KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/405 Esas - 2026/128
- Esas no
- 2025/405 Esas
- Karar no
- 2026/128
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2025
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/10/2023 tarihinde, davalının sigortalısı olan araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle ihtiyari mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, araçta meydana gelen zararın zorunlu trafik sigortası tarafından bir kısmının ödendiğini, poliçe limitinin tükendiğini, bakiye kısmın davalı tarafça ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yanın kasko sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının ise, zararın belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı ve dava dışı zorunlu trafik sigortacısı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyaları ile aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişi 28/11/2025 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda davalının sigortalısının tam kusurlu olduğu, zorunlu trafik sigortasının poliçe limitinin tükendiğini ve araçtaki bakiye değer kaybının 45.519,42 TL olduğuna ilişkin kanaatini bildirmiştir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere göre, davalının sigortalısı araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın zarar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, zorunlu trafik sigortasının poliçe limitinin tükenmesi nedeni ile eldeki davanın davalı kasko sigortasına yöneltilmesinin haklı olduğu,
davacının bilirkişi raporuna göre talebini 20/01/2026 tarihli dilekçe ile artırdığı, bu hali ile davalının kasko poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu, davalı tebliğ ile temerrüte düşürüldüğünden ve davalı aracının hususi nitelikte olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği ve sonuç olarak davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim..... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/405, K. 2026/128, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama