KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/533 Esas - 2025/510
- Esas no
- 2024/533 Esas
- Karar no
- 2025/510
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- 2- ...
- Vekilleri
- Av. ......
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. ...... DAVALILAR : 3- ...... 4- ... 5- ... 6- ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın işçilik alacaklarının tahsili istemi ile ...... aleyhine arabuluculuk yoluna başvurduğunu, anlaşma sağlanarak ödeme yapıldığını ve müvekkilinin 25/08/2022 tarihli hakedişinden 18.540,00 TL kesinti yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 600,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 11.228,22 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk tutanağını süresinde dosyaya sunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, açılan davayı kabul etmediklerini, ödenen alacakların hiçbirinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, iş akdinin feshedilmesinde de müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, arabuluculuk tutanağı, Belediye kayıtları, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 04/04/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinden sorumluluklarının kabulü halinde, 2.253,02 TL'sinin davalı ... şirketinden, 523,64 TL'sinin davalı ... şirketinden, 447,85 TL'sinin davalı ... şirketinden, 1.074,83 TL'sinin davalı ... şirketinden, 5.052,52 TL'sinin davalı ... şirketinden olmak üzere toplam 9.351,86 TL, UBGT ve fazla mesai ücretinin de çalışma sürelerine göre dağıtılmasının kabulü halinde, 3.175,23 TL'sinin davalı ... şirketinden,
737,97 TL'sinin davalı ... şirketinden, 631,16 TL'sinin davalı ... şirketinden, 1.514,79 TL'sinin davalı ... şirketinden, 5.169,06 TL'sinin davalı ... şirketinden olmak üzere toplam 11.228,22 TL olduğu hesaplanmıştır. Rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı uhdesinde bulunan "... İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım-Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili talebi ile arabuluculuk yoluna başvurduğu, dava dışı Belediyenin ödeme yaptıktan sonra davacı yanın hak edişlerinden kestiği ve davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince ödemenin rücuen tahsili talebi ile eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Arabuluculuk son tutanağı dosyada olmakla arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazın reddine, tarafların tacir olduğu gözetilerek görev itirazının reddine, usulüne uygun yapılmadığından yetki itirazının reddine, ödeme tarihi gözetilerek zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının reddine, derdestlik ve husumet itirazlarının gerekçeli olmaması ve bu yönde delil bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur ( ......sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği ( ...... sayılı ilamı) değerlendirilmiştir.
Ancak, dava dışı işçinin feshe bağlı kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacaklarının fesihle birlikte doğduğu ve ödenmesi talebinin yerinde olduğu, ancak arabuluculuk aşamasında fazla mesai ve UBGT alacakları gibi feshe bağlı olmayan alacaklara ilişkin herhangi bir araştırma yapılıp yapılmadığı, dava dışı işçinin bu alacak kalemleri yönünden alacağı doğup doğmadığı ve miktarına ilişkin değerlendirme yapılıp yapılmadığının dosya kapsamına sunulan delillerden anlaşılamadığı ve ödemenin dayanakları ile gerçek bir alacağa dayanıp dayanmadığı anlaşılmakla bu alacak kalemleri yönünden davanın sübut bulmadığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile feshe bağlı alacaklarına ilişkin hesaplanan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile ( ...... sayılı, ...... sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...... Hakim ...... ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/533, K. 2025/510, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama