KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/53 Esas - 2025/358
- Esas no
- 2025/53 Esas
- Karar no
- 2025/358
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... - Av. ....
DAVALILAR
2- ... - .... 3- ... - ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/02/2021
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/03/2018 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın işleteninin davalı ..., sürücüsünün davalı ... olduğunu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun kısmen reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının,50,00 TL tedavi giderinin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin açık olmadığını, davanın hak düşürücü süre neden ile reddi gerektiğini, ibranameden sonra davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davalılar duruşmadaki beyanlarında özetle davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine .... tarihli ilamı ile, "davacının çalıştığı kurumundan kaza tarihinden sonraki gelirine yönelik olarak bordrolar getirtilerek, ayrıca davacının fiilen emekli olduğu tarih tespit edilerek, aktüer bilirkişiden davacının işleyen/bilinen dönem zararının bilinen geliri çerçevesinde hesaplandığı, emeklilik sonrası aktif çalışması bulunmuyor ise pasif dönem zararlarının fiilen emekli olduğu tarihinden itibaren hesaplandığı rapor alınarak, kararın sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları da gözetilerek" karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamından sonra davacının bordroları ve diğer evrakı getirtilerek düzenlenen aktüer bilirkişi 03/03/2025 tarihli ek raporunda, davacının geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının olmadığı, sigorta ödemesinin güncellenerek indirimi sağlandığında sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 78.936,55 TL olduğu bildirilmiştir.
Raporda hesap hatalarının bulunması ve davacının talebi üzerine yeni bir aktüer bilirkişiden alınan 25/04/2025 tarihli raporda, davacı lehine 351.985,49 TL tazminat hesaplandığı, davalı tarafça yapılan 114.186,00 TL ödemenin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 155.264,80 TL'nin mahsubu sonrasında, davacı lehine 196.720,69 TL bakiye sürekli iş görmezlik tazminatı hesaplandığı bildirilmiştir.
Son rapor, kaldırma ilamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır ( .... karar sayılı ilamı).
Toplanan delillere göre davalıların sürücü, işleten ve sigortacısı olduğu aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, ... tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 08/11/2022 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle, davalı sigortanın ZMMS poliçesi kapsamında işleten ve sürücü ile birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu, davacı kamu görevlisi olmakla geçici işgöremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ancak sürekli işgöremezlik tazminatı ve tedavi giderlerini talep edebileceği, davadan önce yapılan ödeme ile ibranamenin davacının artan maluliyeti karşısında makbuz niteliğinde olduğu,
güncellenerek zarardan düşülmesi sonucunda davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik tazminat miktarının kaldırma ilamından sonra davacının emeklilik kaydı, bordro ve diğer evrakları dosya arasına alındıktan sonra hükme esas alınan raporda aktüer bilirkişi tarafından 196.720,69 TL olarak bulunduğu ve davalı sigortanın poliçe limitleri ile sorumlu olduğu, poliçede ayrıca tedavi gideri teminatı bulunduğu,
sürücü ve işleten olan diğer davalıların ilk kararı istinaf etmedikleri de dikkate alındığında zararın tamamından sorumlu oldukları ( .... karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davacının davasının bu hali ile kısmen sübut bulduğu anlaşılmakla maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/53, K. 2025/358, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama