doktor bilirkişi 30/10/2023 tarihli raporunda, davacının ... tarafından karşılanmayan ulaşım gideri zararının 2.524,20 TL ulaşım gideri, 10.233,60 TL bakıcı-yardımcı gideri zararı bulunduğunu bildirmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla rapora itibar edilmiştir.
Aktüer bilirkişisi 01/01/2024 tarihli raporunda, davacının maddi zararını hesaplayarak 1.158,199,70 TL sürekli, 21.889,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğini bildirmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla rapora itibar edilmiştir.
Poliçede tedavi gideri teminatının bulunduğu anlaşılmıştır.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, ... tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, davalı yanın ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/293, K. 2024/219, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama