KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/295 Esas - 2025/807
- Esas no
- 2025/295 Esas
- Karar no
- 2025/807
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalılar
- 1- ......
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
2-...... 3- ...... 4- ...... 5- ......
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/04/2025
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını, dava dışı işçiye 268.737,13 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu olduklarını iddia ederek şimdilik 5.000,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, ... A.Ş. yönünden 35.050,29TL, ... Tem. Ltd. Şti. yönünden 56.628,12TL, ... Ltd.Şti. Yönünden 1.642,98TL, ... Ltd. Şti. yönünden 39.979,23TL, ... Ltd. Şti. yönünden 39.979,23TL talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili nezdinde 1 yıldan az süre ile çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşmede kıdem tazminatına ilişkin hüküm bulunmadığını, dava dışı işçiye yapılan ödemenin ayrıntılı olarak araştırılmasının gerekeceğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 18/08/2025 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak davalı ...... şirketinin 39.979,23 TL, davalı ... şirketinin 39.979,23 TL, davalı ... şirketinin 35.050,29 TL, davalı ... şirketinin 1.642,98 TL, davalı ... şirketi 56.628,12 TL olmak üzere toplam 173.279,86 TL'sinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Tarafların tacir olması nedeni ile görev itirazının reddine, HMK'nun 17. maddesi uyarınca yetki itirazının reddine, uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeni ile TBK'nun 146. maddesi uyarınca zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (...... sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (...... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalı yanın tam sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği ve bilirkişinin bu yönde yaptığı hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir (...... sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi itibari ile (...... sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...... Hakim ...... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/295, K. 2025/807, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama