KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/223 Esas - 2024/101
- Esas no
- 2023/223 Esas
- Karar no
- 2024/101
- Hakim
- .....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Av. ....
DAVALI :1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR :2- .... 3- ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
BİRLEŞEN .... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'in işten ayrıldığını, .... sayılı ilamına dayanılarak başlatılan .... esas sayılı takibi kapsamında dava dışı işçiye 53.729,19 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 1.000,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, asıl davaya ilişkin olarak 26.357,63 TL'nin davalı ... şirketinden, 14.682,42 TL'nin davalı ... şirketinden, 9.712,61 TL'nin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, ihbar sorumluluğunun yerine getirilmediğini, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, müvekkilinin iş yeri devri kabul edilse dahi kıdem tazminatından devir tarihindeki ücret oranında sorumlu tutulabileceğini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
Birleşen dava dilekçesinde davacı vekili özetle, esas dosyada bilirkişi tarafından yapılan belirleme uyarınca dava dışı işçinin birleşen davalı nezdinde de çalıştığı gözetilerek sorumlu olduğu 1.867,45 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, .... esas, .... esas sayılı dosyaları, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 09/07/2023 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak asıl davada yer almayan birleşen davalının sorumluluğu ayrıştırılarak 26.357,63 TL'nin davalı ... şirketinden, 14.682,42 TL'nin davalı ... şirketinden, 9.712,61 TL'nin davalı ... şirketinden talep edilebileceği belirtilmiştir. Birleşen dava ve birleşen davalının ödeme savunması gözetilerek bilirkişiden alınan 01/01/2024 tarihli ek raporda; 26.357,63 TL'nin davalı ... şirketinden, 14.682,42 TL'nin davalı ... şirketinden, 9.712,61 TL'nin davalı ... şirketinden, 1.867,45 TL'nin birleşen davalıdan talep edilebileceği belirtilmiştir. Ek ve kök rapor oluşa ve dosya içeriğine uygun olup hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Asıl ve birleşen dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (.... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (.... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden bilirkişinin yarı oranında hesabına itibar edilmemiştir (.... sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı ... şirketi iş dosyasında taraf olmakla bu davalı yönünden ödeme, diğer davalıların davadan önce temerrüte düşürüldüklerine ilişkin kayıt bulunmadığından dava tarihi itibari ile (.... karar sayılı, .... sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/223, K. 2024/101, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama