KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/511
- Karar No
- 2026/217
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/575 Esas - 2026/214
- Esas no
- 2025/575 Esas
- Karar no
- 2026/214
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av......
- Davalı
- 1- .....
- Vekili
- Av......
- Davalı
- 2- ... - .....
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/07/2025
- Gerekçeli karar tarihi
- 26/03/2026
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2024 tarihinde, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, araçta meydana gelen zararın ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz mahkemede dava açıldığını, eldeki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasara ilişkin olarak davacı tedarikçisine 23.793,21 TL, davacıya 11.518,96 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aracın hasarlanan bölgeleri itibariyle değer kaybı oluşmayacağını, aracın önceki kazalarının dikkate alınmasının ve gerçek zararın belirlenmesinin gerekeceğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, zararın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, aksinin kabulü halinde dahi sorumluluğun diğer davalı olan sigorta şirketinde olduğunu, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, araç mahrumiyetinin oluşmadığını, buna ilişkin ispata elverişli delil sunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Davalı yanın yetki itirazının davalı sigortanın bölge müdürlüğü olması nedeni ile reddine, belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden reddine, zamanaşımı itirazının kaza ve dava tarihi gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişi 12/12/2025 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda davalı yanın tam kusurlu olduğu ve araçtaki değer kaybının 20.000,00 TL, ikame araç değerinin 7.500,00 TL olduğuna ilişkin kanaatini bildirmiştir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Toplanan delillere göre, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın zarar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği, TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini 02/02/2026 tarihli dilekçe ile artırdığı,
bu hali ile davalı sigortanın ZMMS poliçesi kapsamında davalı işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu, davalı sigortanın tebliğ ile temerrüte düşürüldüğü, davalı işleten kaza tarihi itibari ile temerrüte düştüğünden ve aracın hususi nitelikte olması nedeni ile yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaati ile sonuç olarak davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim ..... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/511, K. 2026/217, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama