KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/672
- Karar no
- 2024/943
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... - Av. ... -...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - Av. ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 10/04/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/12/2024
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ihale edilen ... ihtiyacı olan 36 ay süreyle 95 kişi ile muhtelif hizmet alımı işinin müvekkili firma uhdesinde kaldığını, müvekkilinin ihale konusu işe başlamış olup halen davalıya hizmet vermeye devam ettiğini, işin bitim tarihinin 01.06.2020 olduğunu, ihaleye konu işte çalışmakta olan işçi ...'nin 18/09/2018 tarihinde vefat ettiğini, murisin mirasçılarına davalı tarafça 61.987,50 TL kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen tazminatın 50.968,46 TL 'sini son alt ... olan müvekkilinin Ocak 2019 hakedişinden kesildiğini, davalı tarafından yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kesilen 50.968,46 TL 'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davanın yerinde olmadığını, davacı ... ile hizmet alımı sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme kapsamında çalışan işçi ...’nin vefat etmesi üzerine mirasçılarına kıdem tazminatı olarak 61.508,08 TL ödediklerini, bu tazminatın 50.965,44 TL’lik kısmının davacıdan kesildiği, bir bölümünün zaten kendi dönemine isabet ettiğini, ayrıca davacının son işveren olarak da sorumluluğunun bulunduğu,
6552 sayılı Yasanın 8.maddesi ile 4857 sayılı Yasanın 112.maddesinde yapılan değişikliğin konu ile ilgisinin olmadığını, sorumluluk açısından taraflar arasındaki sözleşmenin esas olduğunu, Yargıtay İçtihatlarının da bu yönde olduğunu, taraflar arasındaki sorunun İş Kanunu ile değil B.K. hükümleri uyarınca çözülmesi gerektiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi uyarınca da işçiye yapılan bu ödemeden yüklenicilerin sorumlu olmalarının gerektiğini, davacının tacir olarak bu tür ödemeleri yapmak zorunda kalacağını baştan hesaplaması gerektiğini ayrıca davacının faiz talebinin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
... Mahkemesinin 04/07/2024 gün ve ... sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsisizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeden 16/09/2024 tarihinde kesinleştiği ve davacı vekilinin 18/07/2024 tarihli talebi sonrası dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise; HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
Davanın bir miktar para alacağının tahsili isteminden ibaret olduğu, konkordato davasının devamı niteliğinde sayılamayacağı, davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu (... sayılı ilamı), ancak bu zorunluluğa uyulmadan davanın ikame edildiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/672, K. 2024/943, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama