KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/45 Esas - 2024/209
- Esas no
- 2023/45 Esas
- Karar no
- 2024/209
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Av. .... Av. ....
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki iş sağlığı ve güvenliği sözleşmesi imzalandığını, buna istinaden düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine .... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olmadığını, zamanaşımının dolduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, sözleşme, BA-BS formları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davacı tarafça sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davalının defterlerinin incelenmesi için talimat Mahkemesi aracılığı ile inceleme yapan mali müşavir bilirkişi davalı muhasebecisine ulaşılamadığından rapor düzenlenemediğini bildirmiştir.
Davacı defterleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi 05/01/2024 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, BA-BS formlarının kısmen birbirini doğruladığını ve ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile 77.643,90 TL asıl alacak talep edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı yanın zamanaşımı itirazının uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeni ile TBK'nun 146. maddesi uyarınca reddi gerektiği, icra dairesi ve mahkemenin yetkisine itirizının yine uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden doğan ücret alacağından kaynaklanması ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca alacaklının ikametgahı yargı çevresi de yetkili olduğundan reddine (.... sayılı ilamı) karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Davalı yan muaccel bir borcu bulunmadığını, faturaya konu hizmetin ifa edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı tarafça sunulan 2018 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde sözleşme süresi 1 yıl olarak belirlenmiş, feshedilmediği takdirde sözleşmenin uzayacağı kararlaştırılmıştır. Alacağın hakediş tutarına fatura düzenlenmesinden itibaren 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu hali ile fatura tarihinden en geç 30 gün sonra alacağın muaccel olacağı ve davalının bu yöndeki savunmasının yerinde olmadığı, hakedişlerin onaylanmadığı yönünde ise davalı savunması ve delili bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında imzası inkar edilmeyen .... 'nden kaynaklanan önceki dönemlere ilişkin alacağın tahsili için başlatılan .... esas sayılı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, bu tarihten sonra hizmet alım sözleşmesinden doğan fatura alacaklarının tahsili amacıyla davaya konu icra takibinin yapıldığı, tarafların bu döneme ilişkin BA-BS bildiriminde bulunduğu, bildirimlerin kısmen birbirini doğruladığı,
Mahkememizce davalıya defter ibrazı hususunda "aksi takdirde HMK'nun 222 ve 83 maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği" yönünde ihtaratlı kesin süre verildiği, davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu da sabittir.
Bu hale göre davacı kayıtlarına itibar etmek gerekmiş ve aksinin ispatı hususunda davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/45, K. 2024/209, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama