KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/825 Esas - 2025/453
- Esas no
- 2024/825 Esas
- Karar no
- 2025/453
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- 1- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalılar
- 2- ......
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
3- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/01/2020
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 27/06/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/03/20195 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın işleteninin davalı şirket, sürücüsünün ... olduğunu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100,00 TL bakıcı gideri zararının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25/12/2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini açıklayarak 900,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici işgöremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, görev itirazında bulunduklarını, ceza soruşturmasının beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişilerin özel uzmanlık alanları dikkate alınarak belirlenmesini, bakıcı ve tedavi giderlerinden ...'nun sorumlu olduğunu, faiz taleplerinin yerinde olmadığını, manevi tazminata ilişkin davanın ... sigortaya ihbarının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, görev itirazında bulunduklarını, ceza soruşturmasının beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişilerin özel uzmanlık alanları dikkate alınarak belirlenmesini, bakıcı ve tedavi giderlerinden ...'nun sorumlu olduğunu, faiz taleplerinin yerinde olmadığını, manevi tazminata ilişkin davanın ... sigortaya ihbarının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ...... sayılı ilamı ile, "Davacının maluliyet durumunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, ... işleyecek (bilinmeyen) aktif dönem hesabında zarar görenin hesap tarihinde bilinen son geliri nazara alınarak işleyecek aktif dönem tazminat hesabı yapılması,
pasif dönem hesabında ise asgari geçim indirimi uygulanmaksızın asgari ücret üzerinden zarar hesabının yapılması gerektiği, ... davacının hesap tarihine kadarki bilinen döneme ilişkin gelir belgeleri/bordroları getirtilerek, bilinen dönem için bu belgeler esas alınarak, bilinmeyen dönem için hesap tarihindeki son bilinen geliri esas alınarak ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düzenlenecek aktüerya raporu alınarak, ... davacının maddi tazminata yönelik istinafının olmaması nedeniyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi" gerektiğinden bahisle kararın kaldırılarak Mahkememize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamından sonra ...'ndan alınan 06/01/2025 tarihli raporda, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %4 oranında işgrömez kaldığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, bakıma muhtaç olmadığı bildirilmiştir. Kaldırma ilamındaki hususlar da gözetilerek rapora itibar edilmiştir. Kaldırma ilamının ardından davacının bordroları getirtildikten sonra aktüer bilirkişiden alınan 27/05/2025 tarihli ek raporda, davacının geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı, 178.267,41 TL sürekli işgöremezlik zararı bulunduğu bildirilmiştir. Rapor kaldırma ilamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere göre, davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan son raporla belirlendiği, ......tarafından kaldırma ilamından önce tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği,
davacının bilirkişi raporuna göre 30/05/2022 tarihli dilekçesi ile talebini 103.267,95 TL sürekli işgöremezlik, 596,96 TL bakıcı gideri tazminatı olarak artırdığı, 12/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi (131.522,59 TL sürekli işgöremezlik, 596,96 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere) sunduğu anlaşılmıştır. Davacı memur olmakla geçici işgöremezlik tazminatı talep edemeyeceği değerlendirilmiştir.
Yine her ne kadar aktüer bilirkişi bakıcı gideri tazminatı hesap etmiş ise de, hükme esas alınan son maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile başkasının bakımına muhtaç olmadığı tespit edildiğinden bu alacak kalemi yönünden de davasının sübut bulmadığı, ancak sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davalı işleten ve sürücünün ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı ile birlikte zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile sübut bulduğu anlaşılmakla maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği;
davacının maluliyet oranı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, davacının yaya olduğu halde davalı yanın aracının arkasında sıkışmış olması ve yüksek enflasyon ile yargılamanın geçirdiği safahat dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...... Hakim ...... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/825, K. 2025/453, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama